Giriş Yazısı: Aralık 2022

Dilhâne’mizin 60. sayısı hayırlı olsun. Her yeni sayı ayrı bir heyecan, her yeni dosya konusu ayrı bir sevinç veriyor bizlere. Bir ayın içerisine sığdırılan emeklerle “Ruhumuzu Mayalayan Türküler” dosyasını siz kıymetli okurlarımıza sunuyoruz.

Türk milletinin tarihsel sesi olan türküler kimi zaman yakıldı, kimi zaman çığrıldı, kimi zaman ise söylendi. Her türkü yakış, bir gönüle dokundu çoğu zaman. Bazen yâr denildi ve hasretlik yaktı gönlü, bazen bir memleket türküsü köy kokusunu getirdi dinleyenlere.

Aşık Veysel’i dinledik ve “benim sâdık yârim kara topraktır” dedi bizlere.

“Dost dost diye nicesine sarıldım
Benim sâdık yârim kara topraktır
Beyhude dolandım boşa yoruldum
Benim sâdık yârim kara topraktır”

Gönülden gönüle bir yol olduğunu Neşet Ertaş’ın çığırdığı Gönül Dağı türküsü ile öğrendik.

“Dost elinden gel olmazsa varılmaz
Rızasız bahçenin gülü derilmez
Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez
Gönülden gönüle gider
Yol gizli gizli
Yol gizli gizli”

“Geceleyin / Kimi uykusunda bir türkü / Besteler. / Kimi bir ninniyi yastık yapıp / Yatar.” Demiştim “İnsan ve Sonbahar” şiirimde. Hüzün kapısından içeri giren insanı bir türkü karşılar bazen ve yoldaş olan o türkü ağrı kesici niyetine uyutuverir insanı. İşte bu türküler bir dost gibi en zor zamanda yetişip yolumuza yoldaş olan nadide eserlerdir. “Ruhumuzu Mayalayan Türküler” dosya konulu Dilhâne’mizin 60. sayısını siz kıymetli okurlarımıza emanet ediyoruz…

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Giriş Yazısı: Ocak 2023

Dilhâne’mizin 60. sayısı hayırlı olsun. Her yeni sayı ayrı bir heyecan, her yeni dosya k...

Dilhâne Yazarlarından 2023 Yılı İçin 40 Kitap Önerisi

Dilhâne’mizin 60. sayısı hayırlı olsun. Her yeni sayı ayrı bir heyecan, her yeni dosya k...