Sıradaki içerik:

Demir Yaylı Dukak ve Kör Derviş

e
sv

Bir Tebessüm ve Bir Selam Lütfen

avatar

Ahmet Gülderen

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 2 dakika)

Efendim cümleten merhabalar… Yüzünüzden tebessüm eksik olmasın…

Meğer ne zormuş size bütün cesaretimi toplayıp merhaba demek!

Öyle hemen ne var bunda enikonu bir merhaba demek bu kadar zor mu? Demeyin.

Günümüzde herkes çok rahat bir şekilde merhaba diyebiliyor mu gerçekten? Aslında merhaba demiyoruz artık… Gülümsemiyoruz bile… Oysa bizim düsturumuzda önce selam sonra kelam vardı. Birbirimizi sevmek için aramızda selamı yaymamız gerekiyor. Birine selam vermek ona değer vermektir, gençlerin özellikle insanlar tarafından önemsenmeyi istedikleri ve psikolojik olarak buna ihtiyaçlarının olduğu muhakkaktır.

Merhaba ferahlık anlamına geliyor ama bizim pek de ferahlamaya niyetimiz yok gibi… Pek merhabamız yok birbirimizle… Daha ziyade gündelik dertler arasına sıkışan yarım ağız bir selamun aleykum var… Çoğunlukla sahte bir aleyküm selam geri dönüyor. Ama bundan kötüsü de var. Bazen selam verdiğimde çok soğuk ortamlarla da karşılaşıyorum artık… Bu adam ne diyor yahu? Bakışlarıyla karşılanan…

Kendi evine bile girerken selam vermeyenlere, selam vermişim meğerse!

O zaman anlıyorum ki selamın kıymetinin olmadığı yerlerden de kaçınmak gerekiyor, çünkü selamın olmadığı yerde kelamın kıymeti yok ki… Gönül önemsenmiyor demek, iletişim önemsenmiyor demek, karşıdaki önemsenmiyor demek…

Padişah, sadrazam ve bazı vezirlerin maiyetinde bulunan ve onlar adına selam alıp vermekle görevli kimseler vardı tarihte ve isimleri dikkat buyurun Selam ağası…

Bakın selam kelimelerini şöyle bir dökelim isterseniz:

Selam durmak! Selamı para, kelamı para… Selam sabah yok mu kardeşim? Selam verdik borçlu çıktık iyi mi? Selam topu atıldı ve en fenası en acıtanı Selamı sabahı kestik onunla!

Düşünsenize her insan bir derya ise selam ile o deryaya açılıyoruz, sonra o deryadan selametle dönebilirsek dönüyoruz.

Her öğrencisiyle farklı selamlaşan İlkokul öğretmeni Barry White Jr. ‘Ben öğrencilerimi her zaman destekliyorum. Farklı selamlaşma şekilleri kullanmam onları heyecanlandırdı, sınıftaki enerjileri ve derse olan ilgilerini artırdı ‘diyordu.

İletişimin hakiki olanının kopma noktasına geldiği toplumda artık selamın önemi daha da vurgulanmalı sanki.

Aranızda selamı yayınız emrini küçücük bir odada bile birbirinin yüzüne bakmayan insanlara nasıl anlatacağız?

Ne zordur selam vermek onlar için, mütebessim olmaktansa duvarları seyretmeye razı adamlar!

Hani batıdan örnekler verilir zaman zaman, yurtdışında herkes birbirine selam veriyor bizde niye yok ki?

Selam bence aramızdaki buz dağlarını eritir ve modern çağın dertlerinin bir kısmını da çözer. Tam da bu vakitlerde daha çok ihtiyaç var. İnsanına göre Selamın halleri oluşur mesela çekingen biri, ya karşı taraf beni tanımazsa? Diye hissederken,

-Geçen selam vermiştim şimdi vermesem de olur! Türünden umarsız yaşayanlar veya

-Bu adam bana çok faydalı, hemen selam vereyim! Menfaatçiliğine bulaşanlar da vardır.

Bir arkadaşım şöyle demişti selam için: Okula gittiğimde görevliye selam vermezsem ya da herhangi bir ortamda insanlara selamsız kalırsam içimde bir sıkıntı oluşuyor, sanki  o insanlara kıymet vermediğim hissine kapılıp üzülüyorum. Selam vermeyen, selam almayan, bunu bir ego malzemesi yapıp selama hiç tenezzül etmeyenlerin uzmana ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Selam bir vicdan muhasebesi, dile ulaşan bir cesaret ve en sonunda birbirimize kurulan ilk dostluk köprüsüdür.

Sizlere tekrardan merhaba ve selam diyorum… En güzellikleri sizlere diliyorum. Çünkü bence selam kalpten geliyor…

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.