Geri Dönüşüm İlmi

Bugün öğrenilen yarın unutulur oldu bu coğrafyada. Dünya ve ahiret için yararlı olanı değil de anlık işimize yarayan bilgileri edinir olduk. Sonra da çöp kovasına atar olduk. “O an işimize yarasın da unutsam da olur.” düşüncesiyle okur olduk çoğu şeyi. Haberin doğru olup olmadığıyla ilgilenmedik hiçbir zaman, direkt okuduğumuza inanır olduk. İlmi; aklî çabamızla, gözlemlerimizle, deneylerimizle elde etmez olduk, hazıra konduk. Sahi biz ne zaman böyle olduk?

Geri dönüşüm kutusunda bekletmeyi bile beceremedik öğrendiklerimizi. Belki işimize yarar demedik. İş için, o anlık işimize yarayan kadarını ezberimizde tuttuk, okulda ise mezun olana kadar zihnimizde yer etti çoğu. Ezberledik, unuttuk, ezberledik yine unuttuk… Fikirlerimiz dağıldı, zihnimiz bulandı, kalplerimiz kirlendi de mi böyle oldu? Çabucak unutma hastalığımız neden sürüp gidiyor? Öğrenme süremiz neden uzadıkça uzuyor? Bugün öğrendiğimizden yarına, öbür güne, bir sonrakine hiçbir eser kalmaması bizi hiç mi rahatsız etmiyor?

Bize bahşedilen öyle bir mucizeyken üstelik. Onu doğru dürüst kullandığımızda dünyalar dolusu bilgiyi barındıracak kadar büyük bir kapasiteyken. Neden böyle oldu diye sorduk mu ki hiç? Önce kendimizi bilmediğimiz, tanımadığımız için mi oldu tüm bunlar? “İlim tahsil etmek” gibi güzel bir cümleyi neresinden anladık? Anlayamadık mı, yanlış mı anladık?

İlim heybemize güzel şeyler eklemenin peşinde olmak çok şey kazandıracaktır bize. Faydalı, unutulmayacak, geri dönüştürebileceğimiz, bekletip, işimize yarayacağı zamanda ortaya çıkartacağımız… Öğrendiğimiz ilmin neresi insanlara bir fayda sağlıyor diye düşündüğümüz zaman yakalayacağız asıl manâyı. Ama hakiki ilim, hakiki fayda, hakiki manâ…

Âlem, ilim kelimesini kapsayıcıdır derler. Ben de; sen âleme faydalı ol, ilim zaten seni kuşatır diyorum. Âlem, âlim kelimesinin ism-i mef’ulüdür. İlim de bilim ile aynı anlama gelmektedir ama bilimi içine alır. Bilim, biraz daha bu dünyayı hatırlatırken; ilim, hem bu dünyanın hem de öbür dünyanın hatırlatıcısıdır. Bizim işimize yarayacak olan da hem manevi hem dünyevi olandır. İlmin buradaki önemi biraz daha ortaya çıkıyor sanıyorum.

Nihayetinde; insan öldükten sonra ameli kapanırdı ama üç şeyin sevabı devam ederdi. O üç şeyden birisi değil miydi: “Yararı sürekli olan ilim.” Buna dikkat kesilelim. İlmi sadece aklımıza değil, kalbimize yerleştirelim. Çünkü “yalnız akılda olursa insana mâl olmuyor.” Öğrendiklerine, ilmine aşk kat. İlim ibadettir, öyleyse aşksız ibadet olmaz.

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Parçalı Umutlu

Bugün öğrenilen yarın unutulur oldu bu coğrafyada. Dünya ve ahiret için yararl...

Laal Singh Chaddha’nın Düşündürdükleri

Bugün öğrenilen yarın unutulur oldu bu coğrafyada. Dünya ve ahiret için yararl...

Nesrin Abla ve Huzurun Kokusu

Bugün öğrenilen yarın unutulur oldu bu coğrafyada. Dünya ve ahiret için yararl...