Bir İkindi ve Sonrası

(Okunma Süresi: 1 dakika)

İkindi yetmedi, sonrası da lazımdı bana.
Aradım o meçhul sayfaların kayıp sahibini.
Bir baktım pencere boş; anlayamadım, gece mi kalmış, gündüz mü yakmış
güneşi.
Bir baktım bulutlar kalkan olmuş vahşetin çığlıklarına.
Bir yağmur kaldı avuçlarımda
Dünden ve gülden sunulmuş,
Yorulmuş ve yoğrulmuş sümbül kokularıyla,
Çoklu damlalı yağmurlar kaldı geriye. Susmanın ardında gezinen gölgeleri
ben Sakladım erik ağaçlarının diplerinde.
Bir çöl yalnızlığı kadar kimsesiz,
Bir İstanbul kalabalığı kadar anlamsız, bir Asya, bir kıta doldurdum
gözlerimde.
Yağmurları bunun için büyüttüm sığ vadilerin çamur kokusunda.
Zaaflarıma katlanmadı insanlar,
Hiç anlamadı gergedan derelerini,
Hiç uğramadı çatlak tuğlaların düzlemlerinde ki şehir yaralarına. Kaybettiler
beni.
Şimdi ise yağmurlarım için dualar ediyorlar bölük bölük.
Sorsalardı şayet şöyle söyleyecektim onlara;
“Yağmur kolay iş, önce gönlümü alın”

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir