Sıradaki içerik:

Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin Vefatı

e
sv

İbrahim Hakkı Hazretleri ve Zalim Atlı

avatar

Dilhâne

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 1 dakika)

İbrahim Hakkı Hazretleri çocukken bir gün hocası İsmail Fakîrullah Hazretleri eline bir testi vererek onu mahallenin çeşmesine gönderir. Testiye suyu doldururken bir atlı yanaşır:

– Çekil şuradan be çocuk! diyerek onu azarlar.

Zalim adamdan korkan İbrahim Hakkı Hazretleri, testisini alıp bir tarafa kaçmaya çalışsa da, çocuğun korktuğunu anlayan zalim adam onu bir köşeye sıkıştırır ve iyice korkutmaya çalışır.

İbrahim Hakkı (k.s) testisini bırakıp kaçmaya çalışırken, at testinin üzerine basıp testiyi kırar.

Ağlayarak hocası İsmail Fakirullah Hazretlerinin huzuruna gelir. Hocası:

– Ne oldu sana evladım, niçin ağlıyorsun? diye sorar.

– Efendim, çeşmede su doldururken bir atlı geldi, atını üzerime sürünce korktum. Kaçmaya çalışırken testiyi oraya bırakmak zorunda kaldım. O esnada testi kırıldı. Hocası:

– Testini kıran atlıya sen hiçbir şey söyledin mi?

– Hayır, korkumdan hiçbir şey söyleyemedim.

– Hemen git o adama “Testimi neden kırdın be zalim adam” de!

İbrahim Hakkı Hazretleri çeşmenin başına gider, uzaktan ona bakar, ama yanına gidip de bir şey söylemeye cesaret edemez. Hocasının yanına tekrar döner ve ona çekindiği için o zalim adama bir şey  söyleyemediğini söyler. İsmail Fakirullah Hazretleri daha kararlı bir ses tonuyla ona şöyle der:

– Çabuk adam oradan ayrılmadan, çeşmenin başına git ve adama bir şeyler söyle. Yoksa çok kötü olacak.

İbrahim Hakkı Hazretleri cesaretini toplar ve çeşmenin başına bir kez daha gider. Bu sefer ona bir çift söz söylemekte kararlıdır. Fakat çeşmenin başına gittiğinde bir de ne görsün, at attığı çiftelerle sahibini öldürmüş ve çeşmenin havuzuna yuvarlamış.

İbrahim Hakkı Hazretleri büyük bir  korkuyla hocasının yanına dönmüş  ve olan biteni ona anlatmış.
Hocası bu duruma çok üzülmüş ve bu durumun hikmetini talebesine  şöyle anlatmış:

– O atlı adam seni korkuttu  ve sana zulmetti. Sen de ona  tek bir cümle bile karşılık  vermedin. Zalimi Allah’a  havale etmiş oldun. Onun  yapmış olduğu zulüm ve  senin ona cevap  veremeyecek kadar  korkman Allah’ın  gayretine dokundu ve  zalimin cezasını  bekletmeden verdi.  Sen de onun zulmüne  karşılık bir çift söz söylemiş  olsaydın ödeşecektiniz.  Fakat sen ona cevap vermeyerek büsbütün  mazlum durumuna düştün.

Bir insana erişmenin ve ruhuna dokunmanın en güzel yollarından biridir edebiyat. Kelimelerin birbiriyle olan aşkını anlatır ve bu anlatım sırasında insana dair olgularıyla bizlere dokunur. Dilhâne işte böylesine aziz bir uğraşın günümüzdeki temsilcisi olarak tüm topluma ulaşmayı amaçlayan bir edebiyat şiir ve fikir dergisidir.

Edebiyat sahip olduğu varlığın içerisinde bir fikre sahiptir. Bu fikirle kavurur cümleleri ve ortaya bir dünya mirası ortaya çıkarır. Varlık gösteren dışa vurum bazen bir düz yazı olur bazense bir şiir. Eğer fikir kendisi bir şiirde bulursa her kelimesinde adeta bir rengin onlarca tonuyla karşılaşır insan. Bu anlam zenginliği ise edebiyatı yeşertir, insanın özüne dokunmasını sağlar. Edebiyat, şiir ve fikirlerin insana sağladığı huzuru ve yüceliği fark eden birçok söz ve kalem ustası; ömürlerini bu alanda sarfetmişlerdir. Aynı manevi değeri arayan nice insanın varlığını hoşgörü ve güzellikle karşılayan Dilhâne dergisi bu arayışın karşılığı olarak yeni yazarlar için de bir platform görevi görmektedir.

Öyle ki söz edilen amacın sonucu olarak Dilhâne Dergisi, okuyucularından ve yazı yazarak bir uğraşı ortaya koymak isteyen herkesten yazılarını beklemektedir. Bu yazıları bünyesine katarak diğer insanlara ulaştırarak hem yazarın gelişimini desteklemektedir hem de yazara duygu ve düşüncelerini başka insanlara aktarma olanağı tanımaktadır. Eğer sizlerde yazılarınızı paylaşmak isterseniz ilgili bilgileri dilhane.net adresinde bulabilirsiniz.

Bir fikrin hamurunu edebiyat ve şiir ile yoğururken, toplumdan yazılar alarak bu uğraşa değer katmanın bir başka boyutu daha bulunmaktadır. Hiçbir bir karşılık beklemeksizin edebiyat şiir ve fikre duyulan saygıdan dolayı tüm bu uğraşları yine toplumla paylaşmak. Bu sebeple Dilhâne dergisi insanlara ulaşabilmek için aylık yayınlarını, yapılan söyleşileri, yazıları ve daha birçok yazılı ve görsel ürünü dilhane.net adresinde hiçbir maddi karşılık olmaksızın insanlarla paylaşmaktadır.

Bir yandan değişen dünyaya ayak uyduran bir yandan da sahip olduğu öze günden güne değer katmayı hedefleyen Edebiyat şiir ve fikir dergisi olarak farklı konularda ve çeşitli türdeki ele alımlarıyla edebiyat dünyasında emin adımlarla ilerlemeyi sürdüren Dilhâne dergisi, siz edebiyat aşıklarını da pür heyecanla beklemektedir.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.