Banu İnan ile Söyleşi

(Okunma Süresi: 5 dakika)

Bir babadan farkı neydi?

Hayatta en sevdiğim kişi babamdı. O sevecen, merhametli, cömert, duygusal, olgun, özverili, hassas, öz kültürüne ve prensiplerine bağlı, karizmatik, saygın bir kişilikti. İtikatlıydı, manevi değerlere, akraba ve aileye önem verirdi. Onu her zaman yoğun görürdüm, edebiyat öğretmeni olduğu için lisede edebiyat sınavlarım olduğunda az da olsa birlikte çalışırdık. Türkçe ve edebiyat derslerini çok severdim. Kompozisyon ve şiir dallarında birincilik alırdım.  Şiire olan ilgim ve sevgim babamın sayesinde gelişti, küçüklükten beri şiir okurum ve babamla şiir şölenlerine giderdik. Babam çok yoğun çalışırdı onunla fazla vakit geçiremezdim. Çünkü yazı yazmadığı zamanlarda okula gider konferans verir veya sendika faaliyetlerini yürütürdü. Evde olduğu zaman her gün onu dinlemeye gelen misafirleri olurdu. Babamın vizyon sahibi ve yüksek kültür birikimi olan bir baba olduğunu büyüyünce anladım. Çünkü küçükken herkesin babası öyle sanıyordum. O hayatını insana, eğitime, kültüre, İslam davasına adamış, nice güzel nesiller yetiştirmiş özel bir kişilikti. İnsana yatırım yaptı ve insanlar onu hiç unutmadılar. Herkese her zaman yardım ederdi. Adanmış ve dervişane bir hayat sürdü. Makam mal mülkün, maddiyatın onun için bir değeri yoktu. Yani Hak için halkına çalıştı. Her zaman insan olarak Rabbimize vereceğimiz hesabın bilincinde bir hayat yaşadı ve beni de öyle yetiştirdi.

Babanızın kitapları nelerdir?

Vefatından önce basılı olan beş kitabı;
1-) Hicret (şiir kitabı)
2-) Tenha Sözler (şiir kitabı)
3-) Din ve Uygarlık (Nesir)
4-) Edebiyat ve Medeniyet Üzerine (Nesir)
5-) Yeni Türk Edebiyatı (C. Oktay Çağlar ile yazdığı ders kitabıdır.)

Vefatından sonra basılan kitapları;

1-) Aydınlar Batı ve Biz

2-) Mirası Kuşanmak

3-) İslam Dünyası ve Ortadoğu

4-) Cumhuriyetten Sonra Türk Şiiri (Bu kendisinin tezidir.)

5-) Söyleşiler

6-) Siyaset Kokan Yazılar

7-) Günümüz Şiirinin Temel Koyucusu Necip Fazıl

😎 Edebiyat Kültür ve Sanata Dair

9-10) Portre Gölgeleri 1 ve 2

11-) Dışarıda Bırakılmış Şiirler

Bunlar vefatından sonra toplanan yazılarıyla oluşturulan kitaplarıdır. Kendisi hayattayken beş kitabı basılmıştı. Kendisine ait toplam on altı kitabı vardır. Babamın kitapları gençlere ışık tutacak nitelikte çok değerli yazılardan oluşmaktadır. Özellikle “Din ve Uygarlık ’’ (kendisi hayattayken basılan bir kitap) bütün gençlerin okuması gereken niteliktedir. Ayrıca babamın şiirleri temelini divan edebiyatından almış, çağımıza uygun tarzda beyitlerle yazılmıştır. Genellikle 11 heceli şiirler yazmıştır. Şiirleri az ve özdür. Öyle olması anlam bakımından, içerik yönünden çok zengin olması ve çok şey anlatan muhteviyat içermesidir. Ayrıca babam hakkında yazılan kitaplar da vardır.

* İz Bırakan Öğretmen 1 ve 2

* Bilge Sendikacı Mehmet Akif İnan 1 ve 2

* Bir Medeniyet Şairi M. Akif İnan

* Akif İnan İle Sohbet 1 ve 2; bunlardan bazılarıdır. Ayrıca babamın sunuculuğunu yaptığı Kanal 7’de yayınlanan kültür sanat programı vardır.

Yedi güzel adam içerisinde en yakın arkadaşı kimdir?

Babam yedi güzel adam içerisindeki herkesi severdi, sayardı. Hepsi kardeş gibiydiler.

Dedenizin mesleği nedir? Babanızın edebi hayatındaki katkısı nasıldır?

