Ayrılık Şiirlerini Sadece Aşk Acısı Çekenler Mi Dinler?

17 Nisan 2018 tarihinde Cemal Safi vefat ettiğinde çok üzülmüştüm. Görüşmek nasip olmadı kendisiyle. Aynı ortamda dahi hiç bulunmadık. Fakat bende Cemal Safi ve Git şiirinin yeri çok ayrıdır.

Lise yıllarındaki derslerden, konulardan bir şey hatırlıyor musunuz diye sorulsa sokakta insanlara çok fazla bir şey söyleyebilen olacağını sanmıyorum. Bendeniz de öyle. Yazıya, edebiyata ilgim olmasına rağmen lise yıllarımdaki edebiyat derslerinden tek bir an hariç hiçbir şey hatırlamıyorum. Ne Necip Fazıl beliriyor zihnimde ne Mehmet Akif.

“Edebiyat dersi dediğin şey şairlerle buluşmanı geciktirir sadece” diyordu Bütün Saadetler mümkündür filminde kahramanımız. Hakikaten öyleydi. Cemal Safi hariç. Edebiyat öğretmenimiz o gün bilgisayarını açmış ve bize Cemal Safi’nin kendi sesinden Git şiirini dinletmişti. Öyle çok etkilendim ki defterime yazdım şiiri. Arkadaşlarımla paylaştım. O gün bir şeyi daha anladım. Edebiyata edebiyat olarak bakmak zor bu ülkede. Yan komşuya, hala kızına, kan davalına, eski sevgiline verdiğin bir mesaj olmalı gözüyle bakıyor insanlar ağzından çıkan şiirlere.

Abdurrahim Karakoç’a bu yüzden Mihriban kim diye soruldu yıllarca, Sezai Karakoç’a Monna Rosa. Şiiri yazanlara bunu yapan dünya bir lise öğrencisine ne yapmazdı ki? İçimde sakladım Cemal Safi ve Git şiirini o günden sonra. Bugüne kadar da pek gün yüzüne çıkartamadım. Sık sık açıp dinledim, okudum, ezberledim. Cümlelerin içindeki manalarda derin yolculuklara çıktım ama pek fazla kişiyle paylaşamadım.

Ben bu şiirde kendimi bulmadım, Cemal Safi’yi de şiirin kahramanı yapmadım, şair olarak bıraktım. Belki de o yüzden bu denli sevdim. Zihnimde bir aşk masalı resmettim. Bir adam ve bir kadın. Sonra şiirde yolculuğa çıktım;

Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
Günahıma girmeden, katilim olmadan git!

Her ayrılık zordu ama umut kalırsa geride umut cellada dönüşürdü. Resmettiğim adam kendisini terk eden kadına umut bırakmadan gitmesi için yalvarıyordu. Günahıma girme, katilim olma diyordu.

Git de şen şakrak geçen günlerime gün ekle,
Beni kahkahaların sustuğu yerde bekle.

En zoru geride kalmaktır bu dünyada. Giden yanında kahkaha da götürür genelde. Kalanın heybesinde ise gözyaşı vardır. Hüzünler, sakinleştiriciler, sessizlik ve karamsarlık…

Git ki siyah gözlerin arkada kalmasınlar,
Git ki gamlı yüzümün hüznüyle dolmasınlar

Kalan yine de kıyamaz sevdiğine, üzülsün istemez. Zihnimde resmettiğim adam da öyleydi. Git ki benim yüzümdeki hüzün senin gözlerini doldurmasın, vicdanını sızlatmasın diyordu.

Madem ki benli hayat sana kafes kadar dar,
Uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar.

Kafesi tercih eder resmettiğim adam yanındayken kendini özgür hissetmeyen kadın için.

Kahrımın nedenini söylesem irkilirler;
Çünkü herkes beni Kays, seni Leyla bilirler.

Sanırlar ki sen beni biricik yar saymıştın;
Oysa ki hep yedekte, hep elde var saymıştın.

Dışardan bir aşk masalı sanılan birliktelik içeride bizim delikanlı için yıkımdan ibarettir. Ne Leyla vardır ortada ne de sevda. Tek taraflıdır her şey. Bunu bilmek ölüm gibi bir şeydir.

