Sıradaki içerik:

Mamafih

e
sv

Bâtıni Fetih

avatar

Dilhâne

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 2 dakika)

İnsanın yönü nere ise yolu oraya varır, özü ne ise sözü onu söyler, niyeti ne ise ameli odur!

Yaklaşık bir asır önce, Anadolu zor bir durumdaydı. Etrafı, içi ve hatta payitaht dahi düşmanlar tarafından sarılmıştı. Anadolu’nun illerinden biri olan Maraş’ın sokaklarında, düşman askerlerinin devriye attığı bir gün, iki mü’mine kardeşimiz sokakta yürümekte iken bir Fransız askeri onların tesettürlerine ilişerek:

– Burası artık sizin memleketiniz değil! Burada istediğiniz gibi giyinemezsiniz! Diyerek onların başörtülerini çekiştirme cüreti gösterdi.

İşte o vakit bir kahraman! ‘’Sütçü İmam’’ ki bilirsiniz kahramanların azığı, kahramanların rızkı, kahramanların kamçısı, kahramanlıktır.

Görmüş olduğu hadise karşısında, belinden silahını çekerek bir kurşun sıkıyor ve o düşman askerinin işini orada bitiriyor. Düşmana sıkılan bu ilk kurşun Maraş’ta ve Anadolu’nun sair illerinde dalga dalga yayılarak insanımıza cesaret veriyor ve milli mücadelenin başlangıcında önemli bir safhayı oluşturuyordu. Bu hadise, yalnızca bir kurşun sıkılıp bir düşman askerinin öldürülmesinden ibaret bir mesele değildir. Bu hadise, bizim insanımıza, dinimize, milletimize, değerlerimize ve kadınımıza yapılan ya da yapılacak herhangi bir taarruzun, bedelinin ancak ölüm olduğunu tarihe kurşunla damgalayan bir hadisedir.

Elhamdülillah, vatanımız bugün zâhirî bir işgal altında değil, sokaklarımızda düşman askerleri gezmiyor ancak vatanımız, insanımız, okullarımız hatta ruhumuzun vatanı olan bedenimiz, aklımızın vatanı olan beynimiz ve hislerimizin vatanı olan kalbimiz; gayesizlik, tembellik, heyecansızlık, ahlaksızlık gibi türlü düşmanlar tarafından kuşatılmış ve hatta esir alınmıştır. Dün olduğu gibi bugün de bize düşman olan bu kavramlara bir kurşun sıkmak vazifedir.

Şunu iyi bilmeliyiz ki bugün “beyinler silah, fikirler kurşun hükmündedir.” Bizler de ancak bir amaç belirleyip, sebatla, gayretle, inançla ve birlikte çalışarak bu düşmanlara bir kurşun sıkabiliriz. Bizler fikir tohumu atacak, sabredeceğiz. O tohum filizlenecek, büyüyecek, çiçeklenip meyvelenecek ve ardımızdan gelenleri şuurlandırıp harekete geçirecektir. Bu çalışmanın semeresini biz göremesek de, yarınlarımız olan evlatlarımıza, kardeşlerimize bu zemini hazır hale getirmemiz gerekmektedir. Fikri aydınlanma ve batıni fetih seferinde bizler bir kıpırdanma, bir sallantı yapabilirsek umuyorum ki bizden sonra gelenler deprem etkisi yapabilir kuvveti kendilerinde bulacaklardır.

Bizlere atalarımızdan yalnızca camiler, saraylar kalmamıştır. Bizlere, onlardan bir ruh, bir dava miras kalmıştır.

Malazgirt’te başlayıp Anadolu ile şenlenen fetihlerin zâhiri fatihi Sultan Alparslan ve orduları; bâtıni fatihi Ahmed Yesevî(k.s) ve erenleridir. Vazife olarak bugün bizler Yesevî Ocağı’nın erenleri isek Sultan Alparslan gelene dek zemini ona hazır hale getirmeliyiz.

Şayet bizler Sultan Alparslan’ın ordularıysak, bizden evvel gayret gösteren erenlerin emeğini zayi etmememiz gerekmektedir. O sebeple yerimizi ve yönümüzü iyi tayin etmeliyiz. Dün bizim geçmişimizdir. Lakin unutmayın, bizlerde evlatlarımızın ecdâdı, yarınların geçmişi olacağız.

