Boğazında Boyadı Beni İstanbul

Üsküdar. İstanbul’un en nadide çiçeği. Gönle güzel gelen muhit. Bir süredir işim gereği vaktimin büyük çoğunu Üsküdar’da geçiriyorum. Evvelinde de boğazı izlemek, sahilde yürümek, İstanbul’un havasını ciğerlerime çekebilmek için hususi olarak çok gitmişimdir. Fakat bugün fark ettim ki her gün bu güzel muhitte bulunmama rağmen artık kafamı çevirip boğaza bakmaz, sahilinde yürümez, kadim şehrin havasını ciğerlerime çekmez olmuşum. Behemehâl ahvâlimi fark etmeme vesile bir vaka mevcut.

Gönlüme biriken kasvet bulutları içimi karartınca sahile doğru yürümek istedim. Böyledir insanoğlu. Hüzünlü anında, canı sıkıldığında; denizin dalgasına, sahildeki simitçinin arabasına yüklediğinin sadece simit olmadığına dikkat kesilir. Kuşların ahenk ile uçuşunu, dumanı tüten kallâvî bir geminin boğazı arşınlamasını fark eder. Bir de Allah’ı anmaya içtiği su gibi, ciğerlerine çektiği hava gibi ihtiyaç duyduğunu…

Elimde tespih, dilimde zikir ile geçtim, dar Üsküdar sokaklarından. Dar sokakların daralan gönlümü darmadağın yapmasından korktum. Sığındım geniş sokaklardayken hatırımdan uzak olan Rabb’e. Ağır adımlarla sahile vardım. İstifini bozmadı balıkçılar geldiğimi görünce. Derin daldım boğaza. Karşı yakada hayat daha hızlı sanki. Bu hisse kapılmama sebep belki de kulağıma çalınan eski hipodromda koşan atların sesidir. Yahut Haçlıların şehri yağmalama telaşı. Peki, Ayasofya’nın mahzenlerine sığıyorken hayatımın bütün sırları, hac yolcusu Özbek Tekke’si misafirlerinin ruhlarındaki sekinet modern gözlük çerçevemin içine neden sığmaz?

Zaman zaman zihnimizde düğümlenen sorular en büyük sorunlarımızdır. Karadan gemileri yürütmekten zordur zihnin düğümlerini çözmek. Tıpkı bir gönlü fethetmenin İstanbul’u fethetmekten zor olduğu gibi.

Ben dalıp gitmişken uzak diyarlara boya kutusunun yere temas etmesiyle çıkan ses irkilmeme sebep oluyor. Yanımda beliren, kilolu, kısa boylu, eli yüzü maddeten temiz (mânen bilecek ahvâlde değilim) adamı her ne kadar sinir hücrelerime dokunsa da Özbek Tekkesi hatırına derviş edasıyla selamlıyorum. Karşımdaki kişiye boyacı demek çok zor. Bu düşünce beni üzerime aldığımı düşündüğüm sıfatları sorgulamaya itiyor. Örneğin “İstanbul Beyefendisi” diyecek oluyorum kendime. Yok yok, bu sıfatın üzerime oturması karşımdaki kişinin boyacı sıfatına boyanmasından daha da zor. Davetsiz misafirim ikinci kez daldığım yerden çıkartıyor beni. Hayal yıkıp can kurtaran boyacı niyeyse ikidir canımı acıtıyor.

Boya istemediğimi söylüyorum. Nasıl olduğunu anlamadan sadece silmeye ikna ediyor. Neyse ki cebimde bozuk para var. Bunun için bozuk atıp bir de bu yandan canımı sıkmasın şimdi. Bir dakika içerisinde kiradan, çocukların okulundan, geçim sıkıntısından, benzin fiyatından bahsediyor. “Benzin fiyatı mı?” diye soracakken “Senin borcun 12.5 TL abicim..” ile başlayıp hâl, ahvâl ve dua ile devam eden cümleler sıralıyor. “En son sadece sileceğini söylemiştin” diyorum. “Lafa daldık be abicim. Kullandığım ilacın parası inan ki bu. Bak, nasıl da parladı ama..” şeklinde İstanbul’da rutin bir gün hızında dökülüyor dilinden kelimeler.

Münakaşa etmek gönlüme ağır gelecek, biliyorum. Bahsi uzatmadan istediği parayı veriyorum. Mutlu ayrılıyor diyemem. Yüz ifadesi neye işaret ediyor, bilmiyorum. Daldıkları hayallerden yeni canları kurtarmak için ve dahi onların da canını acıtmak için uzaklaşıyor.

Ben mi? Boğaz kabul etmiyor tekrar derine dalmamı. “Estağfirullah” diyorum. Gündelik hayat denilen çileden beni kurtaracak bir çilehâne bulmak umuduyla Üsküdar’ın dar sokakları istikametinde ilk adımımı atıyorum…

(1) Yorum
  • Bazen susup istenileni yapmakta erdemliktir üstadım. Yazıda Üsküdar’a gidesim geldi İnan. Ama ilk fırsatta geleceğim inşallah. Yazılarının devamını diliyor. Sabah namazına az bir vakitte okuduğum bu yazıdan sonra Rabbime şükür ediyorum. İyi ki iyi insanlar var. Ve iyi ki bizde onları tanıyoruz. Kal sağlıcakla. Selam aleyküm

Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Kırgızistan Hatıraları (Gönül Gurber Ele Düşse)

Üsküdar. İstanbul’un en nadide çiçeği. Gönle güzel gelen muhit. Bir süredir işim gereği vaktimin büy...

Tamir Kutusu

Üsküdar. İstanbul’un en nadide çiçeği. Gönle güzel gelen muhit. Bir süredir işim gereği vaktimin büy...

Aşk Yolunda Bir Gönül Eri: Yunus Emre Hazretleri - 2

Üsküdar. İstanbul’un en nadide çiçeği. Gönle güzel gelen muhit. Bir süredir işim gereği vaktimin büy...