Sıradaki içerik:

Ömer Seyfettin’in Bomba İsimli Hikâyesi Üzerinden Hatırlatma

e
sv

Bir Garip Seyr-ü Sefer

avatar

Bülent Tahir Eşler

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 1 dakika)

Bir keşmekeşlik öyküsü benimkisi, oraya buraya savrulmuş kırık dökük binbir küçük parça. Ya rüzgara karışıp toz olup gideceğim ya da usta ellerde yeniden işleneceğim. Ya sevgime yön bulacağım ya da yağmurun altında çöl kalacağım. Ya yaşadıklarımdan ders alacağım ya da kimi nasiplilere ders olacağım bilmeden. Ya bir gece yarısı vefasızlığı sallandıracağım darağacında ya da yuvarlanıp duracağım bir çukurdan diğer bir çukura. Hey sen ! Sevginin terk ettiği ülke… Şeytanın hükmettiği köhne… Bir yudum suya muhtaç kuyu… Gafletin içilmez suyu. Ne bitmez bir uyku bu? Anlamak mümkün mü bilmiyorum ancak bir de ben anlayabilsem seni ve sende olup biteni, gidiş gelişlerini, düşüp kalkışlarını, yitik kalmışlarını, kalp atışlarını kısaca anlamam gereken her şeyini. İçimde kararan ne varsa söküp atmalıyım. Bozkırlarım yeşermeli yeniden. Bir nefes çekmeliyim ta en derinlerime, bıraktığımda rahata kavuşmalıyım mutlaka. Bir bakış değmeli gönlüme, sürüklemeli beni peşinden. Takatim bitse de o gitmemeli benden. Her şeye rağmen korku ile ümit arasında gidiş gelişler. Bazen yokuş aşağı inişler, bazen doruklara yükselişler. Bilinçli bilinçsiz bir sürü yol tepişler.

Ama nefse hep bildik seslenişler, “gel yapma, etme” deyişler. Karşılığı, başına buyruk serzenişler. Her durakta yeniden binişler. Hey hat nereye bu gidişler? Yaşamak bir gaflet denizini aşmakmış meğer kulaç kulaç ve bir yürekten taşmakmış derya derya. Surların yıkılmazlığını yıkmak, yolların geçilmezliğini geçmek ve ötelere çok ötelere göçmek yakın yakın. Bir mutsuzluk şiirini yırtmak en kederli yerinde ve onulmaz yaralara merhem sularda yıkanmak sepil sepil. Ümide yar bulutlar taşımak gözlere ve salıvermek, ümitsizliğe yağmur yağmur. Çölün ortasında serap olmak mâsivaya ve dost olmak dosta esen rüzgâra ılgıt ılgıt. Ve rüzgâr rüzgâr dolaşmak o en sevgili diyarı. Bunlar kalbe dokunup da dile gelen, yazıya dökülenler. Ya kalpte gizli kalıpta, edeben dile ulaşamayan, kalemle buluşamayanlar, bilmem hangi zindanda ebedi mahkumiyetlerini yaşayacaklar. Bu avare gezintimin sonu nereye varır bilmem, ancak hakkında hüsnü zannım var Ya Rab! Merhametinden ümitvarım, sevdiklerine muhabbetliyim, yerdiklerini almaz kanım. Zalimin zulmünü haykırışım var ve bir gecem, içinde seher seher ağlayışım, dua dua çağlayışım. Ne olur kapından bir an bile ayrılmama izin verme, kes o firarda ısrar yolları ve bağla çözülen tüm bağları.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.