Sıradaki içerik:

Gece Vardiyası – 4

e
sv

Gizli Kibirli Ama Mütevazı Olduğunu Gözümüze Sokanlara

avatar

Yusuf Duru

  • e 2

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 4 dakika)

“Kibir insanın giyebileceği en kaba kumaştan, en kaba elbisedir, bir kere giydiği zaman çıkarsa bile kaşıntı izleri mutlaka rahatsız eder.” (Konfiçyus)

“Hakikati arayan insan önce kendi durumuna ve konumuna baksın. Etrafında kendisini alkışlayan ve gereksiz yere pohpohlayan insanlar varsa o zaman hakikatin hikmeti kendisine tesir edemez. Çünkü o alkışlar ve övgü dolu sözler gözlerini kör, kulaklarını sağır, hislerini de alaşağı eder. Gerçek hikmeti göremez, duymaz, hissedemez.” (Şeyh Sadii Semekrandi)

Hindistana bir dönem genel vali olarak tayin edilen asil bir İngiliz beyefendisi, yakışıklılığı, kibarlığı ve güzel giyinmesi ile kısa sürede meşhur olmuş ve dile düşmüştü. Herkes bu genel valinin giyinişinden, yüzünün güzelliğinden ve yakışıklılığından söz ediyor, üstüne üstlük konuşmasındaki etkileyici tavır ve sesinin güzelliğini, bilgi ve görgüsünü de dillendirmeden edemiyorlardı.

Yeni vali Saygon’u gezerken yerel yöneticilerin hepsinin itibar ettiği bir Hintli gru ile tanışır. Bu gruya herkes çok büyük itibar etmekte ve hikmetli sözleri ile çevresinde çok büyük etkisi olduğu belli olmakta idi.

Tanışmak isteyip huzuruna çıkınca yerel kıyafetler içinde ziyadesi ile çirkin bir ihtiyarla karşılaşır. Bu durumu garipser. İster istemez düşünür. “Bu kadar çirkin bir adammı bunca akıllı adama fikir veriyor. Ne günlere kaldık.”

Gru, yeni valinin tahkir edici bakışlarını fark edince hiç istifini bozmadan “Sayın vali hoş geldiniz. Aklınızdan şu geçiyor fark ediyorum. Bu kadar çirkin ve suratsız bir adam nasıl olurda bu kadar akıllı ve yetkili insana yön verir, akıl verir diyorsunuz.”

Vali itiraz edecek olur ama gru hemen mani olur ve der ki, “Sayın vali üzerinizde çok güzel hint ipeklilerinden yapılmış mevsimine göre size ayrı bir asalet katan ve zarafetinizi öne çıkaran kıyafetler görüyorum. Peki bunların yerine bir Hintlinin giydiği şalvardan ve üzerine de yine bir hintlinin giydiği gibi sade kumaştan yapılmış bir gömlek giyse idiniz, zihninizdeki düşünceler, idealiniz, dünya görüşünüz ya da yapmayı planladıklarınız değişecek miydi?”

Vali kısa bir müddet düşündükten sonra “Elbette hayır, insanlar kıyafetleri ile değil, fikirleri, yaşayışları ve ideallerine yürüyüş şekilleri ile değerlendirilirler.”

Gru büyük bir sükunetle buna karşılık şöyle cevap verir.

“Ben çok çirkin olabilirim. Bedenim fikirlerimin parlaklığı ve kabul görünürlüğü yanında çok sönük, hatta yetersiz kalabilir ama unutmayın ki bu bedenler, dünya da ruhlarımıza giydirilen elbiselerdir. Asıl olan ruhun inanç ve iman elbisesi ile giyinmiş olup, onu her gün tanrının kendisine bahşettiği manevi değerlerle tertemiz tutabilmektir. Bedenimizin veya yüzümüzün güzel ya da çirkin olması, erdemi yakalamış, yücelmiş ruhumuzun maneviyatına asla etki etmez. Bir aslana merkep postu giydirdiğinizde bile kükremesi ile onun aslan olduğunu anlarsınız.”

Bunun üzerine vali tüm düşüncelerinden dolayı özür dileyerek grunun yanından ayrılır.

Bir zatı muhteremle bir dönem dostluk yapmış idik. Ne vakit karşılaşsak müşterek olan bir dostun ardından, onun yaptıkları ile ilgili menfi şeyler söyler, zemmederdi. Dinlesen bir türlü, dinlemesen bir türlü. Nihayet bir gün dayanamadım “İyi de azizim bunları kendisine söylesen daha iyi olmaz mı?” deyiverdim. “Aman abi ne yapıyorsun duyarsa ne der?” demesin mi.

“Tamam kardeşim de duyarsa ne der diyeceğin kadar tehlikeli olduğunu bildiğin sözleri gıyabında serdetmekten çekinmiyorsan o vakit kalbinle, imanınla, ahlakınla, ahkamınla problemin var senin demek ki, kendini bir siygaya çek istersen” demeyi çok istemiştim ama diyememiştim. Çünkü rahmet canına babamın dediği gibi “Dam alçak değnek kalkmaz” idi.

Gerçi zaman içinde menfaat cephesinde birleşen ve ardından attığı müşterek dostumuzla aynı platformlarda can ciğer kuzu kavurması olduğunu da görmedim değil. Helallik diledi mi, dilemedi mi bilmiyorum. Ama kendi bilir. İnşallah helalleşmiştir.

Kibrin aşikar olanı bir tehlikeli, ama gizli olanı bin tehlikeli. Bizim camianın hemen her ferdinde bu gizli kibirden az ya da çok var. Ben merkezli yaşayan herkeste olduğu gibi. Peki olmalı mı? Bence olmamalı. Ama işte kaçamıyorsun bu kibirden.

Tabi bunu kapatmak, bende yok diyebilmek için hep hedef tahtasına da birilerini oturtmak gibi bir alışkanlık var. Bu da ayrı bir sıkıntı.

İnsanı insan yapan en önemli özelliklerden birisi hayatı boyunca manevi değerlere göstereceği yakınlık ve saygı ile doğru orantılıdır. Şayet kalbi mutmain ise bedeni ne kadar çirkin olursa olsun, ruhundaki güzellik şuası mutlaka onun yüzüne vuracak ve o bedeni çirkinliğin altında yatan güzellik ortaya çıkacaktır. Allah sevdiği kulunu hangi hal ve şekilde yaratmış olursa olsun diğer kullarına mutlaka sevdiriyor.

Hayatta sadece dış görünüşe, şöhrete, şan ve makama değer vererek etrafına insan toplayanlar, eninde sonunda mutlaka bir yerde tökezleyecekler ve etraflarında topladıkları bu tarz insanların nasıl da balon köpüğü gibi sönüp gittiği göreceklerdir.

Bizin cenahın en büyük sıkıntısı da bu zaten. Biz etrafımıza hep bu şa’şalı insanları toplayıp onlarla bir iş yapmayı, onlarla bir şekilde yürümeyi tercih ediyoruz. Bu arada dün bizimle olan ve dost bildiklerimizin bu tavrımızdan dolayı bizden bir bir uzaklaştıklarını da göremiyoruz. Maalesef.

Bir WhatsApp grubuna üye idim. İsmi bende mahfuz. Muhafazakar sanatçıların yoğun olduğu ve yeni, farklı güzel çalışmalar yapmak amacıyla bir araya gelmiş bir gruptu. En son 200’e yakın üye vardı ben ayrıldığımda.

Günlük konuşmaların, ifade edilen konuların ve yapılan paylaşımların bana hitap etmediğini gördüğümde grubun kurucusundan özür dileyerek ayrıldım gruptan. Ama ne zaman isterseniz bilgimle, birikimimle, yapabileceğim her şeyle yanınızdayım diyerek çıktım.

O grupta bir ara “biz Müslüman sanatçıların (Bu Müslüman sanatçı ifadesi de neyin nesi ise) en büyük sıkıntısı, şöhret olduktan sonra geldiğimiz yeri unutarak yeni yetmelerin elinden tutmayı ihmal etmemiz, biz kendi dostlarımız yerine şöhretimizi arttıracak ve bizi bir adım daha ileriye taşıyacak ehli dünya insanlarla birlikte olmayı tercih ediyoruz. Zenginlerimizde öyle. Güya bize yakın bildiğimiz varlıklı insanların kapılarını çaldığımız zaman hep yüzümüze kapanıyor. Birkaç zaman sonra görüyoruz ki ehli dünya birine çuvalla para verip sponsor olmuşlar” tarzında bir tespitte bulunulmuştu.

Aslında hak vermiştim ama çokta içim ısınmamıştı bu paylaşıma. Evet muhafazakar sanatçılar, muhafazakar olduğunu iddia eden sonradan görme varlıklı Müslüman tüccarlar, çevrelerinde bulunan ve bir şekilde yardıma ihtiyaç duyan arkadaşlarına karşı duyarsız, ilgisiz hatta “Aman bizden uzak dursun, kimliğimiz açığa çıkmasın, bize zarar vermesin, yok abi o bu işi yapamaz, bu işle ilgili birikimi yetersiz, bizim sektörün acemilerinden” gibi yersiz, gereksiz, seviyesiz eleştiriler yaparak uzaklaşmalarını hep görüyoruz.

Ancak hemen şunu da belirteyim ki  insanların bahtiyarlık ve bedbahtlığının en önemli sebebi yine kendi düşünce ve tavırlarına bağlıdır.

Yine Epiktatos’un güzel bir tespiti vardır. “İnsanı hayvandan ayıran en önemli özellik akıl ve bilgisi ile dostlarını ve düşmanlarını ayırd edebilmesidir. Akıl ve bilgiden uzaklaşan insan hayvanlaşır. Tabiatın en vahşi hayvanı ise akıl ve bilgiden uzaklaşmış insandır.”

Konfiçyus ise “Yüce insan vakarlıdır. Herkes onun vakarından etkilenir. Ama asla kibirli değildir. İşte biz kibirle vakar arasındaki ince çizgiyi her zaman karıştırdığımız için olgunlaşamıyoruz. Sadece görünüşüne ve şöhretine önem veren insan ise bayağı insandır. Bayağı insanda kibir had safhadadır. Ama onda vakar aramayın.”

Aldanmamak lazım. İnsanların önünde tevazu ile eğilen ve hitap ettiği kitlelerin ne kadar mütevazı dedikleri insanların iç dünyalarındaki “ben” merkezli “gizli kibirleri” içten içe onların kuyularını kazmaktadır. Ne yazık ki onlar bunun farkında değiller.

Allah bizi kibirden ve ucubdan korusun. Nefsimizle imtihan etmesin inşallah.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.