Sıradaki içerik:

Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Kurucusu: Mehmet Emin Resulzâde

e
sv

Hasretini Yüreğine Hasr Et

avatar

Dilhâne

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 2 dakika)

“Düştüğü yerden kalkacak” ülküsü; idraklere öfkeli bir mıh gibi saplandığı vakit, kalkacak olana duyulan hasret, Sina çölüne çevirecektir sineyi. Bir damla çamurlu su, ab-ı hayata dönüşecektir o vakit. Varlığı ve yokluğu arasındaki farka bakınca ölüm ve hayat arasındaki nüans hissedilebilecektir. Artık, o varsa sen de varsın iddiası ayağını sağlam basabilecektir yere.

Varlık şartımız olan bu duygu, annesine duyduğu hasreti gözlerinden ince ince süzülen ve yüreğindeki eksikliği nefesindeki gitgellerde  hissedilen bir çocuğun ki kadar içten olmakla beraber bu belirtilerle sınırlı kalmamalı. Çünkü o çocuk için, duygusunun ertelenmesi veyahut zaman sonra bastırılması mümkün olabilirken bizim için bu hasret; kutlu sancağın altında nefesi sahibine teslim etmekle vuslata erer. Bütün mesele; yürekteki hasreti, ustaca hazırlanmış bir orkestra senfonyası biçiminde pazarlayıp muhatabı çöplüğe boğmaktan imtina etmektir. Haftalarca belki aylarca güneşin kızgın sıcaklığı altında verilen olgunlaşma mücadelesinden mahrum bırakılmış meyveleri dalından koparıp, pazarlamaya çalışan çiftçinin işinde muvaffak olmasının mümkün olmadığı gibi hamallığı da yanına kar kalacaktır. Suriyeli annenin acı çığlığı harlı bir ateş gibi, demirleşmiş yüreklerimizi tavlayıp, Doğu Türkistanlı yetimin arşı titreten feryadı ise balyoz olup onu dövmeden, sarfedilen hiç bir cümlenin hedefine ulaşması mümkün değildir. Meselenin mahiyetine inebilmek adına, yüreğe kök, dile ise dal benzetmesi yapabiliriz. Bilindiği üzere, lezzetli bir meyve sunmanın mahareti dalda değil kökte saklıdır. Kök; derinlere inmeden, meselenin görünmeyen yüzünde çile çekmeden, gayret etmeden dalın meyve verme gayreti beyhude bir çırpınıştan öteye geçemez.

Görev çatışması yaşadığımız bu çağda dal, tembel alıştırılan kökün eksiğini, daha çok çalışarak kapatabileceğini kökten beslenmeden meyve verebileceği yanılgısı içerisinde. Neticede ikisi de tabiatın dışına çıkarak insanı tabiatının dışına taşırmış vaziyette. Kürsüler şahit, kulaklar şahit. Ulvi bir hasretin sinelere yüklediği ağır yükü sadece dile yüklemek zulümdür. Fıtrat gereği yüklenen sorumlulukları nispetinde tüm organların uyumlu ve azimli gayretleri muvaffakiyet sancağını zirveye dikebilir ancak. Sarf edilen cümleler ancak o zaman yüreklere tesir edebilir. Kalp sevecek, göz okuyacak, beyin düşünecek, el yazacak ve dil susacak.

