Sıradaki içerik:

Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Kurucusu: Mehmet Emin Resulzâde

e
sv

Gelmişiz Dünyaya Vatan Nedir Öğretmişiz

avatar

Fatih Duman

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 2 dakika)

“Coğrafya insanın kaderidir” diyorlar. Kabul ediyorum aslında bu sözü. Ama bazen “Hayır, hayır! İnsan ile toprağının daha doğrusu vatanının kaderi birdir” diye düşünmüyor da değilim. İnsan anasını babasını seçemez belki aslında vatanını da seçemez. Doğuştan vardır ve bellidir. Ama vatanını sevmeyi sonradan öğrenir. Uğrunda feda edilenleri ya da kendi feda ettiklerini idrak edebildikçe toprağı sever, çok sever ve vazgeçemez. Lakin bu her gönülde de tutacak bir maya değil.

Daha evvel şöyle söylediğimi hatırlıyorum ve yineliyorum.
Biz çok uzak diyarlardan bir muştuya ve bir davaya inanıp da geldik bu küçük Asya denen topraklara. Toprak almak için değil, zengin olmak için değil gönül almak, gönül bulmak ve buralarda yeniden doğmak için geldik.

Ecdat zulmetmedi, zulme karşı durdu, masumlarla değil masumları -hangi dinden ve milletten olursa olsun- katleden, onlara zulmedenlerle bir cenge tutuştu. Hürriyet için, adalet için ve huzur için asırlarca sürecek bir yola düşürdü ömrünü. Yürüdü ve nefesinin tükendiği yerde gömüldü. Lakin her vakit önünde set gibi duranlar, ihanetten bir ağ kuranlar oldu ve oluyor, şimdi de bugün de oluyor. “İhanet uzak değildir” der eskiler zira hainler hep yakınlarda durur. Yanı başındadır. Ve bu dahi eski hikâyedir, bilinir. Ve onun için ki vatan için ölenlere bizim itikadımızda şehit denilir. Aslında unutmamamız gereken o kadar çok vasfımız var ki bizim. Evvela kim olduğumuzu unutturmaya çalıştılar mesela. Konuşmayı unutturdular bize dilimiz lâl oldu. Dilimizi aldılar. Sonra söküp alamasalar da sinemizden neye inandığımızı ve inandığımız gibi yaşamayı unutturmaya çalıştılar. Başkası gibi yaşamamızı, onlar gibi davranmamızı ve hatta onlardan olmamızı istediler. Unutmadık belki ya da onlardan olmadık ama kabul edelim ki cebren bile olsa onlara benzemeye başladık. Ama rüyalarında bile bir mukaddes maziyi hayal eden bizler ya da bazılarımız unutturulanları, yok edilmeye ve yok sayılmaya çalışılanları sağır kesilmiş kulaklarımıza haykırdı bizlerin. Mesela biri çıktı ve “sen” dedi “cebinde kaybediyorsun güneş dolu tarihi…” Kaybettik mi o güneşleri, bunu oturup demli birkaç bardak çayı yudumlarken saatlerce konuşuruz elbet kâri. Ama unutsak da kaybetmedik biz, biliyorum. Ve şiirde hakikat var, inanıyor ve tasdik ediyorum;

Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz
Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz

Şair doğru söylüyor. Lakin eklemek gerek ki biz halen dahi o milletiz. Ve yine dünyaya millet olmak nedir, vatan neresidir, toprak nasıl vatan edilir ve vatan nasıl sevilir öğretiyoruz.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.