Franz Kafka ve Modern İnsanın Metalaşması

“Bir sabah tedirgin düşlerden uyanan Gregor Samsa, devcileyin bir böceğe dönüşmüş buldu kendini.”

Bu cümleyi herkes duymuş veya okumuştur muhtemelen. Cümlenin bu kadar dikkat çekici olması, alegorik anlatımından öte insanları sarsan “acaba” sorusunu sordurtuyor olmasıdır. Acaba biz de böcek gibi bir odaya sıkışıp kalırsak neler olur, acaba bir böcek gibi amaçsız yaşamak bizi özgürleştirir mi? Acaba aldığımız borcu ödememek için bir böceğe dönüştüğümüzü iddia edebilir miyiz? Acaba bir böceğe dönüştüğümüzde kolay yollardan para kazanıp hayatımızı sürdürebilir miyiz?

Herkesin bir şekilde dolaylı olarak da olsa bu sorulara cevap aradığı dönemler olmuştur. Günümüz dünyasındaki birçok kişi böceğe dönüşen Gregor Samsa rolüne bürünmüş durumdadır. Hiçbir şeye yetişemeyen, ne yaparsa yapsın başta ailesi olmak üzere kimseyi memnun edemeyen, para yetiştiremeyen, zaman bulamayan, iktidar mekanizmaları altında ezilen, sürekli kendini ruhsal olarak çöküntü içinde hisseden günümüz dünyasında herkes bir Böcek Gregor.

Fransız varoluşçu filozof Gabriel Marcel’e göre, modern toplumlarda, insan yerine getirdiği fonksiyonu ile özdeştirilmektedir. İnsanın değeri, yaptığı işe eşdeğer görülerek onun insan olarak ontolojik itibarı göz ardı edilmektedir. Bu nedenle insan, sadece toplumun fonksiyonel parçaları olarak kavramlaştırılmıştır. Bu insanlar, birer makine gibi görüldüklerinden mümkün olduğunca çok çalışmaları için yönlendirilirler. Modern toplumlarda insanın fonksiyonuna indirgendiğini düşünen Marcel, bireyin sadece yaptığı işle tanımlanamayacağını iddia eder. Çağımız dünyasında modern toplum teknolojiye yalnızca üretim açısından değer vermekle kalmaz bununla birlikte teknoloji tarafından üretilen nesnelere insanlara gösterilmesi gereken saygıyı da verirler. Bu bakımdan çalışan işçi statüsündeki herkes birer makine muamelesi görür (Cevizci 1997: 711).

Gregor’un evine gelen firma temsilcisi de Gregor’un değerini sadece yaptığı işle eşdeğer görmekteydi. Modernliğin temel parametrelerinden biri de kapitalizmdir. İktisadi olguların sosyolojik yönüyle ilgilenen Max Weber’e göre, kapitalist sistemde birey duygusal özelliklerinden koparılmakta, soğuk ve katı bir varlığa dönüştürülmektedir. Bu nedenle modern toplumlarda birey, bürokratik yapının zincirine vurulmuş gibidir. Her türlü şahsiliğini rasyonel bürokrasi sonucunda yitiren birey, modern kapitalizmle birlikte insanlıktan çıkmaktadır (Aydın 2010: 25-30).

Weber’in bakış açısıyla düşünüldüğünde Gregor Samsa’nın, asıl böceğe dönüşmeden önce insanlıktan çıkmış olduğu söylenebilir. Çünkü patron, Gregor’un bireysel tercihlerine ve duygularına kayıtsız kalıyor onu soğuk ve katı bir varlık olarak düşünüyordu. Önceleri eve para getiren kişi Gregordur. Böceğe dönüştükten sonra kız kardeşi bu rolü yerine getirdiği için artık Gregor’a ihtiyaçları kalmayacaktır. Görülüyor ki, aile içindeki ilişkileri para belirlemektedir. Bu bağlamda düşünüldüğünde eserde, paranın modern toplumlarda her şeyin önüne geçtiği, toplumsal ilişkileri de doğrudan etkilediği mesajı verilmektedir.

