Sıradaki içerik:

Nizamülmülk ve Nizam-ı Âlem

e
sv

Ciğerimizi Yakanların Ciğerleri Yansın

avatar

Yusuf Duru

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 3 dakika)

Hatay ve Trabzon’da meydana gelen Orman Yangınları ile ilgili bir yazı yazmak için bilgisayarın başına oturduğu zaman, kalbi samimiyetimle söylüyorum gözlerim doldu, içim bir hoş oldu.  Doğrusunu isterseniz ne yazacağımı, nasıl yazacağımı bilemedim. İçim yanıyor, sıkıntı içinde parmaklarım bir türlü tuşlarının üzerine varmıyordu.

Evet bir yazı yazmalı, en azından duruşumuzu göstermek, durduğumuz yeri herkese işaret etmek adına bir yazı yazmalı idim. Ancak kaleme alacağım yazının, yapılan tüm haber ve yorumlarda geçen ifadelerle benzer olmaması da çok önemliydi elbette.

İnsanlar tercihleri ile yaşarlar. Hep bunu söylerim. Bu düsturu ilk okuduğum günden bu yana da içime sine sine kullandığım ender cümlelerden biridir. Evet insanoğlu neyi tercih ederse o doğrultuda yaşar ve hayatını da tercih ettiği ve doğru bildiği bir çok yanlışın içinde debelene debelene sürdürür. Sonra tabir yerinde ise geberir gider. “Gebermek” ifadesi, Anadolu irfanı içinde bu ifadeye layık olarak sadece (affen) hınzırı görmüştür.

Bu türlerin ölmesi yaşadığı toplum, mensubu olduğu millet ve şayet Müslüman olduğunu iddia ediyorsa da ümmet için bir kurtuluş, içinde barındırmak zorunda kaldığı bir mikrobun ölü deri halinde dışarıya atılması, insanlığın temizliği olarak görülür.

Hatay’da başlatılan yangın kendilerine “Ateşin çocukları” diyen sefil ve aşağılık bir grup tarafından üstlenildi. Yıllardır uğraştığımız ve son yıllarda büyük kayıplar yaşayan, artık bitme noktasına gelen terör örgütünün bir uzantısı imiş bu haysiyetsizler. Kendilerine taktıkları ismin sonuna bir de “inisiyatif” kelimesini eklemişler.

Latince “İnitiative” kelimesinin Fransızcadan dilimize gelmiş hali inisiyatif. “Yapacağı bir işi kendi başına karar vererek yapma. Bağlı bulunduğu kişi ya da kuruluştan ayrı hareket etme, yaptığının da sorumluluğunu tümüyle üstlenebilme” diye açıklanıyor sözlüklerde kabaca.

Yıllardır kamuoyuna yansıyan görüntülerden, gelen bilgilerden, yakalanan teröristlerden edindiğimiz intiba, bu örgütün dinle, imanla, ahlakla ve vicdanla bir alakalarının olmadığını açık aşikar gösteriyor. Yaptıkları son eylem de bunu bir kere daha teyid etti.

Şeytanın ve  onun uşaklarının, uşakları olarak ortalığa dökülen birkaç serserinin işi gibi görünen bu yangınların arkasında, bu serserilerin düşünemeyeceği kadar farklı ve sözde güçlü bir yapının olduğunu biliyoruz. Bu arada bazı söylentilerde ortaya döküldü. Bunlar mide bulandırıyor tabi.

Birilerinin oradaki olası yer altı zenginlikleri ile ilgili hırsları, turizme açılması düşünülen alanların ortaya çıkarılması vesaire gibi bir alay dedikodu da dolaşıyor ortalıkta. Bunun ne kadar gerçek yada yalan olduğunu zaman içinde hep birlikte göreceğiz.

Her ne amaçla olursa olsun yapılan iş bu ülkenin akciğerlerine kasıt idi. Yakılan, katledilen ormanlık alanların yakınlarında yaşayan vatandaşlarımızın evleri, eşyaları yok oldu, kendileri büyük bir tehlike atlattılar. Hepsine geçmiş olsun diyorum.

Bunun yanında yine yakılan alanları kendilerine yuva edinmiş, orada yaşayan tüm canlıların hayatına kastedildi. Kuşlar, kaplumbağalar, karıncalar, sürüngenler, sincaplar, tavşanlar ve burada sayamayacağımız bir çok hayvanın hayatına kastedildi.

Peki bu şeref yoksunu ahlaksız, imansızlar, sanıyorlarmı ki bu yaptıkları iş yanlarına kalacak. Elbette ilgili kurum ve kuruluşlar bunlarla ilgili tedbiri alacaklar ve gerekli cezai müeyyideler uygulanacak. Yakalananlar hakkında gerekli hukuki işlem yapılacak. Umarım yaptırım gücü yüksek cezalar uygulanır. Elbette uygulanacak bu cezalar bu dünyada. Peki ya öteki taraf? Tecelli edecek olan Rabbimizin adaleti acaba nasıl olacak?

İyi de azizim bunlar öteki tarafın varlığına inanmıyorlar ki. Olsun onlar inansalar da, inanmasalar da Allah’ın adaleti mutlaka tecelli edecek. Yakılan ve zarar gören her canlının hakkı onlardan misliyle sorulacak. Yaptıkları bu pisliğin hesabı mutlaka kendilerine ödettirilecek. Böyle inanıyorum. Allah’ın adaleti mutlaka tecelli edecek.

Ormanlarıma ateş düşürenlerin ciğerlerine ateş düşsün.

Ümmeti Muhammedin dirliğine, birliğine, düzenine husumet besleyen, kastedenlerin dirliği düzenliği bozulsun.

Askerime, polisime ve ülkemin bütünlüğünü, huzurunu, bu ülkede yaşayan insanların hürriyetini muhafaza etmekle görevli kim varsa, Rabbim hepsine yardım etsin. Onların hayatına kastedenlere fırsat vermesin. Yüreklerine “vehen” yerleştirsin, “korku ve tedirginlik” içinde ölecekleri güne kadar beklesinler.

Asırlardır bu ülkeye ihanet eden hainlerin en şeditleri yine yaşadığımız toprakların tüm nimetlerinden yararlanan haysiyetsiz, şeref yoksunu, ahlaksız ve imansızlar olarak, bizim içimizden çıktılar. Kalıcı ve yaptırım gücü yüksek tedbirler alınmazsa bu böyle sürüp gidecek.

Bunların kim olduklarını, tek tek saymaya, isimlerini vermeye, onları yüceltmeye gerek yok. Çünkü kubur fareleri ancak yaşadıkları yerin adıyla anılırlar.

Son olarak;

Dilerim Bari Hüda’dan, dirliğimize, birliğimize kastedenlerin, dirlikleri düzenleri bozulsun, birlikleri, beraberlikleri inkıraza uğrasın, darmadağın olsun. Hiçbir konuda anlaşamasınlar, plan yapanların en adili ve sonsuz kudret sahibi olan Rabbim, yaptıkları tüm şer ve şen’i planları başlarına geçirsin.

Rabbim askerimize, polisimize, güvenlik güçlerimize güç, kuvvet, feraset ve cesaret ihsan etsin. Dedem hep derdi. “Âyaklarına taş değmesin” diye.

Bu ülkenin, insanımızın, ümmetin birliği, dirliği, hürriyeti ve selameti için çalışan, çırpınan, hayatını tehlikeye atan, gözünü kırpmadan ateşin içine atılan, yıllardır dağlarda gezip hürriyetimiz için gözcülük eden, ülkemin bütünlüğünü korumak için hayatını hiçe sayacak kadar fedakarlık gösteren kardeşlerimize sıhhat, afiyet, selamet ve huzur versin inşallah.

Rabbim mansur ve muzaffer kılsın onları.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.