Sıradaki içerik:

Gece Vardiyası – 4

e
sv

Emanet

avatar

Merve Topal

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 1 dakika)

Ben hep bir emanetmiş gibi durdum bu hayatta. Nereye gidersem gideyim ertesi gün sahibine teslim edilecekmiş edasıyla diken üstünde, öylece… Konuşsam, derdimi açsam kim anlardı ki beni? Şairin: ‘‘Ağlasam sesimi duyar mısınız mısralarımda?’’ dediği gibi tam da.

Yaşı kemale ermiş dostlarım tarafından defalarca ikaz edilmiştim oysa. ‘‘Seni de kullanıp bir kenara atarlar.’’ dediler de hiç inanmazdım. İnanmak istemedim aslında. Çünkü en yakınındayım hep onun, başını yaslayacağı bir omuz olamadıysam da gözyaşlarına banıp banıp ıslanan kirpiklerin ucunda birikip de dökülemeyen yaşlarını mesela, bilirim ben. Bir bebek gülüşü gibi saklı duran bakışların fark edilmediği gözlerin sahibini bilirim.  Söylenecek onca söz varken dilin ucuna gelip de çıkarılamayan, boğazda düğüm düğüm olmuş nice sözcüğün ağırlığını bilirim. Bu kadar mı peki? Asla!

Beni sırtımdan vuranlara rağmen geceleri bir kıyıya köşeye çekilip sessiz sessiz gün doğumunu beklerken rüyalarda bile köşe bucak arandığımı bilirim. Kalbe giden güzergâhın benden geçtiğini, beden ülkesinin dış dünyaya açılan kapısı olduğumu bilirim. Beni tanımadıkları için bilmezler, bir bakışta adamın röntgenini çektiğimi, insan sarrafı olduğumu. Bunun yanı sıra küçümseyici ve alaycı bakışlara karşın dağ gibi dimdik duruşumu; içime atıp da hüznümü, dışarıya güllük gülistanlık olma mecburiyetinde kalışımı… ‘‘Uzak mı, yakın mı seninki?’’ sorularına ‘’Görebildiğiniz kadar yakın, hissedemediğiniz kadar uzak.’’ cevabını her defasında yutuşumu…

İşte böyle şahit olarak geçti bir ömür; yargılamadan, kurcalamadan sadece seyrederek. Bu denli uzaklığa rağmen yine de bir babayiğit çıksa karşıma, tarifini sorsa hayatın ‘‘Yarım bir battaniye gibidir.’’ derim. ‘‘Üstüne çekersin, ayakların üşür. Ayaklarına çekersin, kolların üşür.  Ne tarafa çekersen çek, hep bir yanın açıkta kalır.’’

Sorsanız bir çerçeve, iki de merceğim var. O halde niçin başıma konmuş da ani bir hareketle uçup gidecek bir kuş misali yaşadım bu hayatı? Dedim ya, ben emanet gibi durdum bu hayatta ve şimdi dört duvar arasına mahkûm edildim. Ne de olsa damdan düşenin halini damdan düşen anlar.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.