Franz Kafka genelde toplumun kalıplaşmış, işlevini çoktan yitirmiş, bilinç düzeyinde başkaldıran bireyin tragedyasını çarpıcı biçimde dile getirir. Gregor Samsa’nın başkalaşması, bir böceğe “dönüşmesi”, salt bir çarkın kaskatı dişlisi, eleştirmeyen, ama yalnızca “boyun eğen” bir toplumbireyi olmaktan çıkma anlamını taşır; böylece böcekleşen’in yazgısı, elbet toplumca dışlanmakta ve çoğunluk tarafından kabul görmeyecektir. Her şeyin çıkar üzerine kurulduğu ve insanın insan olmaktan çıkartılarak hiçleştirilmeye çalışıldığı bir dönemin tam ortasında, insanoğlunun bu değişimini çarpıcı bir şekilde fiziksel başkalaşımla somutlamaktadır.

Eserde yabancılaşma konusu da dikkat çeker. Gregor, sadece ev ile iş arasında geçen hayatında kendine, ailesine ve topluma karşı yabancılaşmıştır. Yabancılaşma, iletişim kopukluğuna da sebep olmuştur.(Tükel,2012: 34-50)

Kafka'yı anlamak elbette zordur. Onun yaşadığı Çağa yönelttiği eleştiri ve başkaldırı günümüzde de varlığını sürdürmektedir. Böcek olmak sadece sorumluluklardan kaçmak değil bizzat o sorumluluğun bilinciyle yüklerin altında ezilmenin de birer sembolüdür. Günümüz dünyasında insanın kendini yeterince özgür hissedememesi sadece siyasi otoritenin baskısı ile değil sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle sanal gücün bizi egemenliği altına almasıyla da gerçekleşmiştir. Farkında olmasak da sosyal medya bize neyi yapıp yapmayacağımızı, neyi giyip giymeyeceğimizi, neyi yiyip yemeyeceğimizi gibi konularda üzerimizde hüküm sürmektedir. Hatta ilişkilerin nasıl olması gerektiği, mutlu olmanın yolları, kolay yollardan para kazanma gibiolgular geliştirerek boyun eğen böcek Gregorların klonlanmaya çalışıldığı görülmektedir.

Tüm bu olanlara rağmen insan özünü kaybetmediğinde, ruh dünyasını dengede tutmaya çalıştığında, çıkar ilişkisi yerine insani ilişkiler geliştirdiğinde, paranın meta olmaktan çıkartılarak sadece araç olmaya başladığında böcek rolü fazla benimsenmeyecek ve böylelikle önce birey sonra toplum yeniden canlı inançlı, özgür, ahlaklı bir yapıya bürünerek yeni bir “Dönüşüm”ü başlatmış olacaktır.

KAYNAKÇA

1.Aydın, Derya Güler (2010). “Kapitalizmde Bireyin Sorgulanması: Yabancılaşma ve Demir

2.Cevizci, Ahmet (1997). Felsefe Sözlüğü. Ankara: Ekin Yayınları.afes”. Amme İdaresi Dergisi 43 (2): 17- 32.

3.Kafka Franz.(1915)”Dönüşüm”, Epsilon yayınları,İstanbul, Kasım 2016

4. Tükel, İrem (2012). “Modern Örgütlerde Yabancılaşma ve Kafka’nın “Dönüşüm” Romanının Bu Bağlamda Analizi” Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi 2 (1): 34-50.

(1) Yorum
  • Kaleminize sağlık. Alıtılama yapmanız güzel olmuş yazara saygı açısından. Ancak yazıya bağlı kalınmış daha çok kendi ifadelerinizi yazı diline sohbet havasında aktarırsanız daha iyi olacağı kanaatindeyim.

Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Parçalı Umutlu

“Bir sabah tedirgin düşlerden uyanan Gregor Samsa, devcileyin bir böceğe dön&uu...

Laal Singh Chaddha’nın Düşündürdükleri

“Bir sabah tedirgin düşlerden uyanan Gregor Samsa, devcileyin bir böceğe dön&uu...

Nesrin Abla ve Huzurun Kokusu

“Bir sabah tedirgin düşlerden uyanan Gregor Samsa, devcileyin bir böceğe dön&uu...