Necip Milletimizin Fazıl Şairi’nin dediği gibi:

Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik… Zaman bendedir ve mekan bana emanettir şuurunda bir gençlik.

Bugün zaman bizim, mekan bizim. Değişimin anahtarı biziz. Yeter ki isteyelim.

Bir temsile değinerek değişim mevzusuna ışık tutmak istiyorum.

‘’Yumurta içeriden çatlıyorsa bir hayat başlıyor demektir. Fakat dışarıdan yumurtayı kırarsanız bir hayat sona erer.’’ Bu yüzden değişim hep içerden başlar. Fetih, içi ve dışıyla bir bütündür. Dışarıdaki volkanlar, içerideki kıvılcımların neticesidir.

Acaba başarabilir miyiz sorusu akıllara gelmesin!

Öyle der ya Akif:

İz bırakanlarla sizin aranızda şöyle bir fark vardır; onlar ömür boyu gayret ediyorlar, siz ömür boyu hayret ediyorsunuz.

Ha gayret!

Abdurrahim Sağlam

Bir insana erişmenin ve ruhuna dokunmanın en güzel yollarından biridir edebiyat. Kelimelerin birbiriyle olan aşkını anlatır ve bu anlatım sırasında insana dair olgularıyla bizlere dokunur. Dilhâne işte böylesine aziz bir uğraşın günümüzdeki temsilcisi olarak tüm topluma ulaşmayı amaçlayan bir edebiyat şiir ve fikir dergisidir.

Edebiyat sahip olduğu varlığın içerisinde bir fikre sahiptir. Bu fikirle kavurur cümleleri ve ortaya bir dünya mirası ortaya çıkarır. Varlık gösteren dışa vurum bazen bir düz yazı olur bazense bir şiir. Eğer fikir kendisi bir şiirde bulursa her kelimesinde adeta bir rengin onlarca tonuyla karşılaşır insan. Bu anlam zenginliği ise edebiyatı yeşertir, insanın özüne dokunmasını sağlar. Edebiyat, şiir ve fikirlerin insana sağladığı huzuru ve yüceliği fark eden birçok söz ve kalem ustası; ömürlerini bu alanda sarfetmişlerdir. Aynı manevi değeri arayan nice insanın varlığını hoşgörü ve güzellikle karşılayan Dilhâne dergisi bu arayışın karşılığı olarak yeni yazarlar için de bir platform görevi görmektedir.

Öyle ki söz edilen amacın sonucu olarak Dilhâne Dergisi, okuyucularından ve yazı yazarak bir uğraşı ortaya koymak isteyen herkesten yazılarını beklemektedir. Bu yazıları bünyesine katarak diğer insanlara ulaştırarak hem yazarın gelişimini desteklemektedir hem de yazara duygu ve düşüncelerini başka insanlara aktarma olanağı tanımaktadır. Eğer sizlerde yazılarınızı paylaşmak isterseniz ilgili bilgileri dilhane.net adresinde bulabilirsiniz.

Bir fikrin hamurunu edebiyat ve şiir ile yoğururken, toplumdan yazılar alarak bu uğraşa değer katmanın bir başka boyutu daha bulunmaktadır. Hiçbir bir karşılık beklemeksizin edebiyat şiir ve fikre duyulan saygıdan dolayı tüm bu uğraşları yine toplumla paylaşmak. Bu sebeple Dilhâne dergisi insanlara ulaşabilmek için aylık yayınlarını, yapılan söyleşileri, yazıları ve daha birçok yazılı ve görsel ürünü dilhane.net adresinde hiçbir maddi karşılık olmaksızın insanlarla paylaşmaktadır.

Bir yandan değişen dünyaya ayak uyduran bir yandan da sahip olduğu öze günden güne değer katmayı hedefleyen Edebiyat şiir ve fikir dergisi olarak farklı konularda ve çeşitli türdeki ele alımlarıyla edebiyat dünyasında emin adımlarla ilerlemeyi sürdüren Dilhâne dergisi, siz edebiyat aşıklarını da pür heyecanla beklemektedir.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.