Sıradaki içerik:

Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Kurucusu: Mehmet Emin Resulzâde

e
sv

Cemal Safi

avatar

Ömer Faruk Erdoğan

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 2 dakika)

Var mı beni içinizde tanıyan?
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim.
Kalmasa da şöhretimi duymayan,
Kimliğimi tarif etmek zor benim…

Sır diyor merhum yaşanmadan çözülmeyen bu muammaya. Öyle bir muamma ki şöhretini duymayan
kalmasa dahi kimliğinin tarifi zor…

Böylesine bir muammayla aşkın tarifine başlayanın Cemal Safi gibi bir şair olduğunu tahmin etmek zor
değil. Zaten aşka, aşkın tarifine adanmış bir ömre ve eşsiz şiir kabiliyetine de ancak böylesine
muazzam bir tarif yakışırdı. Devamla diyor ki üstad:

Bülbül benim lisanımla ötüştü.
Bir gül için can evinden tutuştu.
Yüreğine Toros’lardan çığ düştü.
Yangınımı söndürmedi kar benim…

Mübalağa (abartı) nice şairlerin şiirlerinde yer edinmiş oldukça kullanışlı bir söz sanatıdır. Lakin aşkın
tarifi yapılırken en abes görünen unsurlar dahi sıradanlaşıverir üstadın elinde. Çünkü ’Hiç orman
görmemiş bir ressam orman resmi yaparsa muhakkak ki eksik kalacaktır. Bu sebeple aşk şiirinde
başarılı olmak için aşkı yaşamak lazım gelir. Kişi ne kadar kültürlü yahut ne kadar iyi şair olursa olsun
aşkı yaşamamışsa tam manasıyla anlatamaz.’ der Safi.

Niceler sultandı, kraldı, şahtı.
Benimle değişti talihi bahtı,
Yerle bir eylerim tac ile tahtı,
Akıl almaz hünerlerim var benim…

Kamil iken, cahil ettim alimi,

Vahşi iken, yahşi ettim zalimi,
Yavuz iken, zebun ettim Selim’i,
Her oyunu bozan gizli zor benim…

Yeryüzünde ben ürettim veremi.
Lokman Hekim bulamadı çaremi.
Aslı icin kül eyledim Kerem’i.
İbrahim’in atıldığı kor benim…

Sebep bazı Leyla, bazı Şirindi.
Hatrım için yüce dağlar delindi.
Bilek gücüm, Ferhat ile bilindi.
Kuvvet benim, kudret benim, fer benim…

İnsanlık tarihi birçok olaya şahitlik etmiştir. Savaşlar, hastalıklar, göçler, aşklar…
Ve sonra gelenlere de bu yaşananları anlatmak kâh uyarmak kâh öğüt vermek kâh övmek kâh yermek
düşmüştür. Velhâsılı herkes bir yerinden sarılmıştır tarihin o uzun sarmaşığına. Ancak Cemal Safi
merhum ‘Aşk’ı alıp tüm bu hengamenin orta yerine kondurmuş, muazzam ahengiyle bizlere aşkın
nelere kâdir olduğunu anlatmıştır.

İlahimle Mevlana’yı döndürdüm.
Yunus’umla öfkeleri dindirdim.
Günahımla çok ocaklar söndürdüm.
Mevla’danım, hayır benim, şer benim…

Benim için yaratıldı Muhammed
Benim için yağdırıldı o rahmet
Evliyanın sözündeki muhabbet

Enbiyanın yüzündeki nur benim

Aşk ki Mevlâ’dandır Safi’ye göre. Aşk ki kuldan kula gönülden gönüle başka başka ateşler yakar, başka
başka şekillerde tezahür eder. Kimi Mevlana gibi Mevlâ aşkıyla semaya dururken, kimi de aşk sandığ
şey yüzünden ocağından bucağından olur. Aşkı anlamak için yaşamak gerekten kasıt da bu olsa gerek.
Mevlana örs ve çekiç sesinden aşka gelip sema ediyorken kimileri adına aşkı yakıştırdıkları gelip geçici
hevesleri uğruna ömürlerini perişan etmektedir.

Kimsesizim, hısmım da yok, hasmım da
Görünmezim, cismim de yok, resmim de
Dil üzmezim, tek hece var ismimde
Barınağım, gönül denen yer benim

Cemal Safi’yi anla(t)mak biyografisini kaydetmekle yapılabilecek bir tanım olamaz. Olsa da merhumu
anlatmaya yetmez. Onu anlamak ve sesini geleceğe taşımak için eserlerini okumalı, bilmeli,
yaşatmalıyız. Hoş zaten gerçek sanatçıların eserleri daima yaşar. Sözde sanatın ve sanatçının çok
çabuk tüketildiği bu dönemde gerçekten sanat yapan Safi gibi ustalar daima hatırlanacak ve hayırla
yâd edilecektir.

Yakın zamanda Hakk’a yürüyen devrimizin usta şairi Cemal Safi’yi hatırasına ve eserlerine saygıyla yâd
eder, Allah’tan rahmet ve mağfiretiyle muamele etmesini dileriz.

1984 Denizli doğumluyum. Evliyim, iki evlat sahibiyim. Halen Denizli'de Türkçe öğretmenliği yapmaktayım. Yazmayı, okumayı,anlamayı anlatmayı ve öğretmeyi utku beller; asıl ikbali de Allah (c.c.)'tan beklerim.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.