Büyük Acılar Limanı

Aynı kitabı açan insan kadar çok dünya, dünya kadar çok mana. “Oku emrinin anlamını bilmeden okumak olmamalıydı. Anlamı kavramadan okunacak bir şey hayata uygulanamaz, yaşanamazdı.” demiş dünyasına kitapla mana katan güzel insan Cahit Zarifoğlu. “Okuyacaksınız, okutacaksınız; kürsüde, minberde, mektepte ve üniversitede. İlmin en büyük ibadet olduğunu halka öğreteceksiniz.” demiş dünyasına kitapla mana katan güzel insan Nurettin Topçu. “Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaplardaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim.” demiş dünyasına kitapla mana katan güzel insan Cemil Meriç. Kitabı okuyalım. Bırakalım kelimeler soluk alsın. İnsan ol’uşun ağırlığını hissedelim.

Aynı kitabı açan insan kadar çok dünya, dünya kadar çok mana. Niyet, insanın kendi ömrünü ölçebileceği ölçütüdür. Ömrünü anlamlı kılan ise mevcut olduğunu bilmekten ziyade niyetini yol boyunca koruyacak şekilde şahitliğidir. Bu yüzden şahidiz; göklere, yere ve bunlar arasında yaratılan canlılara. Ve müteşekkiriz Allah’a. İnsanı, tabiatı ve kitabı okumak, insan olma yolculuğunda niyetini yol boyunca koruduğunda anlamlı bir dünya inşa eder. Kitapla ilişki kurduğumuzda, yani onu okuduğumuzda, dünya kadar çok manaya sahip eser hakkında hem bir bilgi sahibi olur hem de daha önemlisi niyetimizi yol boyunca koruyacak manaya ulaşabiliriz. Bu ilişki sonucu birey, kitap okurken de murakabe halinde olmalıdır. Çünkü murakabe ederek okuduğumuz her kitap muhayyilemizi ve dünyamızı Müslümanca inşa edecektir.

Aynı kitabı açan insan kadar çok dünya, dünya kadar çok mana. Bakmak ve görmek arasındaki farkı kitap okurken deneyimleyiniz: hakikati gördüğünüz takdirde baktığınız yer mana kazanacaktır. Bu yüzden Batının seküler gözlüğünü takıp İslami gerçekliği görmeye çalışmak beyhudedir. Hem seküler olmak hem Müslüman kalmak isteyen birey bu çağa “rağmen” yaşayıp anlamlı bir dünya inşa edemeyecektir. Çünkü bu nazari ve ameli olarak beslenilen kaynağı yok saymaktır. Kuşkusuz bu konuda önemli olan soru; okuduğum kitabı yazanın değer dünyası ile kitap, benim varoluş problemime bir cevap sunuyor mu?

Aynı kitabı açan insan kadar çok dünya, dünya kadar çok mana. Kitaplar, imaj çağında görsel bir obje olarak kişisel kütüphanelerdeki yerini koruyor, korurken tozlanıyor. Çünkü biri, okumadığı onca kitaba rağmen bir yenisini almaktan alıkoyamıyordu kendini, elinin altında olma konforu ona kitabın manasına da sahip olma hissi veriyordu. O biri modern dünyada Müslüman kimliğine sahipse ne tür kitaplar okumalı ve kitabı nasıl okumalı? Hediye verilen hayatın öznesi olan Müslüman, bu hediyeye ait idraki ve sorumluluğu kitap okurken de taşımalıdır. Çünkü modernliğin sonuçları ile karşı karşıya kaldığımız insanın kendine ve köklerine yabancılaşması, popüler kültürün kitapları birer ticari nesne haline dönüştürmesi idrak ve sorumluluğun bilincinde olmadığımızda ödediğimiz faturalardır. Tüketim çağında inançlı figürlere dönüşmek istemiyorsak, ne ve nasıl okumalıyız sorusuna, modern çağın dayatmalarından uzak bir cevap bulmalıyız.

Aynı kitabı açan insan kadar çok dünya, dünya kadar çok mana. Kitapla ilişki kuran, yani onu okuyan birey, bu ilişki sonucunda ruha hitap eden bir dünya inşa eder; rasyonel, duyulabilir-görülebilir dünyanın yanı sıra irrasyonel, sezgilerimize hitap eden bir dünya. Yaşadığımız akli dünya sevinçler ve acılarla doludur ama kitapların dünyası bize B.A.L. olur. Hayır, hayır bu sandığımız çiçek balı değil. Kitapların dünyası “Büyük Acılar Limanı” olur, yaşadıklarımız karşısında nefes alamayacak duruma geldiğimizde iltica ettiğimiz limanımız olur. Oku emrini verene kalp kabartarak bu B.A.L.’da teselli buluruz.

Aynı kitabı açan insan kadar çok dünya, dünya kadar çok mana. Okuma faaliyeti salt kitaptan yapılır olarak düşünülmemeli. Kitabı, insanı, doğayı okuduğumuzda kitabı da aşan bir dünyalar üssü inşa edebiliriz. Dünyanın renkli coğrafyalarında doğa tefekkürü, tarihi mekânsal yapılarda geçmişi anmak, kainatın özü olan insana dair keşifler yapmak birer okuma faaliyetidir. Neticede okumak bir ihtiyaç ve zorunluluktur; bazen farkına varırız bilinçli yaparız ve bir adet ibadete dönüşmüş olur; bazen de bilincinde olmayız.

Aynı kitabı açan insan kadar çok dünya, dünya kadar çok mana. Ferahlık veren gökyüzüne çoğu zaman bakarız, bulutun berrak beyazlığına, güneşin o turuncu yangın eteklerine, asılı duran kuşlara... şahitlik ederiz. Bu şahitlik, bireysel olarak okuma faaliyetini gerçekleştirmektir. Şahitlik ederken okuduğumuz cümlelerden bir tanesiyle sona gelelim. “Göklerde olanlar da yerde olanlar da hepsi Allah’ındır. Allah, ilim ve kudretiyle her şeyi kuşatmıştır.” Sadakallahu’l-azîm.

Kitapları her açtığınızda Allah’ın “ilim” sıfatının tecellisi olan tefekkürle dolu bir hayatınız olması dileğimle.

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Yerin Altındakiler, Üstündekilerden Çok

Aynı kitabı açan insan kadar çok dünya, dünya kadar çok mana. “...

Boşluk

Aynı kitabı açan insan kadar çok dünya, dünya kadar çok mana. “...

Hayali Olmayanın Hayatı Var Mıdır?

Aynı kitabı açan insan kadar çok dünya, dünya kadar çok mana. “...