Âşıkların Halini Âşık Olanlar Bilir

(Okunma Süresi: 2 dakika)

Aşk, muhabbetin seveni kavraması, bütün vucûduna yayılması, âdeta onu sarmaşık dalları gibi sarmış olmasıdır. İnsanı, her durum ve haliyle Hakk’a götüren bir yoldur aşk. Mecâzî ve hakîki olmak üzere ikiye ayrılan aşk, “hakîkatin köprüsü mecazdır” ifadesine göre her iki durumda da insanı Mevlâ’ya götüren bir yoldur. Bazen âşık aşkta fânî olur, o zaman aşk haline gelir. Sonra aşk mâşukta fânî olur. Muhabbetin sonu aşkın başlangıcıdır. Muhabbet kalp için, aşk ise ruh içindir. Aşk aynı zamanda vahdet-i vücûd anlayışının temel unsurlarından biridir. Edebiyatımızda aşk denilince ilk akla gelecek şairlerin başında Yunus Emre gelir. Aşkla ilgili müstakil çok sayıda şiir söyleyen şairin birçok şiirinde de farklı ifadelerle aşk yer alır. Bu beyitlerden hareketle Yunus’un aşkla ilgili söylediklerinden bazılarını hatırlayalım.

N’ider âşık hânumânı sensiz cihânı ya cânı
İki cihânfedâ sana kimesne gümân dutmaya

Âşık, ev bark derdinde olmayan, maddî ve manevî varlığını da, dünyayı da ahireti de aşkı için feda eden kişidir. Bundan kimsenin şüphesi olmamalıdır. Varlık da, yokluk da âşık nazarında birdir.

Ne varlığa sevinirim ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum bana seni gerek seni

diyen Yunus, aynı şiirde birkaç köşk ve huriden ibaret olarak gördüğü cenneti de istemez, bir başka şiirinde ise cenneti seven kişiye âşık denilemeyeceğini ifade eder.

Âşık mı diyem ben ona Tanrı’nunuçmağın seve
Uçmak dahıtuzagımışmü’mincânların tutmağa

Aşkı bilen ve aşkı bulan canlar için ezel ve ebed yoktur Yunus’a göre, “Ölen hayvan imiş âşıklar ölmez” diyen şair tasavvufttaki “terk” makamını hatırlatır bize: dünyayı terk, ahireti terk ve son merhalede terki de terk gerekmektedir.

Aşkıla biliş cânlara ezel, ebedolmayısar
Gümrâh olup bu cihânda kimse bâkî kalmayısar

Aşk makamı yüce ve ezeli bir makam olduğu gibi âşık da ölümsüzlüğe ulaşmış kişidir. Bunun için ölüm endişesinden kurtulmak gerekir. Âşık, ezelde takdir edilmiş bir acayip sevdaya düşmüştür. Bu sevda canan sevdasıdır ve bu sevdaya düşenler cihan ve canı terk ederler hatta sevdanın da sevdasından geçerler.

Aşk makâmıâlîdir aşk kadîm ezelidir
Aşk sözünü söyleyen cümle kudret dilidir

Ko ölmek endîşesin âşık ölmez bâkîdir
Ölmek senin nen ola çün cânın İlâhîdir

Âşığa gerekli olan; aşk yolunda sâdık olması, bu yolda hiçbir belâdan kaçmaması, belâ dikenini gül kabul ederek aşkı için şehitlik mertebesine ulaşmasıdır. Canla başla aşka yoluna giren kişi için bu yoldaki dikenler bile ipeğe dönüşür.

Yûnus teveccüh ideli Ka’be-i aşka cânilen
Oldımugaylân dikeni ayagı altında harir

Zahirde âşık bedenen güçsüz gibi görünse de eğer aşkında sadık ise Cenab-ı Hak ona aslan avcısı olarak da bilinen Hz. Hamza kuvveti verir ve böylece onun için tüm yollar açılır.

GanîCebbâr aşk erine bin Hamza’ca kuvvet verir
Dağları yerinden ırar yol eyler dosta gitmeğe

Aşk bir denizdir. İnciye talip olan aşk denizine dalmak zorundadır Bu denize dalabilmek için ise ayağı baş yapmak gerekir. Ölmeden önce ölmeyen bu aşk denizine dalıp murat incisini alamaz. Âşık, aşk derdinden hayatiyetini devam ettiren kimsedir. Dert denilen şey aslında âşığın dermanıdır. Âşık, aşk denizinde yüzen küçücük bir balıktır, o denizden çıktığı anda ölecektir.

Senünaşkun deniz ben bir balıcak
Balık sudan çıka hemen ölidür

Yogıdı bu bârigâhvarıdı ol pâdişâh
Âh bu aşk elinden âh derd oldu dermân bana

Aşk, hep tazedir ve her dem taze kalacaktır. Bedenin yaşlanması aşktan vazgeçirecek bir durum da değildir.

Niceler eydürYûnus’a kim kocaldın aşkı kogıl
Aşk bize yenile değdi henüz dahı turvandadur

Yüzyıllardır insanların dilinden düşmeyen; şiirler, destanlar yazılan, sayısız hikâyelere konu olan ve olmaya devam edecek aşk, gizli bir hazinedir ve âşıkların ancak bilebileceği bir haldir.

Âşıkların hâlini âşık olanlar bilir
Aşk bir gizli haznedür gizli gerekdiresrâr

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir