Çocukların Gözleri

24 Şubat’ta dünya yeni bir savaşa uyandı.
Rusya, sudan sebeplerle Ukrayna’ya saldırdı. Bir anda Avrupa savaş alarmına geçiverdi. Otoriterler: “Rusya’nın bu işgâl girişimine ihtimâl vermiyorduk” diye konuştular. Rusya’ya yaptırımlar uygulamaktan bahsediyorlar, koca şirketler bir bir Rusya’dan çekiliyorlar… Rusya için bu yaptırımlar o kadar etkili oldu ki; savaşı bir anda bıçak gibi kesiverdi… Demeyi çok isterdim ama maalesef… Rusya Ukrayna’da ilerlemeye devam ediyor.

Dünyada ülkeler bazı hayvanlarla sembolize edilir. İngiltere aslanla, ABD beyaz başlı kartalla, Türkiye’de hâli hazırda resmi olarak böyle bir şeyden bahsedemeyiz ama kadim zamanlarda çift başlı kartalla, kurtla sembolize edilmiş. Rusya da ayı hayvanıyla sembolize ediliyor, ayılardan özür dilediğimi belirtmiş olayım.

Ben kısaca bu yazıyı yazma sebebimden bahsedeyim:
Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı işgâlin ilk günü akşam saatlerinde gördüğüm bir videoda Ukrayna ordusuna katılan Ukraynalı bir baba kızına ve eşine gözyaşlarıyla veda ediyor. Babalık damarımla belki; çok etkilendim bu görüntüden. Sonradan onedio gibi büyük mecralarda bu; Donetskli bir baba Ukrayna ordusuna katılıyor diye tevilli bir şekilde yayınlandı ama sorarım size ne fark eder? Sonuçta bir sabah bombalanan ve gündüzünde ailesinden ayrılmak zorunda kalan çaresiz bir baba var… Yazımın asıl sebebi budur.

O bakışlar, o gözyaşları sadece Ukrayna’yla sınırlı değil… O bakışlar yıllardır Irak’ta, Suriye’de; ta öteye gidersek Afganistan’da ve Filistin’de, Azerbaycan’da, Doğu Türkistan’da var. Çocuklar ailelerini kaybetmiş. Anne-babalar evlatlarını kaybetmiş. Kimileri sakat kalmış, kimilerinin her şeyi yerli yerinde ama tecavüze ve çeşitli zulümlere uğradıkları için aklını kaybetmiş… Berbat bir dünyada yaşıyor, ayakta kalmaya çalışıyoruz onca pisliğe rağmen!

Zaman zaman büyüklere ait eski eserleri okuyorum. Onlar da dünyanın âdiliğinden, zulümlerinden bahsediyor. Hatta Hz. Ali bir hutbede ‘dünya çok kötü’ oldu diyor. Cafer-i Sadık (r.a); dünya insanlarının kötülüğünden dolayı kendini insanlardan ayırmış. Müzekki’n-Nüfûs sahibi de eserinde insanların arasından koparak hiç konuşmamalı diyor. Bu yazıyı yanlış anlayacaklar olmasın diye şöyle bir açıklama getireyim: Buradaki kopma, sûfilik gayretiyle değil; insanlığın yol açtığı zulümden dolayı… Eşrefoğlu, suskunluğu tavsiye ediyor. Ben de bu satırları okurken kenarına şöyle bir not bırakmıştım:
“Ya Hazret-i Pîr! Sen bu kitabı 5-6 asır önce yazmışsın da böyle diyorsun. Peki 2020’li yıllarda biz n’apalım?!”

Sözün kısası dünya o zaman da güllük-gülistanlık değilmiş ama şu son 100 yılda dünyanın şirazesi tamamen kaymış durumda! Acılar bile beğenilmiyor ve bazı makamlar, bazı meslek grupları, bazı örgütler acıyı ve acı çekenleri bile sınıflandırıyor! Nitekim Avrupalılar; beyaz tenli, renkli gözlü Avrupalı çocukların bu duruma düşmesini gözyaşlarıyla anlatıyorlardı! Yuh sizin ervahınıza!
Halbuki yukarıda anlattığım; babasından ayrılan çocuğun bakışıyla Ümran bebeğin korku dolu bakışı arasındaki ne fark var? Ukrayna’da otobüslere doldurularak güvenli bölgeye giden anne ve çocukların gözlerindeki ümitsizlikle Afganistan’da yaşamak için benzin tankerlerine, yük kamyonlarına sığışıp gitmeye çalışan çocukların gözlerindeki çaresizlik arasında ne fark var? Çocuklar rol yapamazlar. Korkunca hep beraber aynı ifadeyi taşırlar gözlerinde, sevindiklerinde de hep beraber aynı sevinci büyütürler gözlerini…

Dünya kötü…
Hani bir söz var ya; ne derece doğru bilmem ama son zamanlarda sıkça söylüyorum:
“Hayırlısıyla bir öleydik!” Bu zulümler bir yumru gibi boğazımızda takılı ama sadece devlet büyüklerimizin diplomasi ve telefon trafiği hariç hiçbir şey yapamıyoruz. Şu anda bu yazıyı yazarken Rusya-Ukrayna arasında görüşmelerde mesafe kat edildiği haberleri var ama bir yandan Rusya’nın Ukrayna’nın şehirlerinde saldırılarına devam ettiği de var. İlginç değil mi?

Son söz:
Çocukların gözlerine acı, korku, keder ve çaresizlik değil; sevinç, coşku, mutluluk ve ümit yakışmalı. Çocukların sesleri korkudan ve acıdan ağlamakla yitmesin; anne-babalarının kollarında kahkahalarla gülmekten çağıldasın…

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Yerin Altındakiler, Üstündekilerden Çok

24 Şubat’ta dünya yeni bir savaşa uyandı. Rusya, sudan sebeplerle Ukrayna’ya saldı...

Boşluk

24 Şubat’ta dünya yeni bir savaşa uyandı. Rusya, sudan sebeplerle Ukrayna’ya saldı...

Hayali Olmayanın Hayatı Var Mıdır?

24 Şubat’ta dünya yeni bir savaşa uyandı. Rusya, sudan sebeplerle Ukrayna’ya saldı...