Aydınlanma Lideri Kâtip Çelebi’nin Hayatı ve Vefatı (1657)

Kâtip Çelebi, Osmanlı Devleti’nde bilim, kültür, sanat ve edebiyat düsünceleri ile çıgır açarak 17. Yüzyıla damgasını vurmustur. Tarih, cografya gibi dalların yanı sıra bibliyografya, biyografya gibi alanlar ile mesgul olmustur. Hem Osmanlı kültür ve medeniyeti ile ilgilenmistir hem de dünya kültür ve medeniyeti ile ilgili çalısmalar gerçeklestirmistir. Önemli pek çok katkısı bulunmaktadır. Kısa ömrüne ragmen eserleri ile birçok atılımı gerçeklestirmistir. O dönemde adeta bir aydınlanma lideri olan Kâtip Çelebi’nin hayatı siz degerli okuyucularımızla!

Kâtip Çelebi’nin Hayatı

Osmanlı Devleti’nin güzide sehirlerinden biri olan Istanbul’da 1608 yılında dünyaya gelmistir. Hayata ve ilme dair yol almasını saglayan babası Abdullah’tır. Babası Abdullah, Enderun mektebinde egitimini alarak yetismis askerdir. Muhterem babası dindar bir insan idi ve oglunun bes-altı yaslarında ilim ile ilgilenmesini saglamıstır. Asıl adı Mustafa olan Katip Çelebi, Imam Îsa Halife-i el-Kırimi’den Kur’an-ı kerim ve tecvid egitimi alamaya baslamıstır. Birçok çesitli ilimlere sahip olan hocalardan on dört yasına kadar fen ve dini ilimler tahsil etmiştir.

Kâtip Çelebi olarak tanınmasında ordu kâtipligi yapması etkendir. Hacca gitmesi ve basmuhasebeci ikinci halifesi olması sebebi ile de “Hacı Halife” olarak ün salmıstır. Çalıskan ve iyi huylu Çelebi, on dört yasına geldiginde Anadolu muhasebesi kalemi kâtibi olarak görev almıstır. Babası ile birlikte 1624 yılında Tercan, sonraki sene Bagdat Seferine çıkmıstır. Geri dönerek Istanbul’a geldi ve Kadızade efendinin derslerine devam etmistir. Bagdat Kusatması (1630) ordunun defterini tutmustur. Sefer sonrası Istanbul’a gelmistir ve Kadızade’den egitimine devam etmiştir.

Sultan Dördüncü Murad Han ile 1635 yılında Revan Seferine katılmıstır. Çesitli savaslarda geçen on yıl kadar süreden sonra Istanbul’a dönüs yapmıstır ve kendini tamamen ilim dersleri almaya adamıstır. Çalıskan, vakarlı, arastıran ve çok yazan olarak bilinen Kâtip Çelebi, Arabi ve Farisi’yi çok iyi bilmekte idi.

Aynı zaman da Latinceyi de bilirdi. Döneminin en iyilerinden olup, batı ilmi ile fazla ilgilenen bir ilim adamı olarak bilinmektedir.

Süleymaniye dersiamı Mehmed Efendi ve Ayasofya dersiamı Abdullah Efendi ile egitimine devam etmistir. A’rec Mustafa Efendi’den hem ders almıstır hem de onu kendisine üstad edinmistir. Kendisi ögrenmeye devam ederken birçok talebenin egitimini de üstlenmiştir.

Harita ile ilgili olan çalısmalarını ve incelemelerini ise 1654 Grit Seferi sebebi ile yapmıstır ve haritaların nssil yapıldıgını, bununla ilgili eserlerde çizilen haritaları görmüstür. Memurluk vazifesine ara vermistir ve talebe egitimine devam etmistir. Bu zaman diliminde hastalıga yakalanmıs ve sifa bulmak için tıp kitapları okumustur. Esma ve Havas kitaplarına da hayatında yer vermis ve kalbini kötülüklerden arındırmak, manevi saglıgına kavusmak için bu kitapları okumustur. Din alimlerini çok sever ve onlarla birlikte olmaya gayret ederdi. 1648 yılında ara vermis oldugu memurluga geri dönüs yapmıstır ve Seyhülislam Abdürrahim Efendinin yakın arkadaslarından olmustur. Edindigi birçok bilgiyi bu yıllarda eser olarak bırakmıstır.

Kâtip Çelebi’nin Vefatı (1657)

Âdeta bir aydınlanma lideri olan Kâtip Çelebi 1656 yılında dünyadan ayrılmıstır. Ömrünü bilime adayan Kâtip Çelebi’nin kabri, Unkapanı’ndaki Mahmudiye (Unkapanı) Köprüsüne inen büyük caddenin sag kenarında bulunmaktadır.

Kâtip Çelebi’nin Evrenselligi

400. Dogum Yıl Dönümü sebebi ile 2009 yılı kutlama listesinde UNESCO tarafından Kâtip Çelebi resmen ilan edilmistir. “UNESCO Kâtip Çelebi’nin 400. Dogum Yıldönümü Kutlamaları” gerçeklesmistir. Eserleri ve öncü bir lider olması sebebi ile hem Osmanlı’da hem de Batı dünyasında oldukça ilgi görmüstür. Birçok eserinin tercümesi yapılmıstır ve Islam Ansiklopedisi anlayısının dogmasında etkili olmustur. Çünkü Islam dünyası arastırmaları yapan ve herkese hitap eden eserler ortay koymustur.

Döneminin sorunlarını anlamıstır ve devletinin önemini kavramıstır. Eserlerini, toplumun ihtiyaçları karsısında birer cevap olarak ele almıstır. Ilmin toplum açısından çok önemli oldugunu vurgulamıstır. Döneminin öncüsü olan Kâtip Çelebi, sınırları asmıstır ve evrenselligi yakalamıstır.

Kâtip Çelebi’nin Eserleri

Sınırları asan ve evrenselligi yakalayan Kâtip Çelebi, toplumun bilgilenmesi üzerinde durmus ve buhran dönemlerinde hem yöneticilere hem de halka tavsiye niteligi tasıyan eserler ortaya koymustur.

Kâtip Çelebi’nin bazı eserleri:

1-Kesf-üz-Zünun an Esami-il-Kütüb vel-Fünun
2- Cihannüma
3- Tuhfet-ül Kibar fi Esfar-il Bihar
4- Takvim-üt-Tevarih
5- Fezleket-üt-Tevarih
6- Fezleke
7- Tarih-i Kostantiniyye ve Kayasire,…

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Mümine Gayret Yakışır

Kâtip Çelebi, Osmanlı Devleti’nde bilim, kültür, sanat ve edebiyat d&uu...

Tıkayıcı Taş

Kâtip Çelebi, Osmanlı Devleti’nde bilim, kültür, sanat ve edebiyat d&uu...

Teneffüs Öğrenciler İçin Bir Ara mı Yoksa Ders mi?

Kâtip Çelebi, Osmanlı Devleti’nde bilim, kültür, sanat ve edebiyat d&uu...