Hadi git, ne bir adres, ne bir hatıra bırak,
Zannetme ki pişmanlık, mutluluk kadar ırak!

Mecnun olmuştur delikanlı. Adres de istemez hatıra da. Unutur, gökyüzü hatıradır, alıp verdiği nefes hatıra, adres gönlüdür ve Leyla o adresten hiç taşınmayacaktır. Mecnun, Leyla’nın menzilinin pişmanlık olacağını bilir ve pişmanlık mutluluk kadar uzak değildir.

Sanma ki fasl-ı bahar geldiği gibi gitmez,
Sanma ki hüsranını görmeye ömrün yetmez.

Her darbene tehammül edecektir bedenim,
Gururum mani olur perişanıma benim.

Mecnun’da da vardır bir gurur ve o gurur Leyla’nın hüsranını göreceği günü bekler. Fakat o hüsran en çok Mecnun’u kahreder. Bunun farkında değildir.

Yari Ferhat olanın ellerle ülfeti ne?
Şirin ol katlanayım dağ gibi külfetine.

Henüz layık değilken tomurcuk kadar aşka,
Sana gül bahçesini kim açar benden başka!

Ellerle ülfeti olanın bahçesinde aşk gülü açmaz. Ellerle ülfet kuranın alnında Ferhat yazmaz!

Madem aşk tablosunun takdirinden acizsin,
Git de çağdaş ressamlar modern resimler çizsin.

Aşkını sunar delikanlı bir ederi yoktur kadının gözünde. Git der o zaman git de modern saçmalıklarla oyalan. Aciz olan sensin. Taşı elmasa tercih eden sen.

Ne vedaya gerek var, ne de mektuba hacet,
Git de Allah aşkına bir selama muhtaç et!

Delikanlı haykırır; “Veda da istemiyorum mektup da. Muhtacım sana ama git. Yaram kanıyor sen umut verdikçe. Bir selama bile muhtaç olmak istiyorum.”

Güllere de aşk olsun gene sen kokacaksan!
Fallara da aşk olsun gene sen çıkacaksan!

Ve devam eder haykırışına; “Veda bile istemiyorum dedim ama biliyorum ki güller sen kokacak, şarkılar seni söyleyecek, filmler seni anlatacak, romanlar sana yazılacak. Ama gitmezsen daha kötü. Git ki hayalimdeki seni seveyim. Git ki güzel kal. Kalırsan öleceğim, umut bırakırsan arkanda nefesim kesilecek. Böyle yaşanamaz.”

Kopsun nerden inceyse artık bu bağ, bu düğüm,
Her gece daha berbat, daha vahim gördüğüm.

Korkulu düşlerimi yorumdan kaçıyorum;
Sırf sana üzülüyor, sırf sana acıyorum.

Kabuslar, hayaller, vesveseler, vehimler dost olur delikanlıya. Yine sevdiğine üzülür yine ona ah eder.

Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
Günahıma girmeden, katilim olmadan git!

Yaşamak denir mi buna bilinmez ama gitmek isteyene kal demek de adama yakışmaz. Günahına da girmiştir kadın katili de olmuştur aslında ve her şey için çok geçtir. Çünkü giden yanında aşkı götürmemektedir.

Ben o gün lise sıralarında böyle bir senaryo yazdım. O senaryoya hayran kaldım. Kelimeler büyüledi beni. Muazzamdı kafiyeler. Cemal Safi çok güzel okuyordu. Ben edebiyatı edebiyat olduğu için seviyordum. Adam yoktu, kadın gitmedi, böyle bir aşk yaşanmadı. Belki de dünyanın bir yerlerinde yaşandı. Edebiyat bu yüzden güzel. İnsana yaşamadığı duyguları hissettirir. Yemediğini tattırır. Acıları edebiyatta bulmanız, güzellikleri ise hayatınızda yaşamanız duası ile.

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Yerin Altındakiler, Üstündekilerden Çok

17 Nisan 2018 tarihinde Cemal Safi vefat ettiğinde çok üzülmüştüm. Gö...

Boşluk

17 Nisan 2018 tarihinde Cemal Safi vefat ettiğinde çok üzülmüştüm. Gö...

Hayali Olmayanın Hayatı Var Mıdır?

17 Nisan 2018 tarihinde Cemal Safi vefat ettiğinde çok üzülmüştüm. Gö...