Gülden Terazi

Yaz mevsimi, bu sene de sıcak yüzünü göstermiş, kiraz ağacına pembelikler damlamıştı. Birkaç haftaya kalmaz kıpkırmızı olurdu hepsi, çocuklarda neşe, damaklarda tat... Usulca çöküverdi dalların altına. Çocukluğunda boy ölçüştüğü kiraz ağacı, şimdi göğe doğru boy atmış ve cömert ellerini semaya açmıştı. Kim bilir, hangi misafirler nasiplenecekti bu dallarda?

Alttakilerden yemesini sıkı sıkı tembihlerdi dedesi. Yukarıdakiler, kuşların hakkıydı. Kuşlar da bunu bilirmiş gibi konuverirlerdi dallara. Cıvıl cıvıl ötüşür, ikramlar için teşekkür ederlerdi. Belki de Attar'ın selamını getirirlerdi. Küçücük elleriyle suladığı bu ağaç, artık kol kanat geren bir yuva oluvermişti.

Tel tel ağarmış sakalları, feri sönmüş gözleri ve damar damar olmuş elleriyle, tam karşısında duruyordu dedesi. Uzaklara dalıp gitmişti. Dağlar ile arasında ezelden bir muhabbet var gibiydi. ‘‘Onlar yüklenmemiş amma, biz yüklendik emaneti’’ derdi, Bakırcı Ziya Efendi. Yıllar yılı, bakırları arasında paslanmış nice yürekleri kalaylamıştı. Kızıllıklar içinde sanki bir nur idi. Mektep yüzü görmeden bellemişti okumayı. Anadolu irfanı, erenlerin dualarıyla sinmişti yüreğine bir kere. Mektebin veremeyeceği hikmetler dizilmişti sinesine. Okurdu kâinat kitabını tane tane, okumanın hakkını verirdi. Susardı hece hece, sessizliğin hakkını verirdi. ‘‘Altın, gümüş, bakır… Geç bunları evladım, kalbi selim isterler.’’ derdi, kalbi selim…

Bastonunu yavaşça havaya kaldırdı. Bir bir işaret etti, Karakaya Çeşmesi’nin ardındaki toprak evleri. Zamanında çocuk seslerinin dökülüp de ağıtların yakıldığı, bir daha açılamayan kapıları... Uzun uzun anlattı göçüp gidenleri, hayırla yâd etti. ‘‘Şehit oğlu şehit!’’ dedi sessizce. ‘‘Büyük dedesi Çanakkale şehidi, torunu on beş temmuz gazisi. Turnalarla göçer sevdamız, türkülerle yakılır gurbetliğimiz. Mâverâünnehir'den akar dualarımız, Tuna'ya varır selamımız. Gönüller alır, gönüller yaparız. Hakka vasıl olanlardan biliriz güzellikleri, yiğitliği. Göçtüler, gönül pasını yunanlar. Gülden terazi tutanlar, gülistana uçup gittiler.’’

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Şemsiye

Yaz mevsimi, bu sene de sıcak yüzünü göstermiş, kiraz ağacına pembelikler damlam...

Sen Güle Bakıyorsun

Yaz mevsimi, bu sene de sıcak yüzünü göstermiş, kiraz ağacına pembelikler damlam...