Sıradaki içerik:

Mamafih

e
sv

Güray Süngü ile Söyleşi

avatar

Tahir Ceyhun Yıldız

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 2 dakika)

Öncelikle nasılsınız, iyi misiniz? Karantina günleri nasıl geçiyor? Bu günlere has fark ettiğiniz, öğrendiğiniz bir şey var mı? Bu günler için okurlarınıza ve dergimiz okurlarına söyleyeceğiniz şeyler var mı?

Şükür, herkes kadar iyiyiz. Dar zamanlar insana çok şey öğretir. Kendi kendine kalmak insana çok şey öğretir. Aciz kalmak insana çok şey öğretir. Bunları zaten bilirdik, şimdi yaşayıp idrak ediyoruz. Benim evde olmaktan şikayet etmem yersiz olur. Evden yürütülebilir bir işim var. Mecburiyetten dışarıda çalışan insanlar var, hep evde olmanın bize neyi öğrettiği konuşuluyor, dışarıda koşturmaya devam etmek zorunda olanlara ne öğretiyor acaba bu zamanlar. Biraz ona baksak ya. Hem korku var, hem işe gitmek zorundasın, otobüse binmek zorundasın. Evinden selfi çekip evdekaltürkiye diye tivit atan insanlara pizza, lahmacun, kitap, su, oje teslim etmek zorundasın. Zor görünüyor. Allah herkese sabır versin. Hep herkesin baktığı yerin dışında bir yerlere bir şeylere bakma iştiyakı versin.

Bir yazarın eserleri, evlatları gibidir. Ama yine de eserleriniz arasında, diğerlerinden daha farklı, daha özel bir yer olan bir eseriniz var mı, hangisi?

Evlat sahibi değilim, bu benzetmeyi kullanamam ama her eserin kendi özellikleri itibarıyla sanatçı açısından ayrı bir yeri vardır muhtemelen. Benim için de öyle. On üç kitabım var, hepsi için bir şeyler söyleyebilirim. Söyleyeceksem hepsi için söylemeliyim tek tek. Ama o uzun sürer. Son zamanlarda en sevdiğim romanım İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır’dır diyeyim, çünkü yenilerden. Yeni olan bir süre boyunca daha çok seviliyor. Öykü kitabım ise Sayıklar Bir Dilde. O da son öykü kitabım olduğu için. Daha tam alışamadık, birbirimize kötü söz söylemiyoruz şimdilik, karşılaştık mı selamlaşıyor, gülümsüyoruz birbirimize.

Kitaplarınızın çoğu ödüllü. Özellikle Oğuz Atay ödülü edebiyat dünyası açısında önemli. Peki ödüllerin sizin dünyanızda yeri nedir?

Bu soru bana çok soruldu şimdiye dek ve ben de çok cevapladım şimdiye dek. Aslolan eser sahibi olmak. Bundan kıymetlisi yok. Bir sanatçının eseriyle alakalı aldığı ve alacağı en büyük ödül, o eserin kendisidir. Haricen yergi nasıl öldürücü ise övgü de öldürücü olabilir. Oraya çok bakmamak lazım. Gördüğümüz ve bazen gözlerimizi kaçırmaya çalışmamıza rağmen görmekten kendimizi alıkoyamadığımız şeylere bakmamız lazım. Yaptığımız şeyi iyi yapmaya çalışmamız lazım. Sonrası nasip.

Kalem mi, klavye mi, çay mı kahve mi?

Kalemin de yeri ayrı, klavyenin de. Roman ve öykü yazmak derseniz bilgisayar kullanıyorum. Not almak, keyif almak için kalem. Çay, kahve, niye birini seçeyim ki. Seçeceksem su derim. Su ihtiyaç.

Sizi en iyi ifade eden şey nedir?

Bilmem. Kelime mi soruyorsunuz, kavram veya olgu mu? Soru çok kapalı. Kendimi en iyi ifade edebildiğim şey deseydiniz elbette edebiyat derdim. Kendimi bir şeye benzetip de bu mecazdan yararlanarak beni en iyi ifade eden şeyin peşine düşsem, işin içinden çıkamazdım. İnsanlar kendilerini çok abartmamalı.

Bir kelime, bir kitap, bir film, bir müzik?

Ömür, Kaplanın Karısı, Old Boy, Biliyorum Hayat Yeniler Kendini.

Size ilham kaynağı olan yerli ve yabancı yazarlar kimlerdir ve eserleri hangilerdir?

Dünya edebiyatının büyük eserleri üzerinde hemfikir olunan bir şey. Kundera, Marquez filan bir sürü isim sayılabilir. Bir yazarın eserlerine bakarak da okuma izleği çıkarılabilir zaten. Yaş yirmi küsürlerdeyken böyle sorulara hevesle bir çok yazarı ve eseri sayarak cevap verebilirdim elbette ama yaş kırkı geçti, pek çok eseri olmazsa olmaz diye çoktan okuduk bitti. Hayran olma yaşını geçtik, saygı duyma yaşına eriştik. Büyük değerler var hem dünya edebiyatında hem Türk edebiyatında. Hepsinin ellerinden öpüyorum.

1993 yılının soğuk 1 aralık gününde Eskişehir'de doğdum. Liseyi Eskişehir Anadolu İmam-Hatip Lisesi'nde tahsil ettim. Lisans eğitimimi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde sürdürüyorum. Şiirlerim ve yazılarım Eskişehir'de yerel bir dergi olan Genç Birlik Dergisi'nde, Konya merkezli ve 5 sayı çıkarılabilmiş Sahhaf isimli matbû dergilerde yayınlandı. Yetkinliğe ilk adım olarak Sergâh Dergi'de yazmaya başladım. Daha sonra Halâskâr Dergi, Efendi Dergi, Şiâr Dergi ve Özlenen Rehber Dergisi'nde yazılarım yayınlandı. Türkülerin gücüne, kuvvetine inanıyor; ilhâmı türkülerden alıyorum. Kitapların varlıklarına her ân ihtiyâç duyuyorum... Eskişehir'de faâliyet gösteren bir haber ajansında editörlük yapıyorum.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.