İnsanlığın bağrına birer kara leke gibi bulaşarak orayı zift çukuruna dönüştüren her menfi olay bizi bu ülküye sürüklüyor. Vecd ateşini körüklüyor, cihanı karanlığa boğmaya namzed her zalim. Meselenin can alıcı noktası şudur ki; karanlık diye ifade edilen o an herhangi bir nesnenin varlığıyla zuhur etmez, edemez. Güneşin yokluğu karanlığın baş gösterme sebebidir. İşte dünyanın bu ölçü ve nizam üzere kurulu olduğunu kavradığımız da, ye’s ve umutsuzluk çamuruna bulanmış yürekler paklanacak ve karanlığın ayması için doğacak güneş özlenebilecektir. Şeytanın mütekebbir tavrıyla çaktığı kıvılcımla başlayıp gün geçtikçe parlayan ateşi söndürmek için su olma gayretidir bu sancak. Çünkü su kesilince ateş hüsrev kesildi cihana. Yandıkça susadı insanlık. Susuzluğu iliklerine kadar hissederken, varisi tarafından sunulan bir tas bulanık suyu kana kana içişini gördükçe, sinemizdeki kor hasret harlanmaktadır. Yokluğuyla; Türkistan’dan Bosna’ya, Endülüs’ten Hindistan’a kadar bu coğrafyayı şiddetli bir zelzele gibi sarsan sancağın varlığına duyulan hasret, yüreklerde oluşumunu tamamlayınca bir yanardağ gibi patlayacak ve nizam-ı alem ülküsüyle yerinden doğrulacaktır.

Yusuf Kenan Güven

Bir insana erişmenin ve ruhuna dokunmanın en güzel yollarından biridir edebiyat. Kelimelerin birbiriyle olan aşkını anlatır ve bu anlatım sırasında insana dair olgularıyla bizlere dokunur. Dilhâne işte böylesine aziz bir uğraşın günümüzdeki temsilcisi olarak tüm topluma ulaşmayı amaçlayan bir edebiyat şiir ve fikir dergisidir.

Edebiyat sahip olduğu varlığın içerisinde bir fikre sahiptir. Bu fikirle kavurur cümleleri ve ortaya bir dünya mirası ortaya çıkarır. Varlık gösteren dışa vurum bazen bir düz yazı olur bazense bir şiir. Eğer fikir kendisi bir şiirde bulursa her kelimesinde adeta bir rengin onlarca tonuyla karşılaşır insan. Bu anlam zenginliği ise edebiyatı yeşertir, insanın özüne dokunmasını sağlar. Edebiyat, şiir ve fikirlerin insana sağladığı huzuru ve yüceliği fark eden birçok söz ve kalem ustası; ömürlerini bu alanda sarfetmişlerdir. Aynı manevi değeri arayan nice insanın varlığını hoşgörü ve güzellikle karşılayan Dilhâne dergisi bu arayışın karşılığı olarak yeni yazarlar için de bir platform görevi görmektedir.

Öyle ki söz edilen amacın sonucu olarak Dilhâne Dergisi, okuyucularından ve yazı yazarak bir uğraşı ortaya koymak isteyen herkesten yazılarını beklemektedir. Bu yazıları bünyesine katarak diğer insanlara ulaştırarak hem yazarın gelişimini desteklemektedir hem de yazara duygu ve düşüncelerini başka insanlara aktarma olanağı tanımaktadır. Eğer sizlerde yazılarınızı paylaşmak isterseniz ilgili bilgileri dilhane.net adresinde bulabilirsiniz.

Bir fikrin hamurunu edebiyat ve şiir ile yoğururken, toplumdan yazılar alarak bu uğraşa değer katmanın bir başka boyutu daha bulunmaktadır. Hiçbir bir karşılık beklemeksizin edebiyat şiir ve fikre duyulan saygıdan dolayı tüm bu uğraşları yine toplumla paylaşmak. Bu sebeple Dilhâne dergisi insanlara ulaşabilmek için aylık yayınlarını, yapılan söyleşileri, yazıları ve daha birçok yazılı ve görsel ürünü dilhane.net adresinde hiçbir maddi karşılık olmaksızın insanlarla paylaşmaktadır.

Bir yandan değişen dünyaya ayak uyduran bir yandan da sahip olduğu öze günden güne değer katmayı hedefleyen Edebiyat şiir ve fikir dergisi olarak farklı konularda ve çeşitli türdeki ele alımlarıyla edebiyat dünyasında emin adımlarla ilerlemeyi sürdüren Dilhâne dergisi, siz edebiyat aşıklarını da pür heyecanla beklemektedir.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.