Inca Ölüm

Ten ve karanlık kızıllığa varınca
İhtiyar adam kapadı gözlerini
Katı yüzümden korkmadım ağlayınca
Kahkahalar bastı göğün serinliğini

Ahali kuşlukta çınlayan sesi duyunca
Nar ağacı ılık salyalarla bezendi
Sırtımda kanatlar belirsizliği yarınca
Boz suların ağrısı coğrafyadan çekildi

Ruh uçup ve kuruyunca tümüyle toprak
Boynumda iz kalan tuhaf morartılar
Kan, cemiyet, ihtiyar adam ve yaprak
Kapladı kentin karanlığını uğultular

Kadın güler yüzünü duvara bağlayınca
Evlatlar doğurdu sancıyla kendini
Taşta biriken soluklar patlayınca
Bir hışımla deldi kafes talih bendini

İnciler kan ağacından filize yansıyınca
Çarpıştı göğsümde kızıl ten ve karanlık
Yaprakları ölen dağdan ağıtlar yakılınca
İndi meydanlara taş, sopa, kesikler ve çığlık

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Kurulu Sofralara Özlem

Ten ve karanlık kızıllığa varınca İhtiyar adam kapadı gözlerini Katı yüzümden korkm...

Kınanmış Panorama

Ten ve karanlık kızıllığa varınca İhtiyar adam kapadı gözlerini Katı yüzümden korkm...

Vaziyetimin Şiiri

Ten ve karanlık kızıllığa varınca İhtiyar adam kapadı gözlerini Katı yüzümden korkm...