Sıradaki içerik:

Gece Vardiyası – 3

e
sv

Geleceğimizde İslam Var!

avatar

Emirhan Uzun

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 2 dakika)

Geleceğimizde İslam var! diyen bir adam; Garaudy. Komünizm’in zirvesinde, adeta komünizm’in bütün prensipleri yenilse yeniden tedvin edecek bir adam. Fransa’nın ve bütün Batı’nın 1 numaralı adamı; elçiliklerden, mülakatlara oradan ara buluculuk vazifeleri ile görevlendirilen bir adam; Roger Garaudy.

Roger Garaudy, Müslüman olmadan 1 yıl önce yazdı bu kitabı. Adeta İslam’ın kelimelere yüklediği hakikati keşfedercesine, şahsımın: Bu kitapla Müslüman olmuş yani kalbi zaten Müslümanlaşmış dediği bir adam.

Garaudy, İslam için, medeniyetleri gün gün yenileyebilecek bir enerji küresi; İslam, bir din ve ümmet, bir inanç ve hayat nizamıdır diyerek “LA İLAHE İLLALLAH” ‘ı, İslam’ın biricik ve yegane gerçeklik olduğunun bilincine ermek için yükselen bir hareket olarak tanıttığı; “MUHAMMEDUR RESULULLAH” lafzını, dönüş hareketinin simgecisi, Hz. Peygamber’i Allah’ın vahyi ve ayeti olarak tasavvur edilen gerçekliğin misali diyerek çağlar ötesi bir hakikat tellallığına adanmıştır.

Batı hegemonyası içerisinde, gerçek hürriyeti; ne inkardır ne inziva sadece ilahi iradenin yerine getirilmesi olarak tanıtmıştır. Emin olun ki bizdeki bir çok hoca, ilim adamı kisvesine bürünmüş insanlardan daha çok İslam’ı, Resulullah‘ı, İslam Medeniyeti’ni, İslam şehirlerini; Endülüs’ü ve tasavvufu  savunmuştur. Daha Müslüman olmamış bir adamın, hele ki Komünizm içerisinde en üst derecede olan bir adamın tasavvufu, Allah’ın seni sende öldürüp, kendisinde diriltmesidir demesi ne büyük bir hayranlık ne büyük bir hayrettir.

Elbette sadece İslam’ı tanıtmakla kalkmıyor aynı zamanda mevcut dünya nizamını, Batı hegemonyasını ve Batı Müstekbirlerini de eleştiriyor. Garaudy, İslam sayesinde medeniyetler oluşurken Batı sayesinde tek büyüme alanının sefalet olduğunu, şuan ki dünya nizamının insanları uzaklaştırmaya ve toplumları ayırmaya özendiğini, Batı’yı Ortaçağ karanlığından, barbarlıktan, cahillikten ve canlı cenazelikten İslam’ın kurtardığını, bugünde  gerekli gereksiz her şeyi imal eden ve reklamlarla insanlara bunları vazgeçilemez ihtiyaçlarmış gibi sunan, körü körüne üretip körü körüne tüketen ve tükettiren Batı’yı bu korkunç sapmadan yine İslam’ın kurtaracağını söylemiştir.

Birazda sizlerin bu ana kadar merakını celbeden soruya gelelim. Ne oldu da Garaudy Müslümanlığa yöneldi? Çok uzun zaman önce yaklaşık kırk küsür  yıl önce Garaudy, İstanbul’a geldi ve Yıldız  Sarayı’nda bir konferans vererek katılımcıların sorusunu cevapladı:

Bir gazeteci söz alarak: siz bir Katolik tiniz, sonra komünist oldunuz, şimdide Müslüman oldunuz. Acaba Asya ve Afrika’ya doğru ilerleyecek misiniz yani Brahmanizm, Şintoizm’e doğru seyahatiniz var mı? Diye sordu. Garaudy: O zaman anlatıyım dedi. Ben Amerika’ya eğitim için gittim, oradaki bazı firmalar tonlarca sütü döküyor tonlarca buğdayı yakıyorlardı; rekabeti kaldırmak, tek başlarına zirvede olabilmek için hele ki Dünya’da kıtlık varken. Sonra bundan rahatsız olarak Komünist oldum lakin baktım ki Komünizm de kuru, ruhsuz bir halde idi. İkisini sentezlemek istedim ama yapamadım dedi. Sonra ki zamanlarda bazı olaylardan dolayı benim için vur emri çıkarıldı ve esir edildim. Lakin ben bir askerin göz yumması ile kaçtım. Bu benim çok merakımı celbetmişti, sosyolog olduğumdan da uzun bir müddet düşündüm ve bu yasaklar kalkınca o askeri gelip buldum ve ona neden kaçmama göz yumduğunu sordum.

O asker bana: Ben Müslüman’ım, Allah’ın verdiği cana,  hele ki suçlu olmadığını bildiğim bir cana kıyamam bu benim dinime ve vicdanıma ters dedi. Garaudy: ben o zamana kadar İslam’ı bir aşiret dini zannediyordum. Sonra bazı incelemeler ile merakımı daha da celbetti ve İslam’ı araştırmaya başladım ve Müslüman oldum dedi.

Kıymetli Okurlar !

Garaudy, eşsiz bir araştırma şevkiyle İslam’ı araştırdı ve şu an tahlilini yaptığımız bu kitabı en başta söylediğim gibi Müslüman olmadan yazarak; İslam’ı dirilişlerin müjdecisi, insanlık destanının muhteşem bir anı olarak tanıttı. İslam için; hem maddeye hem manaya hükmetmiştir. İlim Çin’de de olsa gidip bulunuz. İnanmışın  ve kaybolmuşun malı; ilim ve hikmettir diyerek İslam’ın “ ARA ve BUL” dediğini söyleyerek;

HOŞ GELDİN İSLAM! diyordu..

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.