Geçmiş Medeniyetlerin Günümüze Yansımaları: Yazı, Yazı Malzemeleri, Kağıtlar ve Kitaplar

Kitap. Gençlik yıllarımızda ilgi alanlarımızdan bahsederken ve sıralarken mutlaka kitap okumayı eklerdik. Çünkü kendi emsallerimiz içinde bir ayrıcalıktı. Bazı arkadaşlarımız laf olsun torba dolsun diye yazarlar ya da söylerlerdi. Kitap okumak en önemli ilgi alanımdır diye. Belki ömründe bir sahife bile açıp kitap okuduğu vaki değildi ama söylerdi.

Rahatlıkla söyleyebilir ve iddia edebilirim ki kitap medeniyettir. Bunu geçmiş medeniyetlerden günümüze kalan eserlerden öğreniyoruz. Yaptıkları çalışmalar, yazdıkları yazılar ve tarihe düştükleri notlarla yaşayışlarını, sosyal hayatlarını, kanun maddelerini, devlet yönetimlerini, toplumsal durumlarını ve daha birçok özelliklerini anlattıkları ve bize miras bıraktıkları eserlerden anlıyoruz.

Rahmetli babamdan bize miras kalan zengin bir kitaplık var. Bende kendi kitaplığımı oluşturdum. Mütevazı bir kitaplık. Öyle aman aman bir sayı değil ama kendi seçtiğim okumadan da raftaki yerine yerleştirmediğim kitaplardan oluşan, benim hazinem.

Elimde William Gates’in kaleme aldığı Aztek ve Maya Mitolojisi isimli Mitoloji Tarihi Yayınlarından çıkan bir kitap var. Onu ikinci kez okuyorum. Önce üzerinde not almadan okudum, şimdi kitabın sağına soluna boşluklarına notlar alarak yeniden okumaya başladım.

Kitabın medeniyet olduğuna dair en güzel çalışmalardan birisi. Çünkü özellikle Azteklerin anlatıldığı toplumsal sistem ve yapılanma o kadar muhteşem ki. Müthiş çalışkan ve üretken bir kavim. Şehirler kurmuşlar, bu şehirlerde yaşayışları planlamışlar, gençleri ile ilgili yatırımlar yapmışlar, kadınların konumu belli, erkeklerin konumu belli, çocukların eğitimi ile ilgili çok ciddi önlemler almışlar ve tüm bunları ağaç kabuklarından, hayvan derilerinden ya da geniş yapraklardan özel işlemlerden geçirerek elde ettikleri kağıtlara kaydedip arşivlemişler. Kitaplar halinde bir devlet arşivi oluşturmuşlar.

Günümüze kadar gelen kayıtlardan ve elde edilen bulgulardan bu arşivlerin yeri bile tespit edilmiş durumda ancak İspanyolların yoğun saldırıları, medeniyete ve kitaba olan düşmanlıkları, Aztek topluluğuna karşı yaptıkları soykırımlar hem bir milleti, hem de bu milletin tarihine ilişkin birbirinden kıymetli kayıtları yok edip ortadan kaldırmış.

İspanyol papazlar şehirlerin arşivlerini boşaltıp, kurulmuş şehir meydanlarında kitap tepecikleri oluşturmuş ve bunları ateşe vermişler. Böylece neredeyse beş yüz yıllık arşiv kayıtları tamamen yanıp kül olmuş. Medeniyetin sonu da böylece getirilmiş.

Endülüs İspanya’sında da aynı durum yaşanıyor. İspanyol ve Portekizli yağmacılar kurulmuş büyük bir İslam medeniyet ve bilim tarihine ait arşivleri yağmalamışlar ve ellerine geçirdikleri bütün kıymetli eserleri ya yakıp yok etmişler ya da kilisenin görevlendirdiği papazlar marifetiyle çalıp götürmüşler.

Büyük müsteşrik ve İspanyol araştırmacı Alphons Martin “Batının bilimde ve ilimde ilerlemesinin en büyük temelinde yağmacılık kültürü vardır. Özellikle Endülüs İspanyasından çalınan eserlerle batılı bilim adamları o güne kadar hayal bile edemedikleri bir bilim hazinesi kolayca ellerine geçivermiş, onlara ise sadece kopyalamak ve çalmak kalmıştır.” Diyerek yapılan yağmanın ve talanın boyutlarını anlatmaktadır.

