Diriliş Yurdunda Amel Etmek

‘Çalışmak’ kavramının fiziki sınırları içerisinde kalmadan daha geniş bir yelpazeden meselenin ağırlığı üzerine düşünelim. Çalışma eylemini gerçekleştiren fail olan insan, çeşitli yeteneklerle donatılmıştır. Bu yetenekler başta temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere onun çalışma kabiliyetine yardımcı olması açısından yaratıcısı tarafından lutfedilmiştir. Temel ihtiyaçlarını karşılama gerekliliği varoluşu gereği insana çalışma, üretme yani hayatını imar etme sorumluluğu yükler.

Çalar saati iş saatine kuruluydu, aceleyle uyandı, kahvaltısını bile yapmadan apar topar evden ayrıldı. İş yerinde gerekli toplantılar, aramalar, çeşitli koşturmacalar mesai saatlerini doldurmaya yetiyordu. Daha fazla para için daha fazla mesai yapıyordu, eve gittiğinde çalışmalarına devam etmesi onu dünyanın efendisi yapıyordu. Sevdiklerine ayıracağı vakitler onun için zamanından bir parça çalmaktı. Acaba hiç kendine sormuş muydu, ileride bunca çabalarım sonucu başarılarımla(!) tek başıma mı kalacağım yoksa başarımı paylaşacak sevdiklerimin de yanımda olmasını istiyor muyum? “Peki çabalarımızı daha eğlenceli kılabilir miyiz? Bugün bilim ve teknolojiyi dünyanın efendisi olmanın araçları olarak görmekteyiz. Fakat dünyanın efendisi olmak için mücadele eden benlik, yalnızca olayların yüzeyinde titrek bir ışıktır. Çevremizde fışkıran yeni teknolojiler amacımıza hizmet eden icatlar gibi görünürken hem onlar hem de biz sonu olmayan bir oyunun hamleleriyiz” der John Gray “Saman Köpekler” kitabında.

Çalışmak değil, yaşamı imar etmeyen çalışmak insanı korkutmalı. Yaşamlarını gayesizleştirenler, yaşamlarını imar etmeyenlerdir. İnsan muğlak anlam ağı içinde yaşamının mutlak anlamını arayan bir yolcudur, yaşamını amelleriyle imar eden bir yolcu. Çalışmak bir iş yükü değildir; para kazanmak hiç değildir. Çalışmak dünyadaki nasibini çabana bağlayan diriliş yurdunda amel etmektir.

Çalışmanın asaleti, niyet ve ameldedir. Niyetler ne ile beslenirse amellere o yönde doyum sağlanır. Bu kişinin şahsi sorumluluğudur. Sosyal hayatı düzenleyen hukuki ve ahlaki normların insan yaşamını inşa edici özelliği vardır. Çalışma hayatının gerektirdiği sorumlulukları ahlaki değerlere dayandıran insan, onurlu bir varoluş sergileyecektir. Çünkü insanoğlunun hayvanattan farkı değerlere sahip olmasıdır, bir ahiret inancına sahip olmasıdır. Sadece bu dünya için çalışıp zamanından çalan insan değil, yaşam mücadelesi içinde bugününü düne göre ziyan etmeden, dünya-ahiret dengesini kuran insan yaşamını çalışarak inşa edebilir, kanisindeyim. ‘Samanyolunda Ziyafet’ eserinde merhum Sezai Karakoç dünya-ahiret telakkisini şu cümlelerle ifade eder: “Kur’an’ın inişiyle, dünyaya, öteki dünya da inmiş oldu. Kur’an’ın aşınmaz lehimi ve kaynağıyla müslümanın ruhunda iki dünya kaynaşmış ve birleşmiş oldu.”

Alıp verdiği nefesi yaşamak zannetmek ne büyük yanılgı, yaşamaya nefes olabilecek hayret’leri çoğaltmak varken. ‘Şimdi Şehir İçin Kalp Zamanı’ kitabında hayatın özüne bağlılık sayesinde hayret ettiğimizi şu cümlelerle ifade eder Kemal Sayar: ““Hayret” bir var olma tarzıdır; bir duruş, bir hissetme biçimidir. İnsan, varlığın çağıltısı karşısında büyülenerek hayretle bakar. Bir karıncaya, bir ağaca, bir insana hayretle bakabildiğimiz zaman hiçbirini incitmek istemeyiz.” Yaşamın bu sayısız hayret’ler geometrisi içerisinde insanın durağan olması mümkün değildir, çünkü dünya hareket yurdudur. Bu hareket içinde tembellik göstermek dünyanın afyonudur, aklıselim insanın çalışıp Allah’a dayanması onun kutlu fethi olacaktır. İnsan hem tarihe bakmıyor mu ki sanatı olmayan ve çalışmayan bir peygamber gelmiş mi?

Fikir işçisi ve gönül işçisi olan her bir insana ‘Kasas Suresi’nin 77. ayetini mealen aktarırken cümlelerime son vermekteyim: “Allah’ın sana verdiğinden âhiret yurdunu kazanmaya bak ve dünyadan nasibini unutma! Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de insanlara ihsanda bulun…” Sadakallahu’l-azîm.

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Yerin Altındakiler, Üstündekilerden Çok

‘Çalışmak’ kavramının fiziki sınırları içerisinde kalmadan daha geniş bir ...

Boşluk

‘Çalışmak’ kavramının fiziki sınırları içerisinde kalmadan daha geniş bir ...

Hayali Olmayanın Hayatı Var Mıdır?

‘Çalışmak’ kavramının fiziki sınırları içerisinde kalmadan daha geniş bir ...