Dedemin mesleği memurluktu. Dedem kültürlü, saygın, eğitime önem veren, evlatlarını disiplinle en güzel şekilde yetiştiren ve manevi değerleri öğreten bir babaymış. Ben doğduğum sene dedem vefat etmiş. Dedem eve her ay dergi alan, çok okuyan ve çocuklarına da bu konuda örnek olan bir kişiymiş. Babaannem de, beni büyüttüğü için biliyorum, dedem gibi cömert, misafirperver, aile ve akrabalarına düşkün, kültürlü; Osmanlıca dahil çok okuyan ve seçkin bir aileden gelen saygın bir hanımdı. Babamın böyle bir ailede yetişmesi tabiki kendisi için çok önemli. Babamgil lise yıllarında birçok dergi çıkarıyorlardı. Arkadaşlarıyla bu gibi ortamlara girmesini sağlayan, seçkin kişilerle tanıştıran dedemdir. Dedem Urfalıydı. Babam Urfa’nın gelenek ve göreneklerini, kültür ve folklorunu dedem sayesinde öğrendi ve sürdürdü. Hatta Necip Fazıl Kısakürek, Urfa’nın babam gibi bir değere sahip olduğundan şanslı olduğunu belirtmek için “Akif Urfa’lı, değil Urfa Akif’lidir” demiştir. Ayrıca babamın dedeme yazdığı “Babamın Gazeli” diye bir şiiri vardır. Dedemin karakterini anlatan çok güzel bir şiirdir.

Babanızın size sürekli tekrarladığı bir nasihati var mıydı?

Babamla yaşadığım her an aslında bana bir nasihat gibidir. Çünkü onun davranışları ve fikirleri bana ve torunlarına örnek olmuştur. Zaman zaman nasihatler verirdi. Olumlu ve pozitif düşünmemi, büyüklere saygılı olmamı, onları her zaman arayıp sormamı, kendimi kendi yaptıklarımla yani karakterimle sevdirmem gerektiğini, okuyan dürüst bir insan olmamı söylerdi. Ayrıca çocuk eğitimine de önem vermemi isterdi. Çocuklarımı yetiştirirken birçok nasihati olmuştur. Çocuklarımıza örnek olmamız gerektiğini söyler ve zekasının gelişmesi için yediği gıdalara dikkat etmemizi isterdi. Çok iyi niyetli biri olduğu için herkesi güzel yönleriyle görürdü. Yaptığı iyiliklerin karşılığını beklemezdi. Dostluğa çok önem verirdi. O, kişilere; kendisini önemli, özel hissettirir, güzel sözler ile hitap eder, onları dinler ve sorunlarına maddi manevi çözüm bulmaya çalışırdı. Çok babacan, fedakar, özverili bir kişiliği vardı ve vefaya önem verirdi.

Babanızın en sevdiğiniz mısrası nedir?
Babamın sevdiğim mısrası çoktur. Bütün şiirlerini ezbere bilirim ve çok severim. Az sözle çok şey anlatmıştır. Terci-i Bend diğer adıyla Zaman adlı şiirini çok severim. Bu şiirin ilk mısrası çok güzeldir:

“Susarak anlattın bütün gizliyi
Sakladım duygumu ben konuşarak” bunu çok severim.

Bir de Arzuhal adlı şiirinde;

“Sen öte bahçede açalı gülüm
Bütün bülbülleri yandı içimin” dizesi beni etkiler.

Ayrıca

“Duygu ve sabırdan bir deri giydin
Kuşandın demektir ölümsüzlüğü” dizesinden çok etkilenirim. Bu dize hayat düsturumuz oldu.

Babanıza yazdığınız bir şiirinizi bizimle paylaşır mısınız?

GİTTİN

Gittin…
Yarım kaldı mutluluk
Zümrüdüanka kuşunun kanatlarında
Bir çınar ağacı
Göğe açar dallarını
Yalvarır Yaradan’a
Ve her gün bir yaprak düşer
Ben düşerim…
Bir ağıt getirir kokunu
Avuçlarına doğru sığınır sesim
“Kim demiş her şeyin bitişi ölüm?”
Gözlerinde destan görürüm
Gözlerinde yanar kalbin
Ölürüm…
Babaları bekleyen
Bir rüyaya saklanır
Yetim çocuklar
Her şey yetim…
Kimsesiz çocuklar
Ardında bekler Kâf dağının
Sığınır rahmet bulutuna
Üşürüm…

Babanızın davasını nasıl özetlersiniz?

Babamın davasını tek cümleyle özetlersem; Babam kendi öz kültürüne, maneviyatına ve İslami değerlere bağlı, hak ve adalet gözeten, Hak için halkına çalışan, eğitime ve bu bağlamda gençliğin yetişmesine önem veren ve gençliğin yetişmesinde büyük rol oynayan bir kişilikti. Masum insanları ve Müslümanları ezen ve mağdur eden sömürü devletlerinin karşısında dimdik duran, kendi öz değerlerine sahip çıkan, çok okuyan çalışan bir nesil yetiştirmeye çalıştı. Bu bağlamda;

“Bir on yıl öncesi uzakta diye
Bu yanlış düzeni sürdürmek neden
Bir adım atarsak kafes kırılır
Sanki birden erir zincirlerimiz”

diye seslenir. Sendika da böyle bir hak arayışı için kurulmuştur.

