Cennet

Cennet bir bahçe midir,
Bir vaha mı, bir serap mı?
Sormalıyım,
İltihap mı bu gözündeki durgunluk,
Bulunduğun koca şehir, ceza mı, harap mı?
İhtimallerin gerçek olduğu yer olsa gerek cennet,
Yoksa hem annemin ayağının altında,
Hem senin gülüşünde nasıl bulunabilir?
Kabuslardan uyanmak için,
Varmak için düşler ülkesine;
Durma, taş taş arnavut kaldırımlardan,
Kenarında huzur ağaçları
Ve mutluk göz yaşları için oluklar olan
Adım adım bir yol örelim.
İstersen merak, istersen bir toros ekspresi,
İstersen bir rüya bağlar ovaları denizlere
Bir dağ başından dik gözlerini, ufku görelim.
Bir şarkı çalar, bir şiir okunur radyolarda
Ben arabanın vitesini unuturum,
Rampa aşağı yuvarlanırız sonra gülüşüp,
Sen susarsın ben konuşurum.
Dilimde ilkbahar, dilimde çetin geçen bir kış
Göz kapaklarımda godom ve somorenin harabeleri
Gözümü kırpmaya korkarım,
Zihnimde depremler, yok oluş, yıkılış...
Sen omzunda kesikler, gözlerinde isler
Dilinden dökülen türküdür,
Elinden çıkan şiir.
Yüzünden bir ihtimalin ışığı süzülür
Göğsünde çarpandan bir ihtimal sezilir...
Kokum ürkütmesin seni,
Dikenlerim yanıltmasın.
Gel çocukluğumu ateşe verelim,
Ki onu benden başkası yaşamasın.
Tut ellerimi, zamanı yenelim
Ve o, düştüğü yerden bize yanaşamasın.

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Tanımsamak

Cennet bir bahçe midir, Bir vaha mı, bir serap mı? Sormalıyım, İltihap mı bu gözü...

Rüzgâr

Cennet bir bahçe midir, Bir vaha mı, bir serap mı? Sormalıyım, İltihap mı bu gözü...

Leyla’ya Mektubumdur

Cennet bir bahçe midir, Bir vaha mı, bir serap mı? Sormalıyım, İltihap mı bu gözü...