Sıradaki içerik:

Bir Olur

e
sv

Bizim Değerlerimiz Vardı

avatar

Dilhâne

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 1 dakika)

Bugün biz unuttuk, unutturulduk. Saygı diye değerimiz vardı mesela… Büyüğünü görünce hürmet eden, yolda yürürken ayaklarını vurmadan yürüyen insanlarımız. Bir evde hasta olduğunu camın önüne konulan bir çiçekle anlayan ve o sokakta hasta rahatsız olmasın deyu gürültü çıkarmayan çocuklarımız vardı bizim. Kur’an-ı Hakim’e hürmetinden odada ayaklarını uzatmayan Osman Gazimiz vardı. Bizim Medine’den gelen mektupları abdestsiz açmayan ceddimiz vardı. Bizim annelerimiz vardı, eşinin geleceği saati bilip kapıda hazır bekleyen. Ve babalarımız vardı günün yorgunluğuna rağmen evine muhabbet ve tebessümle giren. Evlatlarımız vardı, babanın yanında gevşek oturamayan, lafının üstüne laf söylemeyen.

Yine selam diye bir geleneğimiz vardı. Neydi sahi selam. <Allah’ın selamı üzerine olsun kardeşim, benden sana zarar gelmez, ayrıca varsa derdin söyle, ben de iyiyim Elhamdulillah> diyecek manaları ihtiva eden selamımız vardı. Ne çabuk unuttuk Nebevi hakikatin beyan buyurduğu, selamın aramızda sevgiye vesile olacağını. Selamla başlayan kelamlarımız, selamla seslenen gönüllerimiz, selamla inleyen sokaklarımız, selamla eman bulan yurtlarımız vardı bizim.

Ve duruşumuz vardı bizim, edepli bir duruşumuz. Mesela şimdilerde kapatılan kapı o zaman sırlanırdı, aynı şekilde lambalar da söndürülürdü. Bir çay içmemiz vardı sessizliğin sesini dinlettiren. Hani gözümüzü aralasak, çayları dağıtsak, şekerleri atsak, bardakları karıştırsak sesin ahenginde bir değişim olmazdı. Çünkü bir edebi vardı çayı da karıştırmanın.

Bir ses tonumuz vardı doğrudan vahiyle öğrendiğimiz. Konuşulursa yüksek sesle Ol Şah-ı Rasul’ün makamında, gidecekti bütün ameller boşa, bunu ayetle talim eylemiştik çokça. Ve o usulü korurduk peygamber varislerinin huzurunda da. Filhakika sesin de bir edebi, konuşmanın da bir üslubu vardı bizde…

Ve sevgimiz vardı. Karşılıksız severdik, dilimizle değil kalbimizle severdik, hakiki severdik, sevdik mi adam gibi severdik biz. Severdik bitki ve hayvanı. Biz her Müslümanı kardeş mesabesinde severdik. İki cihan serverini can pahasına severdik öyle ki O’nun için can alır can verirdik. Sevdiğimizi Allah için severdik. Hak Teala’ya olan sevgimizi emrine ram olmakla tebarüz ederdik. Ezcümle Yaratılanı Yaratandan ötürü severdik biz. Selam olsun sevenlere ve aşk olsun sevdiklerini Allah için sevenlere…

Yusuf Fidan

Bir insana erişmenin ve ruhuna dokunmanın en güzel yollarından biridir edebiyat. Kelimelerin birbiriyle olan aşkını anlatır ve bu anlatım sırasında insana dair olgularıyla bizlere dokunur. Dilhâne işte böylesine aziz bir uğraşın günümüzdeki temsilcisi olarak tüm topluma ulaşmayı amaçlayan bir edebiyat şiir ve fikir dergisidir.

Edebiyat sahip olduğu varlığın içerisinde bir fikre sahiptir. Bu fikirle kavurur cümleleri ve ortaya bir dünya mirası ortaya çıkarır. Varlık gösteren dışa vurum bazen bir düz yazı olur bazense bir şiir. Eğer fikir kendisi bir şiirde bulursa her kelimesinde adeta bir rengin onlarca tonuyla karşılaşır insan. Bu anlam zenginliği ise edebiyatı yeşertir, insanın özüne dokunmasını sağlar. Edebiyat, şiir ve fikirlerin insana sağladığı huzuru ve yüceliği fark eden birçok söz ve kalem ustası; ömürlerini bu alanda sarfetmişlerdir. Aynı manevi değeri arayan nice insanın varlığını hoşgörü ve güzellikle karşılayan Dilhâne dergisi bu arayışın karşılığı olarak yeni yazarlar için de bir platform görevi görmektedir.

Öyle ki söz edilen amacın sonucu olarak Dilhâne Dergisi, okuyucularından ve yazı yazarak bir uğraşı ortaya koymak isteyen herkesten yazılarını beklemektedir. Bu yazıları bünyesine katarak diğer insanlara ulaştırarak hem yazarın gelişimini desteklemektedir hem de yazara duygu ve düşüncelerini başka insanlara aktarma olanağı tanımaktadır. Eğer sizlerde yazılarınızı paylaşmak isterseniz ilgili bilgileri dilhane.net adresinde bulabilirsiniz.

Bir fikrin hamurunu edebiyat ve şiir ile yoğururken, toplumdan yazılar alarak bu uğraşa değer katmanın bir başka boyutu daha bulunmaktadır. Hiçbir bir karşılık beklemeksizin edebiyat şiir ve fikre duyulan saygıdan dolayı tüm bu uğraşları yine toplumla paylaşmak. Bu sebeple Dilhâne dergisi insanlara ulaşabilmek için aylık yayınlarını, yapılan söyleşileri, yazıları ve daha birçok yazılı ve görsel ürünü dilhane.net adresinde hiçbir maddi karşılık olmaksızın insanlarla paylaşmaktadır.

Bir yandan değişen dünyaya ayak uyduran bir yandan da sahip olduğu öze günden güne değer katmayı hedefleyen Edebiyat şiir ve fikir dergisi olarak farklı konularda ve çeşitli türdeki ele alımlarıyla edebiyat dünyasında emin adımlarla ilerlemeyi sürdüren Dilhâne dergisi, siz edebiyat aşıklarını da pür heyecanla beklemektedir.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.