Edebiyat, Şiir, Fikir

İnsan Ne İle Yaşar?

(Okunma Süresi: 1 dakika)

Nedir insanın asıl ve asil gayesi?

Ne için ve nasıl yaşamalı ve hatta yaşatmalı insan?

Mîlâdî 21. asrını yaşadığımız bu alemin neresine koymalıyız sürdürdüğümüz hayatı?

Ne olarak yaşayacağımız derdine sahip olmak mıdır mevzu yoksa ne olamadığımızın bilincinde dertsizliğimizle övünmek mi?

Dert sözcüğünün tanımını bize dokunmayan yılanın merhametinde mi aramalıyız, yoksa duyduğu her yüksek sesi tepesine inebilecek bomba korkusuyla yaşayan çocukların, anaların, babaların ürkek bakışlarında mı?

Biten internet paketi babası tarafından geç yenilenen ve sırf bu yüzden sevgilisinden trip yiyen ergenin hezeyânı mı tırmalar kulaklarımızı, kimyasal bomba yemiş Doğu Gutalı bir çocuğun oksijen maskeli hırıltıları mı?

Peki vicdan bir organ adı olmadığına göre neresinde bulunur bünyelerimizin ve ne işe yarar?

Sorular uzayıp gider.

Ekmek, hava, su, lahmacun, çiğ köfte… Her ne ile yaşıyorsak, hangi diyet bizi daha formda tutuyorsa, hangi israf keyfimizi parlatıyorsa bilemem ama vicdanlarımızı doyuramadığımız müddetçe, kursaklarımızda bir açın, bir savaş mağdurunun açlığı düğümlenmediği müddetçe çok da yaşıyor sayılmayız.

Bir mazlumun feryadını yüreğimizde hissetmedikçe, kıyıya vurmuş Aylan bebeğin minik cesedine soluğumuz kesilmeden bakabildikçe, tek başına aç, susuz, anasız, babasız çöl geçen dört yaşındaki çocuğun yerine kendimizi koyup bir tefekkür edemedikçe, hele hele Allah-u Teâlâ’nın bu aymazlığımızın hesabını

bizlerden soracağı fikriyle kahrolmadıkça pek de yaşıyor sayılmayız.

Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadis-i şerifinde:; ‘’Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir.’’ demiştir.

Hz. Zeynel Abidin (r.a.) geceleri fakir ve gariplerin evlerini dolaşıp sırtında çuval çuval yardım malzemesiyle mazluma umut olmaya gayret etmiştir.

Peki biz; tam da bu eksende kendi insanlığımıza ne diyeceğiz?

Müslümanlığımıza hangi payeyi takacağız?

Daha da ötesi devrin mazlumları Huzur-u mahşerde karşımıza çıktığında kendimizi hangi sözlerle savunacağız?

Ne ile ve nasıl daha iyi yaşanacağını bilemem ama bu sorularla yaşamak vicdana ağır gelir vesselam…

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir