Sıradaki içerik:

Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Kurucusu: Mehmet Emin Resulzâde

e
sv

Burak Sezen ile Çocukların Dünyasını Konuştuk

avatar

Dilhâne

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 2 dakika)

Merhaba Burak Bey. TRT Çocuk’ta yayınlanan Haberin Olsun programının sunuculuğunu gerçekleştiriyorsunuz. Programın içeriğinden okurlarımız için bahseder misiniz?

Haberin Olsun programını 4 senedir sunuyorum. Türkiye’nin ilk ve tek çocuk haber bültenidir. Çocukların özellikle kendi organize ettikleri etkinliklerine yer veriyoruz. Çocuklarla ilgili tüm organizasyonları ekrana getirmeye çalısıyoruz. Çocukların sevdiği bölümler oluşturuyoruz. Kısacası çocukların haber bülteniyiz…

Daha önce gerçekleştirdiğiniz çocuklara yönelik başka programlarınız ve organizasyon çalışmalarınız da var. Çocuklara yönelik hazırlanan çalışmaların ne gibi zorlukları var?

Ben çesitli televizyon kanallarında 15 seneden fazla çocuk programları yaptım. Yurt içi ve yurt dışı programlara katıldım.  Benim işim bu. Bana hep sorarlar ve söylerler “ya ne zor işin var, biz bir çocukla uğraşamıyoruz, sen sahnede 400 çocuk…” Açıkçası bana zor gelmiyor, hatta onlarla eğleniyorum.

Söz konusu çocuklar olunca her işte olduğu gibi televizyon programlarının hazırlanmasında da daha dikkatli olunması gerekir. Sizin de bu konudaki düşüncelerinizi öğrenmek isteriz.

Televizyonda bir program yaparsın, bir haber hazırlarsın, yanlış olur hatalı olur ve özür dilersin. Bunu bu şekilde belki halledebilirsin ama çocuk öyle değıl. Çocuk 40 sene unutmaz, gönlüne nakşediyorsun, yalan yanlış samimiyetsiz şeyler nakşedemezsin, etmemelisin.  Ben işlerimi hep düsturda yaptım.

Medya ve çocuk ilişkisi konusunda neler düşünüyorsunuz?

Medya ve çocuk ilişkisini ben Trt Çocuk  ve diğer medya kanalları olarak ikiye ayırırım.  Sadece çocuk odaklıdır, reklam bile almaz ki çocuklarda sıkıntı olmasın. Bilmeyenler için reklam almayan tek tv kanalıdır. Lakin diğer Tv kanallarına bakıldığında pek öyle değil. Her şey reyting uğruna diyebiliriz veya ben öyle görüyorum.

Burak Abi’yle Çocuk Şarkıları 1 ve 2 albümleriniz bulunuyor. Çalışmalarınızın içeriğinden okurlarımız için bahseder misiniz?

Ellerinizden öper 2 oğlum var benim. Baktım bizim bebeler bir gün tuhaf tuhaf şarkılar söylüyor, “aşkım seviyorum, öpüyorum.” gibi ve çok tuhafıma gitti ve dedim ki keşke çocuklar, çocuk şarkıları söylese, hayal güçlerini arttıracak veya hayal dünyalarını geliştirecek çocuk şarkıları söylese ve ilk albümümü bu düşüncelerle yaptım. Sonra çok ilgi görünce ikinci albümümü yaptım ve şuan çok mutluyum. Çünkü tam arzu ettiğim gibi oldu.

Sizi çocuk yayıncılığına yönlendiren sebepler nelerdir?

Aslında bir sebep yok. Ben tv’de çocuk programı yapmadan önce de, sahneye çıkmadan önce de, albümlerim olmadan önce de bebekleri ve çocukları çok severdim. MGV’ de dünya makarna günü diye bir şey salladım ve çok eğlendik. Yani beni çocuk yayıncılığına iten bir şey yoktu, zaten çocukları çok seviyordum.

Yakın zamanda çocuklarla buluşmasını planladığınız başka çalışmalarınız var mı?

Şu an Trt Çocuk kanalında “Haberin Olsun” programını sunuyorum ve güzel gidiyor.

Dilhâne’nizde yer edinmiş bir çocuk tekerlemesini bizimle paylaşır mısınız?

Çekostavaklarıştıramakdıklarımızdamısınız” doğru mu yazdım?

Kıymetli vaktinizi bize ayırdığınız için teşekkür ederiz.

Çok teşekkür ederim.

Saygı ve Sevgiler,

Bir insana erişmenin ve ruhuna dokunmanın en güzel yollarından biridir edebiyat. Kelimelerin birbiriyle olan aşkını anlatır ve bu anlatım sırasında insana dair olgularıyla bizlere dokunur. Dilhâne işte böylesine aziz bir uğraşın günümüzdeki temsilcisi olarak tüm topluma ulaşmayı amaçlayan bir edebiyat şiir ve fikir dergisidir.

Edebiyat sahip olduğu varlığın içerisinde bir fikre sahiptir. Bu fikirle kavurur cümleleri ve ortaya bir dünya mirası ortaya çıkarır. Varlık gösteren dışa vurum bazen bir düz yazı olur bazense bir şiir. Eğer fikir kendisi bir şiirde bulursa her kelimesinde adeta bir rengin onlarca tonuyla karşılaşır insan. Bu anlam zenginliği ise edebiyatı yeşertir, insanın özüne dokunmasını sağlar. Edebiyat, şiir ve fikirlerin insana sağladığı huzuru ve yüceliği fark eden birçok söz ve kalem ustası; ömürlerini bu alanda sarfetmişlerdir. Aynı manevi değeri arayan nice insanın varlığını hoşgörü ve güzellikle karşılayan Dilhâne dergisi bu arayışın karşılığı olarak yeni yazarlar için de bir platform görevi görmektedir.

Öyle ki söz edilen amacın sonucu olarak Dilhâne Dergisi, okuyucularından ve yazı yazarak bir uğraşı ortaya koymak isteyen herkesten yazılarını beklemektedir. Bu yazıları bünyesine katarak diğer insanlara ulaştırarak hem yazarın gelişimini desteklemektedir hem de yazara duygu ve düşüncelerini başka insanlara aktarma olanağı tanımaktadır. Eğer sizlerde yazılarınızı paylaşmak isterseniz ilgili bilgileri dilhane.net adresinde bulabilirsiniz.

Bir fikrin hamurunu edebiyat ve şiir ile yoğururken, toplumdan yazılar alarak bu uğraşa değer katmanın bir başka boyutu daha bulunmaktadır. Hiçbir bir karşılık beklemeksizin edebiyat şiir ve fikre duyulan saygıdan dolayı tüm bu uğraşları yine toplumla paylaşmak. Bu sebeple Dilhâne dergisi insanlara ulaşabilmek için aylık yayınlarını, yapılan söyleşileri, yazıları ve daha birçok yazılı ve görsel ürünü dilhane.net adresinde hiçbir maddi karşılık olmaksızın insanlarla paylaşmaktadır.

Bir yandan değişen dünyaya ayak uyduran bir yandan da sahip olduğu öze günden güne değer katmayı hedefleyen Edebiyat şiir ve fikir dergisi olarak farklı konularda ve çeşitli türdeki ele alımlarıyla edebiyat dünyasında emin adımlarla ilerlemeyi sürdüren Dilhâne dergisi, siz edebiyat aşıklarını da pür heyecanla beklemektedir.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.