Bugün Müslüman ilim öncülerinin yaptıkları çalışmaları incelediğimiz zaman bir zamanlar ilimin ve bilimin bizim dünyamızda nasıl büyük bir merhale katettiğini anlamaktayız. Öyle ki ömürlerini bilim çalışmalarına ve deneylerine veren büyük ilim adamları yaptıkları çalışmaları yine yazdıkları, kaleme aldıkları kitaplar, risaleler ve makaleler yoluyla kendilerinden sonra gelecek olan nesillere miras bırakmışlardır. İşte kitabın ehemmiyeti bir kere daha ortaya çıkmış oluyor.

Elbette kuru bir övüntü olarak söylemek istemiyoruz bunu. Çünkü artık biz bir İbrahim Hakkı, Akşemseddin, Nasireddin Tusi, İbn Sina, Farabi ya da Piri Reis yetiştiremiyoruz. Çünkü ne eğitim sistemimiz böyle büyük ve tarihin akışını değiştirecek ilim adamları yetiştirmeye müsait, ne de toplumsal bilgi anlayışımız bu tip bilim adamlarını kaldırabilecek niteliğe sahip.

Yaşıtlarım çok iyi hatırlayacaklardır. Bir doktor Ziya Özel’imiz vardır. Zakkum bitkisinden Kanser tedavisinde kullanılabilecek özel bir destek ürünü ortaya çıkarmış, yaptığı klinik deneylerle bunu da ispatlamıştı ancak linç edilmiş ve nihayetinde ülkeden kaçmak zorunda kalmıştı.

Her ne kadar kamuoyuna yaptığı açıklamalarda çalışmalarının tıbbi bir ilaç olmadığı yolunda bilgiler aktarsa da gittiği ülkede kendisine sağlanan imkanlarla bu ilaç üretildi ve dünyaya satılmaya başlandı. Yani biz bilim adamı olduğunu söyleyen bağnaz birilerinin karşı çıkmaları ve olayın ehemmiyetine müdrik olamamaları sebebiyle, elimizden bir bilim adamını ve onun ürettiği tüm dünyaya faydalı bir ürünü kaçırmış olduk.

Her yıl yenilenen eğitim sistemimizle birlikte, değişen eğitim, materyaller ve konu ile ilgili kaynak kitaplar maalesef doğru bilgiye, doğru kaynaklardan ulaşmayı hem zorlaştırıyor, hem de karmaşıklaştırıyor. Bu yüzden de sağlıklı ve gerçekten dünya bilim tarihine yön verecek bilim adamları yetiştiremiyoruz.

Kitaplar insanların hayatına dokunan en önemli yönlendiricilerdir. Bu yüzden özellikle ebeveynler çocuklarını yetiştirirken kitaba ve kitabın önemine dair bilgilerle donatmalı, yaşamları boyunca kitaptan kopmadan sürdürebilecekleri bir hayatın kendilerine neler kazandırabileceğini anlatmalılar. Bunu da kitap okuyarak ve kitapla hemhal olarak ancak başarabilirler. Kitaba elini sürmeyen ebeveynin çocuğuna kitapla ilgili bir şeyler öğretmesi de elbette mümkün değildir.

Kitaptan uzaklaşmadan, hayatımıza dokunabilecek kitaplarla hemhal olmak ve onların bize kazandırdığı bilgilerle hayatı yaşanılır kılabilmek umuduyla.

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Bin Atlı Çocuklar Gibi Şendik

Kitap. Gençlik yıllarımızda ilgi alanlarımızdan bahsederken ve sıralarken mutlaka kitap okuma...

Türk Değilse Yüktür

Kitap. Gençlik yıllarımızda ilgi alanlarımızdan bahsederken ve sıralarken mutlaka kitap okuma...

Önden Giden Atlar

Kitap. Gençlik yıllarımızda ilgi alanlarımızdan bahsederken ve sıralarken mutlaka kitap okuma...