Duraklar

Durakta beklerken önümde bir at arabası eğlendi. Fayton gelmesin aklınıza, öyle süslü püslü değildi araba kısmı. Bildiğimiz tahtadan dikdörtgen bir tekne hafifçe yükseltilmiş ve sırıklarla desteklenmiş ola ki fazla yük yüklenirse diye. İçinde kasa kasa şeftali vardı. Nizami olarak dizilmiş, iri, dışı sert, içi sulu, pembe, alacalı şeftaliler.

Seyretmeye başladım kasadakileri. Nereden, hangi köyden, hangi bahçeden koparılmıştı acaba? Ne şanslılardı bunların sahipleri. Dilediği zaman, dilediği kadar şeftali yiyebilme ayrıcalığına sahiptiler. Buralarda meşhurdu gerçi şeftali bahçeleri, ihraç da yapılıyormuş duyduğuma göre. Bizim eve neden böylesi ithal olmuyor acaba? Bize gelenler ufak veya sarıca, yarık yarık kırmızıya boyanmış. Sanki kendini güneşten sakınmış gibi. Haliyle tadında da bir eksiklik, bir olmamışlık var.

Evin buzdolabında bekleşen ufak şeftalileri düşünürken at bir yandan saman yiyor bir yandan kuyruğunu sallıyordu keyifle. Kuyruğunu salladığı yerde de atın tersinin olduğu, hamak gibi bağlanmış kırçıl kumaşın içinde bir birikinti var. Yollara saçılmasın diye yapılır. At saçaklı kuyruğunu o birikintiye daldırıp yukarıdan aşağı şeftalilerin üzerine sakince ya da hışımla indiriyor. Hayvan tersi gübre olarak değerlidir evet ancak at, kuyruğunu fırça yapıp ne var ne yok sıvayınca şeftalilerin üzerine bu değer de silindi gözümden. Yavaş yavaş şeftalilerin kıymeti de azalmaya başladı.

Adam belli ki halden almış kasaları, manava götürecek. Nakliyecilik yani yaptığı. “Abi bunlara atın pisliği bulaşıyor böyle. Az geri çek kasaları ya da şu şeyleri döküver bir yere” desem mi acaba gelince diye geçirdim içimden. Manavda ışıl ışıl ışıldarken bu şeftaliler, ben biliyor olacağım az evvel başlarına gelenleri ama alanlar bilmeyecek. İyi yıkamaları gerek, sirkeli suda bekletseler iyi olur. Göz görmeyince gönlün de aklına nereden gelsin böyle bir şey. Ona kaldıysa yiyeceğin serüveninde bakalım başına neler geliyor? Ne malum o şeftalileri toplayan o ırgatların canı burnuna gelmişken sıcaktan bir köşede burnunu karıştırıp sonra da işe devam etmediği?

İğrençliğin diplerinde dolaşırken çıkageldi adam. Bağıra çağıra yarım kalan lafını tamamlamaya çalışıyordu. Aceleden de terler akmıştı alnından. İzlemeye devam ederken ben, kırbacı şaklattığı gibi atın hareket etmesi bir oldu. İyi ki gitti.

Önümdeki ırmağın manzarası açıldı gidince. Demir korkuluklardan bakabilirdim ırmağa. Irmak da iki beton arasına hapsedilmiş maalesef. Utanmasa bu medeniler mazgalla kapatırlar üstünü. Toprağını özlemez mi bu ırmak, sarılmak istemez mi toprağa? Bir ağaç bırakmamışlar ki kenarda salsın suya dallarını, yapraklarını. Irmak demeye dilim varmıyor sonra ağaçsız, gölgesiz ilerleyen bu suya.

̶ Yine mi buradasın? Bari haber ver gideceğini.

̶ Not bırakmıştım, okumadın mı?

̶ Telefona mesaj atabilirdin, notu nereden bulayım.

̶ Uyuyordunuz hepiniz. Sıcaktan sızmış kalmışsınız gündüz vakti.

̶ Sen de ilk fırsatta buraya geldin…

̶ Seviyorum burayı, etrafı seyrediyorum.

̶ Gelip buraya dakikalarca oturup kafanda bir şeyler kurup duruyorsun. İnsanlar senin hanım neden durakta bekleyip otobüse binmiyor, gene orada boş boş oturuyordu deyip duruyorlar bana.

̶ Burası benim seninle...

̶ Tamam tanıştığımız yer ama insanlara garip geliyor işte şu halin. Eline bir defter al, yazacaksan burada yaz bari.

̶ O zaman da ne yazıyorsun diye soracaklar bana ya da sana. Daha da garip gelecek yaptıklarım. Bir de biraz çekiniyorum ortalık yerde yazmaktan.

̶ Hadi gidelim hadi.

̶ Geçen bir mezarlık gördüm,

̶ Eee… yer mi alacaksın?

̶ Yok ondan değil. Bir bank koymuşlar içine.

̶ Hah, şimdi anlaşıldı. Yeni durağın mezarlık mı yani?

̶ Sanırım öyle. Çok heyecanlandım bankı görünce, tam seyirlik olmuş.

̶ İyi, durağı anladık, tanıştığımız yer de mezarlık niye?

̶ Asıl kavuşacağımız yer orası biliyorsun, söyletme bari.

̶ Son durak diyorsun yani.

̶ Sevmesem de o ifadeyi dünya için evet, öyle.

̶ Gel hadi gel, gidelim.

̶ Tamam,ama buraya yine geleceğim sonra, anlaştık mı?

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Şemsiye

Durakta beklerken önümde bir at arabası eğlendi. Fayton gelmesin aklınıza, öyle s&uum...

Gülden Terazi

Durakta beklerken önümde bir at arabası eğlendi. Fayton gelmesin aklınıza, öyle s&uum...

Sen Güle Bakıyorsun

Durakta beklerken önümde bir at arabası eğlendi. Fayton gelmesin aklınıza, öyle s&uum...