Din büyüklerimiz dışında babanızın en değer verdiği kişi kimdi?

Din büyüklerimiz dışında babamın en değer verdiği kişi kendisini yetiştiren, yol gösteren Necip Fazıl Kısakürek idi. Babamın alimlere ve din büyüklerine sonsuz saygısı vardı ve onları ziyaret ederdi. Bunun dışında Necip Fazıl Kısakürek ekolünde yetiştiği ve aynı zamanda yedi güzel adamdan biri olduğu için bu arkadaşlarına da çok değer verirdi. Hepsi kardeş gibiydiler. Babam Necip Fazıl’ın sağ kolu idi. N. Fazıl bize gelir, kalır ve yedi güzel adamla sohbetlerde bulunurlardı. Babam üstadın konferanslarını organize ederdi. Necip Fazıl’dan sonra hitabeti en güçlü olan babamdır. Babam şehir şehir birçok konferanslar verirdi. Babam aynı zamanda anne, baba, kardeş ve ailesine, aile büyüklerine çok düşkündü. Önem verdiği birçok dostu vardı. Çevresi çok genişti. Her gün onu dinlemeye gelen misafirleri olurdu. Yazar ve sendika çevresi dışında protokol birçok devlet adamıyla da görüşürdü.

Şimdi devleti şekillendiren hükümetten birçok kişi babamı ziyarete gelir, ondan fikir alırlardı. Babam babacan kişiliğiyle herkese, gençlere dahil maddi manevi kol kanat germiştir.

Babanız hem Nabi’nin memleketinde doğup büyümüş hem Necip Fazıl ve sayısız şairin memleketinde liseyi tamamlamış. Sorum şu;  “Sadıklarla beraber olun” ayetinden hareketle Mehmet Akif İnan acaba hep büyüklerle birlikte olduğu için mi büyük olmuş, yoksa içinde o cevher vardı da büyükler vesilesiyle mi büyük olmayı başardı?

Babam şair Nabi’nin memleketi olan Urfa doğumludur. Babası da kültürlü çok okuyan, her ay eve dergi alan saygın bir babaymış. Ben kendisini görmedim. Dedem doğduğum sene vefat etmiş. Beni büyüten babaannem de Maraş’ın tanınmış köklü bir ailesindendir. O da Osmanlıca dahil çok okuyan saygın bir kişiydi. Yani babam temel manevi eğitimlerini aileden almıştır. Sonra lisede birçok dergilere yazılar yazmıştır, edebi ortamlarda bulunmuştur. Hatta Said-i Nursi hazretleri Urfa’da babam ve arkadaşlarının çıkardığı dergileri çok beğenir ve onlarla tanışmak ister. Babam ve arkadaşları ziyaretlerine giderler. Said-i Nursi onları tebrik eder ve onları bu yolda devam etmeye teşvik eder. Babam alim ve evliyalara çok saygı duyar ve onları ziyaret ederdi. Ömrü yetseydi kendi büyüğüyle ilgili bir kitap çıkarmayı düşünmekteydi. Hatta 500 beyit Yusuf ile Züleyha mesnevisi yazmaya başlamıştır ama vefatından sonra bulunamamıştır maalesef. Daha sonra da Necip Fazıl Kısakürekle tanışmış ve onunla sohbet ortamlarında bulunmuştur. Necip Fazıl babam için Urfa’nın büyük bir değeri olduğunu belirtir ve “Akif Urfalı, değil Urfa Akif’lidir” der.

Babam günde en az on saat okuduğunu söylerdi. Odasının her tarafı kitaplarla doluydu kütüphane şeklindeydi.

Orada yazılar yazardı. Manevi ortamlarda bulunduğu ve iyi bir aileden de iyi bir eğitim aldığı için babam özel, sizin de dediğiniz gibi büyük bir kişi olmuştur. Bulunduğu ortam önemlidir ancak içindeki manevi cevherle birleşince tabi ki daha mükemmel insan olma yolunda ilerlemiştir. Diğerkamlık yanı insanlara yardım, özellikle Müslümanların çektiği acılar ve onlara çözüm bulma düşüncesi onun davası olmuştu. Yani dünyaya geliş amacımızın ve Hakk’a vereceği hesabın bilincinde bir derviş gibi yaşadı. Babam insana yatırım yaptı ve bu yüzden de hiç unutulmuyor ve unutulmayacak inşallah. Her sene anma programları yapılır, dua alır ve onun bıraktığı eğitim mirası yol gösterici olarak her zaman yeni nesillere aktarılacak inşallah. Onun istediği de Rabbine yüz akıyla çıkmak ve dua almaktı zaten. Babamı çok özlüyor, onunla gurur duyuyorum. Ve sizin gibi bilinçli nesillerin yetişmesi için dua ediyorum. Ve sizlerden babam için her zaman duanızı bekliyorum. Hepinize çok teşekkür ederim. Hepinizden Allah razı olsun.

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir