Sıradaki içerik:

Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Kurucusu: Mehmet Emin Resulzâde

e
sv

Boşluk

avatar

Ahmet Gülderen

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 2 dakika)

Yeniden merhaba sevgili sekülerler ve kendini seküler hissedenler!

Acaba hayat denilen vakitler topluluğu burjuvalara nitelikli boş vakitler hediye ederken, çalışanların kendilerine ayıracağı bir boşluğu olmaması mıdır?

İçinde ya da üzerinde hiçbir şey bulunmama ve boş olma durumu diye tanımlanıyor boşluk ama her daim bende aynı iç kemiren sürekli yinelenen soru:

Gerçekten kâinatta boşluk var mı?

Hiçbir şeyin olmadığı yer mümkün mü? Antik felsefecilerden,1700 lerde Newton a kadar herkes bu soruya cevap aradı. Hala Cern de sorunun cevabı aranadursun, batının bina tasarımlarında ve bizim camilerimizdeki boşlukların aslında ruhumuzun derinliklerinde yerlerinin olduğu muhakkak.

Görkemli binaların, heybetli boşluklarından ne kadar faydalandığımızla ilgili bu dilemma. Bazı sanatkârlar objeye değil boşluğa odaklanır ki objeyi boşluk sayesinde fark ederiz.

Tanır mısınız Hazreti Şems ‘i? Bakın ne diyor? Dünyan alt üst olmuşsa üzülme, ne bilirsin belki altı üstünden hayırlıdır…Bazen boşluğa düşecek o halde insan…Hem bazen boşluğa çıkılır o halde…Doğal bir durum anlayacağınız… Alt üst olmaya ihtiyacımız var,boşluğa düşmek gerekiyor boşluğumuzdan kurtulmak için.

Yeni Dünyada herkes her şeyi biliyor(!) zaten ama ya bunalım sandığın boşluğumuz hayırlı ise? Boşluğumuza o kadar alışmışız ki gündelik hayatı sorgulattıracak adam gibi boşluklara ihtiyacımız var ama ne mümkün! Söylediklerimiz hep boşa gidiyor…

Çocukluğumdaki televizyon programlarında rastlardım boşluk kelimesine şöyle ki:

-Sayın yarışmacımız Selahattin Bey boş vakitlerinizi nasıl değerlendirirsiniz?

-Efendim müzik dinlerim, kitap okurum, resim yaparım bu arada yarışmacı arkadaşlara başarılar dilerim.

Rahmetli dedem çok kızardı bu cümlelere:

-Ne boş vakitleri varmış arkadaş! Bizim sanayide bana çıraklık yapsınlar, boşlukları dolar…

Böyle böyle medyayı planlayanlar boş televizyon programları, boş taraftar gazeteler, boş sosyal medya, boş filmler ve diziler, boş cep telefonu oyunları ve eklentileri için milyar dolarlar harcamaya devam ediyorlar.

Artık boşluk çok pahalı!

Ne planlar, ne istatistikler, ne çalışmalar yapılıyor bu boşluğun tasarımı için. Bizi boş insanlara dönüştürmek için. Anlamsız röportajların manası hep bu boşluk… Siz ne kadar anlamsız bu hareket derken o nevi şahsına münhasırlar boşluktan neler kazanıyor neler…

Öte yandan boş zamanım yok diyen insanlara gerçekten inanıyorum, ardında bazıları gibi art niyet aramıyorum. Çünkü öyle bir çalışma hayatı oluşturuldu ki, insana ne serbest zaman ve ne de boş zaman kalmıyor ve tabii ki kalamıyor. Böylece insanın içinde bir boş kalma isteği oluşuyor.

Yoksa akıl işimi midir sekiz ay önceden tatil planı yapmak?

Yaşamın ertesi günü hayalden ibaretken…

Tam bu anda Muhayyerkürdî eser kulaklarıma çalınır.

Artık bülbül ötmüyor, gül dolu pencerede

Yalnız hatıran kaldı, boş kalan çerçevede…

Diyemiyorum ki hem pencere hem çerçeve boşluklarıyla anlamlı diye…

Lao Tse boşluğun önemine değinirken, testiyi yararlı kılanın içindeki boşluk olduğunu, varlığın yokluğundan geldiğini anlatır. Bir çerçeveyi güzel yapan boşluklarının nasıl tasarlandığıdır. Böyle düşünüldüğünde bir elbise ,bir araba ,bir ev alırken bile boşluklarının nerede yer aldığına göre değer ve anlam kazanması söz konusudur.

Bir de fiziğin ortaya koyduğu son duyumlara bakalım yeniden, evren genişledikçe boşluk büyüyor ve boşluğun enerjisi denilen karanlık enerji artıyor. Evren genişledikçe Evren’in enerjisi de artıyor. Enerjinin korunumu yasasına aykırı bu hareketler…

Velhasıl nasıl ki kaybetmek sabrı öğretir, boşluk da bizleri Kâinat ve Evren hakkında düşünmeye sevk ederken, ilmimizin şu anki haliyle bile yaya kaldığını gösterir durumda…

Peki ben bu yazıyı neden kaleme aldım?

Birkaç cümle sürükledi beni ,‘’boşluğun hiç de boş olmadığını’’ anlamama sebep olacak şekilde…

Resulullah (s.a.v) buyurdular ki :

‘’İki büyük nimet vardır, insanların çoğu onlar hususunda aldanmıştır: Sıhhat ve Boş vakit!’’

Bir uyarı da Hasan-ı Basri(rah) den:

‘’Dikkat et! Sakın nefsini başıboş bırakma! Çünkü sen onu hayırlı işlerle meşgul etmezsen, o seni faydasız işlerle meşgul eder.’’

Demek boşluğu tanımayan boşluğa düşüyor, bir sonraki adımını boşluğa atan dağcı gibi.

Uzay sonsuz bir boşluk diyenlere aldırmayın artık!

Onun boşluğu, Kâinatın imarı anlamına geliyor çünkü…

Çünkü boşluklarımızı ne ile doldurduğumuz bizi meydana getiriyor…

Merak buyurmayınız, bir gün gelir boşluklar dolar, boşlukta kalanlar ümitlerle var olur…

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

  • Recep1 sene önce
  • Hocam iyi gidiyor. Gönlüne kalemine sağlık.