İlmin ve Maneviyatın Mahfisi: Hazreti Pir Ramazan Afyonkarahisari

Hakk yolunun memurları, ricalullah ve insan-ı kâmil olan zevat-ı kiram’ın belirgin özelliklerinden biri de ilim ile donanma. Donanmak ile yetinmiyorlar tatbik edip Allah’ın kullarına rehber oluyorlar. Bu gibi hazretlerin sayısının sınırı yok. İstanbul’umuzun Kocamustafapaşa semtinde medfun, tasavvuf ilminde içtihat sahibi, zahiri ilimler sultanı ve ünvanı gibi mahfiyet sahibi Hazreti Pir Ramazan Mahfi’nin manevi sofrasından nasiplenmek için niyaz edip bu zatı kısa da olsa tanımaya/anlamaya çalışacağız.

Hazret-i Pir Ramazan Mahfi Karahisari 1542 senesinde Afyonkarahisar'da doğdu. 1616 yılında İstanbul'da âlem-i cemale göç eylemiş, Kocamustafapaşada ki dergâhına sırlanmıştır. Kabr-i şerifi ziyaret mahallidir.

Hazret-i Pir Ramazan Mahfi Karahisari önce din ve fen ilimlerini öğrendikten sonra, tasavvuf yoluna girdi. Evliyadan, Şeyh Kasım Çelebi hazretlerinin sohbetlerinde yetişti. Mürşidi azizine sıdk ile hizmet edip tarikat hilafetini alıp Hazretin izni halkı irşada memur kılındı.

Ramazan Efendi kırk dört yaşlarında 1586 yılında İstanbul’a gelip, Kocamustafapaşa’ da Bezistânî Hâce Hüsrev Çelebi tarafından 994’te (1586) Mimar Sinan’a yaptırılan, tevhidhâne (câmi), çilehâne, türbe, şadırvan, harem-selâmlık ve diğer müştemilâtı barındıran ve Bezirgân Tekkesi adıyla mârûf dergâhta yaklaşık otuz iki yıl irşâd hizmetinde bulunmuştur. Daha sonraları bu tekke Pîr’in adına nisbetle Ramazânî âsitânesi (pîr evi) olarak anılmıştır.

Hazreti Pir Sümbül Efendinin, Hazret-i Pir Ramazan Mahfi Karahisari hakkında gösterdiği keramet şöyle anlatılır: "Hazret-i Pir Ramazan Mahfi Karahisarinin dergâhının olduğu yer önceleri bahçe idi. Bir gün Sümbül Efendi buradan geçerken, dergâhın bulunduğu yerde oturarak; "Buradan tevhid kokusu geliyor." buyurdu. Hâlbuki Hazret-i Pir Ramazan Mahfi Karahisari daha doğmamıştı. Fakat daha sonra İstanbul'a gelen Hazret-i Pir Ramazan Mahfi Karahisari buraya gelip yerleşti ve insanlara doğru yolu gösterdi."

Hazret-i Pir Ramazan Mahfi Karahisari, hilm ve vakar sahibi olup, ilâhî muhabbet sahiplerinin hürmet ve itibarına mazhar oldu. Rüya tabirinde özel ilmi bilgilere sahipti. Şeyh Ramazan Efendi, “Mahfi”mahlasından anlaşıldığı gibi kemalini gizleyen bir Allah dostudur. Şeyh Hüseyin Vassaf’ın ifadesi ile “tarik-i tesettür”e meyyaldir. Bu nedenle şöhrete bulaşmamış buna bağlı olarak hayatı tafsilatlı olarak kaleme alınamamıştır.

Zamanın vezirlerinden Mahmûd Paşa, Hazret-i Pir Ramazan Mahfi Karahisariye bağlı olanlardan idi. Vezirliği bırakarak, tasavvufa yönelip, bu bağlılığı devam ettirmek istiyordu. Bir gün Sadrazam Yemişçi Hasan Paşanın elinden kaçıp, Hazret-i Pir Ramazan Mahfi Karahisariye sığınmıştı. Sadrazam onun, Hazret-i Pir Ramazan Mahfi Karahisarinin dergâhında gizlendiğini öğrenince, adam gönderip, oradan almalarını emretti. Fakat Hazret-i Pir Ramazan Mahfi Karahisari, Mahmûd Paşayı teslim etmedi. Bir gün Sadrazam bizzat kendisi gelip, veziri teslim almak isteyince, Hazret-i Pir Ramazan Mahfi Karahisari; "Bizim dergâhımızda paşa yoktur. Cümlesi derviştir. İsterseniz gelsinler, görünüz, hangisi Mahmûd Paşa ise alınız." dedikten sonra, dervişleri çağırdı. Mahmûd Paşa onların arasında aba giymiş olarak bulunuyordu. Hasan Paşa onu bu hâlde görünce, işte budur demeye gücü yetmedi ve oradan ayrılıp gitti."

Kaynakça:

1) Tomar-Halvetiyye, s. 233.
2) Osmanlı Müellifleri, I, 75.
3) Hüseyin Vassâf,Sefîne, V, 6.
4) Zâkir Şükrü,Mecmûa-i Tekâyâ(Tayşi), s. 63, 64.
5) Mehmet Cemal Öztürk,Cerrâhîlik, İstanbul 2004

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Osmanlı’nın İlk Müderrisi: Dâvûd-i Kayserî Hazretleri

Hakk yolunun memurları, ricalullah ve insan-ı kâmil olan zevat-ı kiram’ın belirgin ö...

İslâm Medeniyetinde Bir Eğitim Kültürü: Medreseler

Hakk yolunun memurları, ricalullah ve insan-ı kâmil olan zevat-ı kiram’ın belirgin ö...