Sıradaki içerik:

Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Kurucusu: Mehmet Emin Resulzâde

e
sv

Hangi Medeniyet?

avatar

Dilhâne

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 2 dakika)

Bizi biz yapan, tefekkürümüzü, ufkumuzu, insanı insan yapan insani değerlerden çıkartıp Şark medeniyetini aşağılayan bir topluluktan medeniyet olur mu? BATI!

Şark Medeniyeti nedir? Ne demektir? Biliyormuyuz! Neden? Çünkü bizlere böyle bir ufuk aşılanmamış, zihin dünyalarımız değişmiş, batı fenotipleri veya fenomenleri haline gelmişiz.

Nedir biliyor musunuz?

Şark Medeniyeti şuur, ufuk ve maneviyat demektir. İnsan demek, insanı eşit tutan; aşağılamayan, değerleri zirvede, zinde tutan demektir.

“Şeytan bir insana musalat olmuşsa o insan doğru yoldadır.” Deriz. Peki! “Bir Medeniyet haksa ona batı bulaşır.” demenin bir sakıncası varmıdır?

Şark Medeniyeti hak ve hakikatin adıdır. Çünkü İslam’dır.

Batı; şarkı ortadan kaldırmak için her türlü rolü, faktörü, politikayı uygulamaya yönelmiş başka bir şey düşünemeyen bir zavallı sadece…

BATI Şeytanın kuklası olmuş veya şeytanın bedenleşmiş, medeniyetleşmiş halidir.

BATI’NIN ARTIRILABİLİR 4 TEMEL ESASI;

1-) Batı medeniyeti; şirkin (dünyevileşmenin) hâkim olduğu bir medeniyettir.

2-) Batı medeniyeti; kurulduğu günden bu yana, adı zulümle beraber anılan bir medeniyettir.

3-) Batı medeniyeti emperyalist bir medeniyettir.

4-) Batı medeniyeti fitneci bir medeniyettir.

Bu Esasları öğrendikçe artırabiliriz. Çünkü batının her yaptığı kötülük onun Medeniyet unsurlarını inşa etmektedir. Bunlar batının unsurları ve değerleri; yani kötülük üzere kurulan bir medeniyetin adı…

Kötülük üzerine kurulan bu medeniyet; akli, fikri ve ictimai olarak yıkılmaya mahkum bir medeniyettir.

Bizler batı yıkılıyor diyoruz lakin batı çevremizde çevirdiği oyunları göremiyoruz. Etrafımızda oynuyor, oynatılıyor ve bu oyuncular oyuncular şarklardan seçiliyor.

YIKILMAYA MAHKUM BİR MEDENİYET!

Neden?

Çünkü Allah Teala yeryüzünde hâkimiyeti mustazaflara vermeyi istemektedir.
Rabbimiz şöyle buyurmaktadır;

“Biz ise, yeryüzünde güçten düşürülenlere lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve mirasçılar kılmak istiyoruz.”
Kasas Süresi 5. Ayet

Batılaşma; dünyevî/leşmenin ve zenginliğin diğer adıdır. Dünyevîleşerek kibirlenenleri Allah Teala dünya nimetlerinden mahrum edeceğini bildirmektedir.

Bu medeniyetin yıkılmasının gerçekleşmesi, Allah Teala tarafından bir şarta daha bağlanmıştır. O şart da; Müslümanların kendi medeniyetlerine sahip çıkmalarıdır. Batı medeniyetini yıkmak, İslam medeniyetini kurmak; çalışmakla mümkün olacaktır. Aksi halde, batının sonunun helâk olması, ümmetin sonunun felah olmasını sağlamayacaktır.

Çözüm yolu önce Eğitim, Öğrenim değildir.
Çünkü öğrenen kişi sadece öğrenmekle kalır öğrendiği hazineleri hayatına geçiremez yaşayamaz. Eğiten ise önce yaşar, öğrendiklerini eğitileceklere akseder ve onları eğitir, eğittirir.

Eğitim budur. Yaşayan toplumlar eğitilen toplumlardır. Yaşamayan toplumlar ise sadece öğrenen toplumlardır.

Vesselam…

Zübeyir Kamil Akkaya

Bir insana erişmenin ve ruhuna dokunmanın en güzel yollarından biridir edebiyat. Kelimelerin birbiriyle olan aşkını anlatır ve bu anlatım sırasında insana dair olgularıyla bizlere dokunur. Dilhâne işte böylesine aziz bir uğraşın günümüzdeki temsilcisi olarak tüm topluma ulaşmayı amaçlayan bir edebiyat şiir ve fikir dergisidir.

Edebiyat sahip olduğu varlığın içerisinde bir fikre sahiptir. Bu fikirle kavurur cümleleri ve ortaya bir dünya mirası ortaya çıkarır. Varlık gösteren dışa vurum bazen bir düz yazı olur bazense bir şiir. Eğer fikir kendisi bir şiirde bulursa her kelimesinde adeta bir rengin onlarca tonuyla karşılaşır insan. Bu anlam zenginliği ise edebiyatı yeşertir, insanın özüne dokunmasını sağlar. Edebiyat, şiir ve fikirlerin insana sağladığı huzuru ve yüceliği fark eden birçok söz ve kalem ustası; ömürlerini bu alanda sarfetmişlerdir. Aynı manevi değeri arayan nice insanın varlığını hoşgörü ve güzellikle karşılayan Dilhâne dergisi bu arayışın karşılığı olarak yeni yazarlar için de bir platform görevi görmektedir.

Öyle ki söz edilen amacın sonucu olarak Dilhâne Dergisi, okuyucularından ve yazı yazarak bir uğraşı ortaya koymak isteyen herkesten yazılarını beklemektedir. Bu yazıları bünyesine katarak diğer insanlara ulaştırarak hem yazarın gelişimini desteklemektedir hem de yazara duygu ve düşüncelerini başka insanlara aktarma olanağı tanımaktadır. Eğer sizlerde yazılarınızı paylaşmak isterseniz ilgili bilgileri dilhane.net adresinde bulabilirsiniz.

Bir fikrin hamurunu edebiyat ve şiir ile yoğururken, toplumdan yazılar alarak bu uğraşa değer katmanın bir başka boyutu daha bulunmaktadır. Hiçbir bir karşılık beklemeksizin edebiyat şiir ve fikre duyulan saygıdan dolayı tüm bu uğraşları yine toplumla paylaşmak. Bu sebeple Dilhâne dergisi insanlara ulaşabilmek için aylık yayınlarını, yapılan söyleşileri, yazıları ve daha birçok yazılı ve görsel ürünü dilhane.net adresinde hiçbir maddi karşılık olmaksızın insanlarla paylaşmaktadır.

Bir yandan değişen dünyaya ayak uyduran bir yandan da sahip olduğu öze günden güne değer katmayı hedefleyen Edebiyat şiir ve fikir dergisi olarak farklı konularda ve çeşitli türdeki ele alımlarıyla edebiyat dünyasında emin adımlarla ilerlemeyi sürdüren Dilhâne dergisi, siz edebiyat aşıklarını da pür heyecanla beklemektedir.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.