Sıradaki içerik:

Mamafih

e
sv

Deprem Gerçeği

avatar

Serdar Üstündağ

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 2 dakika)

Ülkemizin deprem kuşağında bulunması hasebiyle zaman zaman farklı şiddetlerde depremlerle sarsılıyoruz. Her ölüm hadisesini, ruhları kabzetmekle vazifeli melek olan Azrail yerine farklı sebeplere bağladığımız gibi deprem hadisesini sadece fay hatlarına bağlamak eksik bir yorum olacaktır. Elbette her vakanın görünen sebepleri olacaktır. Fakat bu sebepler bizlere mutlak Hâkim olan asıl müsebbibi unutturmamalıdır.

Gün geçmiyor ki bir bilim adamı ismi zikredilerek “şu depremi önceden bildi” “falan Prof. falan yerdeki depremin meydana geleceğini önceden tahmin etti” haberlerine rastlamayalım. Peygamber Efendimiz (sav) on dört asır öncesinden bizlere kıyamete yakın zamanda depremlerin çoğalacağını, toplu ölümlerin artacağını zaten bizlere haber vermiştir. Tedbir alalım, günahlarımıza tevbe edelim, evlerimizi sağlam inşa edelim, depreme karşı gerek mimari gerekse çevre faktörlerine dikkat edelim diye. Fakat bizler her ne hikmetse haberleri bizzat Allah tarafından vahiy yoluyla alıp bize bildiren en doğru habercinin isminden çok; bilgileri doğruluk derecesi önceden kestirilemeyen ve bir tahminden öteye gidemeyen bilim adamlarının isimlerini zikreder olduk. Kesinlikle bilimi küçümsemek değil kastımız, zira biliyoruz ki bilim önemlidir, bilimsel veriler değerlidir. Fakat şunu da biliyoruz ki o kadar yüksek teknolojik aletin kullanıldığı meteoroloji bile çok kere coğrafik konumu ve şehirleşme yapısından dolayı İstanbul hakkındaki hava tahminlerinde bile hâlâ tam isabet kaydedemiyor.

Elbetteki bizler hemen her konuda olduğu gibi deprem, sel vb. doğal afetlere karşı tedbir almalıyız, muhtemel bir depreme karşı her türlü hazırlığımızı yapmalıyız. Fakat Allah’ın takdir ettiği bir depreme karşı acizliğimizi görüyoruz. Küreselleşen dünya denkleminde süper güç olan devletler bile o kadar zenginliğine, teknolojik üstünlüğüne, sair dünya devletlerini tahakküm altına aldıkları ekonomik ve askeri gücüne rağmen 7 ve üstü şiddetindeki bir depreme karşı yapacakları pek bir şey kalmıyor.

Bazı meclislerde geçmişte helak edilen kavimlerin anlatıldığı ayetleri örnek olarak aktardığımızda açıklamalarımızı bilimsel bulmadıkları daha doğrusu inanç kaynaklı cevap verdiğimiz için bizi suçlayanlar oluyor. Allah (c.c) Kurân-ı Kerim’de bizlere şiddetli depremle sarsılan ve helâk edilen kavimlerin kıssalarını ayetlerle bildirirken bizden ne yapmamızı istiyor? İbret almamızı, depremle helak edilen kavimlerin düştüğü hatalara/günahlara düşmememizi istemiyor mu? Nihayetinde hem dünya hem de kâinat içerisindeki bütün melekler, insanlar, cinler, hayvanlar, bitkiler ve bütün canlılar kıyamet ismi verilen zaman aralığında İsrafil Aleyhisselam’ın Sûr’a üflemesiyle şiddetli bir deprem sarsıntısıyla yüz yüze gelmeyecek mi? O halde her meselede bizler de hadiselere Allah’ın bakmamızı istediği yerden bakmalıyız ki Allah’ın görmemizi istediği noktaları görebilelim. Bu durumda yaşanılan bir depremi hemen o bölgedeki insanların işlediği günahlara bağlamak doğru değildir.

Bir deprem oldu ve beş katlı bir bina yerle bir oldu diyelim. O binada bir katil, Allah’ın bir veli kulu, masum bir bebek ve sıradan bir mümin enkaz altında hayatlarını kaybetti farz edelim. Bu durumu nasıl izah etmek gerekir? Eğer birisi çıkıp da “Deprem olsa olsa işlediği günahlardan dolayı bu binadaki kişilere isabet etti” derse, “burada masum bir bebek, Allah’ın veli bir kulu da vefat etti bu nasıl olur?” deriz. Eğer bu deprem ve yıkımı, “doğal afette iman üzere ölenler şehit hükmündedir” Hadis-i Şerif’i doğrultusunda değerlendiren olursa “Burada bir katil de öldü” deriz. O halde bu dünyada yaşanılan imtihanlar, uğranılan musibetler, bir beldede yaşayan insanlara toplu halde gelse de herkesin kendi durumuna göre ayrı karşılığı vardır deriz. Bina yıkıldı ama can veren kişiler hayatta oldukları sürece yaptıkları amellere göre ayrı ayrı değerlendirilir. Allah bizleri başta deprem, sel olmak üzere bütün doğal afetlerden muhafaza buyursun. Vesselam…

Serdar Üstündağ

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.