Sıradaki içerik:

Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Kurucusu: Mehmet Emin Resulzâde

e
sv

Dem-i Mahur

avatar

Arslan Karadayı

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 1 dakika)

Sınırları burnuyla çizen köşedeki kişiye diyecek söz kalmadı.
Ziyanı kendi tılsımında bulacak.
Zahir vehmini hüsnü zanna inkılap ettirecek bir yürek dirayeti ile selamlanmış nice arguvan püsküllü minderin,
bozkırlara serilmiş çakıl taşları ile doldurulması akabinde,
vicdan ve izan ikliminde bir feryat koptu.
Bakırcılar çarşısı kadar naif olmasa da kalay sesleri,
birkaç emaye soba borusu bilgece anlattı olan biteni.
Kaffandan bihaber olandan kefesinde ne beklenirse,
o kadar bekledi kefareti abra ehli cümle attat…
Edeb ya Hu!
Yamaçlarında irin akan dağları mı olsun ister,
kestane karası fırtınasından hülasa edince vakıa?
Odunları toplamış gelirken bir ormancı,
Yarasa seyirtti gecenin şafkında.
Perdelerinden lila renkli hatıralar akarken şu ıssız evin,
Nehir içre bir hürriyet balığın göz ruhu şahikasına tırmandı.
Takvimde güneşten gayrı ne ettiyse edici,
Zindanı da kırları da mevsimlere sırladı.
Zakkum ağaçları açtı begonya bahçelerinde,
Akasya ağaçları altında ikindi selam ederken,
Çay düştü toprağa evveli baki bir mahur demde.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.