Sıradaki içerik:

Gece Vardiyası – 3

e
sv

Askerlik Anısı

avatar

Alim Akca

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 2 dakika)

Türk erkeği askerlik anısı anlatmaya bayılır. 18 gün askerlik yapıp ömrü boyunca anılarını anlatanı gördüm. Bizim başımız kel mi? Ben de anlatacağım:

Vatanî görevimi 2010-11 yılları arasında Ankara’da kısa dönem er olarak ifa ettim. 6 ay boyunca ot yoldum, çam pürü topladım. Ama hani iş olsun diye değil, terörle mücadele eder gibi, sınır ötesi operasyon düzenler gibi bir gayretle yaptım bu işi.

Bulunduğum alayın en üst rütbeli komutanıyla iki kere muhatap oldum: Birincisinde, habercisini gönderip beni çağırtmıştı. Bölükte bir panik, bir telaş… Meğer oğlunun ödevini yaptırtacakmış. (Erendiz Atasü’nün bir romanını özetlememi emretmişti. Kitaptan tek hatırladığım, ana karakter bir subaydı ve bir Kürt kızına tecavüz ediyordu. Kadın hakları savunucusu yazar, bu olayı basit bir gaflet olarak yorumluyordu.) İkinci karşılaşmamızda aynı komutan, beni bir kenardaki çeşmeden abdest aldıktan sonra botlarım henüz bağlanmamış vaziyette görüp azarladı. Ama asıl kıyamet, bölüğümdeki komutanlar bu olaydan haberdar olsaydı kopardı. Aslında birbirimize çok yakın olduğumuz hâlde 3. bir karşılaşmamız olmadı. Çok yakındık; çünkü ben alay komutanının beslediği tavuk ve güvercinlere bakıyordum. Bu yüce göreve; üniversite mezunu, en aklı başında er layık görülmüştü…

Askerliğini yapmış hemen herkesin buna benzer anıları vardır. Böyle şeyler kanıksanmıştır, sorgulanmaz, şikâyet konusu olmaz. 5 ay 10 günlük tecrübemden öğrendiğim bir şey varsa o da ordumuza sülük gibi yapışmış darbe artığı zihniyetin, Türk milletinin evladını özellikle ezip sindirdiğiydi.

Genelkurmay başkanları 30 Ağustos’ta resepsiyon verirlerdi. Cumhurbaşkanı, başbakan ve protokolün diğer üyeleri misafir konumunda olurdu. Üstelik eşi başörtülü olanlara tek kişilik davetiye gönderilirdi. Yeni mezun subayların, hatta bazen erlerin bile yemin törenlerine başörtülü anneler alınmazdı. Türk Silahlı Kuvvetleri laiklik ilkesinin savunucusu olarak öne çıkar, genelkurmay başkanı gerekli görürse TSK’nın resmi web sitesinden siyasete ayar verirdi.

Türkiye’nin bütün bu antidemokratik ve statükocu baskılardan kurtulması için darbe dönemlerinin savuşturulması, cumhurbaşkanlarının sivil siyasetçilerden seçilmesi vs. yetmedi.  Bunun için en son 15 Temmuz darbe girişiminin de başarıyla püskürtülmesi gerekiyordu.

Bugün adı ön plana çıkmadığı için Sayın Genel Kurmay Başkanımıza yönelik bir eleştiri var.  Bu aslında; milletin kendisine verdiği yetkileri, hiçbir kısıtlamaya uğratmadan kullandığı için siyasi otoriteye yönelik bir eleştiri. Çünkü Suriye’yi işgal edenler istiyorlar ki Türkiye’de asker-siyaset çatışması devam etsin ve Türkiye kendi çöplüğünde didinip dursun.

Mehmet Akif Ersoy, 1920 tarihli Sebilürreşad dergisinde şöyle bir tespitini aktarır: İngilizler, 15 milyonluk koca Mısır’ı pek az bir kuvvetle muhafaza etmektedirler. Akif, İngiliz ricalinden biri ile “samimi” görüşür. “Herif”, bu durumu şöyle açıklar:

“Osmanlı hükümeti kırk elli bin kişilik ordu tertip edip Mısır’a sevk edecek olursa müdafaa imkânı olmadığı için Mısırlıları kendilerine teslim eder çıkarız. Yalnız şurasını iyi bilesiniz ki biz İngilizler hiçbir zaman Osmanlıların Mısır’a kırk bin kişi değil kırk kişi sevk edebilecek derecede yakalarını paçalarını toplamalarına meydan bırakmayız. Memleketlerinde bitmez tükenmez meseleler çıkarırız. Onlar birbirleriyle uğraşmaktan göz açamazlar ki bir kere olsun Mısır’a dönüp bakmağa vakit bulabilsinler.”

9 Temmuz 2018 tarihinde Genelkurmay Başkanı olan Sayın Yaşar Güler, göreve başlama mesajında, “Son dönemde dünyada ve özellikle bölgemizde yaşanan gelişmelerin yarattığı belirsizlik ve risk ortamı ile harekât ortamındaki karmaşık yapı; ülkemizin, bölgesinde bir güç ve denge unsuru olmasını zorunlu kılmaktadır.” diyor. Başında bulunduğu kuruma sırtını dayayan vesayetçiler için değil, ülkesinin güçlü olması için çalışacağını daha ilk günden ortaya koyuyor. Türkiye, askeri anlamda bu kadar aktifken Genelkurmay Başkanı’nın başka gündemlerle öne çıkmaması, işini yaptığını gösteriyor. Türkiye’nin de yakasını paçasını toplayıp kendi siyasetini üretmeye çalıştığını.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.