Çitlerinizden Atlayın

Atları ve atlamak eylemini birbirinden ayrı düşünemeyiz. Bir atın herhangi bir engelden atlayışı olağan göründüğü kadar da olağanüstüdür… Eforsuz ve çabasızca olduğu kadar da ustalık, deneyim ve odaklanma gerektirir. Özünde ise sınırlanılma, kısıtlanma, sıkışma gibi durumlara meydan okumayı barındırır.

Ne kadar zıt tabirler iç içe değil mi? Atlarla ilgi zıtların birliğine biraz daha devam edelim isterseniz; atlar her ne kadar binicileri tarafından dizginler aracılığı ile kontrol ediliyormuş gibi görünseler de aslında çok akıllı ve duygusal hayvanlardır. Evcilleştirilen atlar sahiplerinin kokusunu benimserler ve onlarla derin bir bağ kurarlar. Atların köprücük kemikleri olmadığı için büyük adımlar atabilirler. Bu yüzden oldukça hızlıdırlar. Onların bu eksikliği hayatlarında büyük bir avantaj sağlar. Bacak kemikleri çok sağlam olduğu için ayakta uyuyabilirler. Kulaklarını 180 derece çevirebilirler ve bu sayede geniş bir alandaki sesleri duyabilirler. Görüş açıları dardır fakat daha kısa mesafeleri derinlemesine görebilirler. Böylece beyin fonksiyonları yüksek oranda bir odaklanma becerisi ne sahiptir. Atlar ağır hayvanlardır ama buna rağmen hem çok iyi sıçrayabilirler hem de çok hızlı koşabilirler.

Tüm bunlar özgürlük, ustalıktan gelen güç, sıra dışılık barındırır. Bir nevi atlar birbirine zıt gibi görünen tüm özelliklerine ve yönlerine sahip çıkarlar, kendilerini, kendi potansiyellerini gerçekleştirirler. Güçlerini hareketten alırlar. Durdukları yerde durmazlar…

Binlerce yıldır atlar ve insanlar derin bağlar kurmuşlardır. Binicilik iki ayrı canlının birbirini hissedebilmesi ve uyumu ile mümkündür. Atlar insanlarla taşıma ve ulaşım desteğinin ötesinde bağ kurmuştur.

Günümüzde sanki hayatımızdaki yerleri azalmış gibi görünse de aslında şehir insanlarının atlara hala ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum. Belki fiziksel olarak atlarla temasımız azaldı, gündelik yaşamda atlara binmiyoruz, onlara dokunmuyoruz, onları hissetmiyoruz. Ama hala onlardan güç ve destek alabiliriz; onlar sayesinde potansiyel enerjimize sahip çıkabiliriz.

Sizleri bir oyuna davet etmek istiyorum; kendinizi bir kalıba, bir zümreye, bir fikre, bir işe, hatta bir ilişkiye hapsolmuş, sıkışmış gibi hissediyorsanız sizin için dörtnala koşmaya hatta şahlanmaya hazır bekleyen bir at edinin…

Bir süredir yapmak isteyip de yapamadıklarınız varsa, sürekli ertelediğiniz süreçleriniz sizi geriyorsa bir atın sırtında yola çıktığınızı düşünün; yolu onun göstermesine izin verin. Alışık olmadığınız patika yollara saparsa tedirgin olmayın; belki önünüze hiç düşünmediğiniz farklı seçenekler koyacaktır ama sonunda sizi varmak istediğiniz yere götürecektir… Sadece ne yapmak istediğinize odaklanın, dikkatinizi toplayın ve her şeyi olduğu gibi kabullenin. Yani yola teslim olun; çimiyle, kumuyla, taşıyla, toprağıyla hatta önünüze çıkan çitleriyle… Yolunuzu her haliyle kabul edip yürümeye, gerektiğinde çitlerinizden atlamaya hazır olun.

İçinde bulunduğumuz hali kabul edemediğimiz sürece kendimizi onunla savaşmaktan, mücadele etmekten ve isyandan alıkoyamayız, bu yüzden de bir türlü yol kat edemeyiz. Sanki çiftlerin arasında sıkışıp kalırız. Potansiyelimizi bastırmaya başlarız. “Gelin ata binmiş, ya nasip demiş” atasözünde de dile geldiği gibi mevcut durumu tüm yönleriyle görebilmek, kabul edebilmek ve harekete geçmek sizi çepe çevre saran çitlere meydan okuyabilmektir.

Sonra ne mi yapalım? Bu sorunun cevabını çocukken biliyorduk aslında… Gözümüze kestirdiğimiz çorabın içini doldurup at kafası yapıyorduk, bir sopaya bağlayarak ta atımızı. Sopadan gövdesi, çoraptan kafası olan kendi yaptığımız atlarımızın, kendi atlarımızın sırtına binip hoplaya, zıplaya, kişneye koşup atlıyorduk… Çitlerimizden atlıyorduk… At sahibine göre kişner nihayetinde…

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Selam Olsun

Atları ve atlamak eylemini birbirinden ayrı düşünemeyiz. Bir atın herhangi bir engelden at...

Dikkat, Açımız Daralıyor!

Atları ve atlamak eylemini birbirinden ayrı düşünemeyiz. Bir atın herhangi bir engelden at...

At Murattır

Atları ve atlamak eylemini birbirinden ayrı düşünemeyiz. Bir atın herhangi bir engelden at...