Dost Tavsiyesi

Yıllardır süregelen bir tartışma mevzusudur eğitim serüvenimiz, sistemimiz, mecramız. Ve yıllardır eğitimle alakalı bir ilerleme sağlanamadı desek sanırım yanılmış olmayız. Fiziki şartlar, iyileştirmeler bahs-i diğerdir. Eğitimimizin niteliği, kalitesi, yerliliği gibi yönleri hep eleştiri konusu oldu, olmaya devam ediyor. İsmail Kılıçarslan’ın tabiriyle bu burada dursun.

Ortaokul ile birlikte okuyacak, okuma hevesi olan, okuma kapasitesi, potansiyeli taşıyan çocuk kendini belli eder. (Allah her insana ayrı bir marifet, yetenek bahşetmiştir. Okumayan, okuyamayan kişi nakıstır, yeteneksizdir gibi anlaşılmasın söylediklerim.) “Okumak”tan kastım üniversite talimi ve akabinde aldığı talim neticesinde gerek kamu, gerek özel sektörde mesleğini icra edebilmeye yönelik alan…

Bizim ülkemizde enteresan bir durum var. Herkes "çocuğum okusun, masa başı bir işe girsin, zahmet nedir bilmesin" düşüncesinde. Eyvallah, çok güzel, herkes ister çocuğunun eli soğuk sudan sıcak suya girmesin ama “moda” tabirle “öyle bir dünya yok”!

Okuyacak çocuk, azminden, meylinden belli olur. Okuyanı, teşne olanı okutmalıyız, okuması için elimizden geleni yapmalıyız tabii. Ancak oku(ya)mayacak olanı sırf diploma sahibi yapmak için fiziken okula götürüp getirmeyelim. Gerek aileler, gerek devlet (12 yıllk zorunlu 4+4+4 sistemi çocuklarımızı vasıfsız diplomalı yapıyor) bu yanlıştan dönmeli. Bir enkazla karşı karşıya kalmamıza çok fazla zaman yok.

Verin çocukları sanayiye, berbere, terziye, tornacıya, mobilyacıya, tesisatçıya bir meslek, zanaat öğrensin çocuklarımız. Ama vaktinde! Hem kendi ayakları üzerinde durma ehliyeti, tecrübesi kazansın, hem ailesine ve ülkesine katkısı, katma değeri olsun. 10-15 yıl sonra bir araç tamir ustasının, tesisat ustasının, torna ustasının, mobilya ustasının vs. itibarı, ekonomik kazancı bir profesörünkinden aşağı olmayacak. Bu eğitim sistemi ve anlayışla devam edersek 10-15 seneye kalmaz, araba tamir ettirmek için randevu almak zorunda kalırız, hem de bu günün 10 katı fiyatla... Bu emsal, diğer meslek ve zanaat kollarına da teşmil edilebilir.

Bir üniversite sınavını daha geride bıraktık malûm. Sorular çok zordu kolaydı derken sonuçlar açıklandı. Sonuçlar da malûm! Yetmedi bir de barajı düşürdük. Bu tür popülist adımlar hayrlı, faydalı, çocuklarımızın iyiliğine adımlar değil.

Her yere üniversite açarak iyi mi yaptık, kötü mü yaptık onun da irdelenmesi lazım. Herkesi diploma sahibi yapalım, üniversite mezunu olsun dedik. Neticesi ne oldu peki? Söküğünü dikemeyen terzi dolu sokaklar!

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Çocukla Konuşmaya Dair

Yıllardır süregelen bir tartışma mevzusudur eğitim serüvenimiz, sistemimiz, mecramız. Ve y...

Görme Engelliler İçin Beyaz Bastonun Önemi ve 15 Ekim Dünya Beyaz Baston Günü

Yıllardır süregelen bir tartışma mevzusudur eğitim serüvenimiz, sistemimiz, mecramız. Ve y...

Kur'ân Kıssalarının Tekrarındaki Hikmetler

Yıllardır süregelen bir tartışma mevzusudur eğitim serüvenimiz, sistemimiz, mecramız. Ve y...