Ali'ye Mektup

Bu mektubu Dilhâne şairlerinden Emrullah Atabey yine Dilhâne yazarlarından olan Durmuş Ali Ertaş'a yazmıştır...

Azîz kardeşim,

Lugatımda seni hakkıyla selamlayacak kelimem olmadığı beyanı ile selam edeyim evvela.

Biliyorum hatrı kırk yıl süren kahveden hayalen içip, kâh sukut ile kâh dua ile sohbet ettiğimiz bir vakitte, uzaktan süslü parıltılarını gördüğümüz bir rüya bize bakıyordu. Gölgemiz arşın altında toplanıyordu da sessizce, bir biz anlamıyorduk belki.

Namaz vakti gelmişti. Namazdan sonra da çay vakti. Bir nevi ibadet sayılmaya başlanmıştı. Her yudumunda hamd zikri düşüyordu kalbimizden. Kâh gökyüzüne kâh toprağa. Birinden yemiş birinden mâ çıkıyordu. Bize yeşil bir mana vermek için belki. Yeşil dediğime bakma azizim, senin pür nur yüzün beyza. Yeşil cisme giydirilmiş libas. Sanıyorum babamızın indirildiği yerden geliyorsun sen de.

Sana bu mektubu yazarken hatrıma daha evvel yazdığım mektuplar geldi. İçerideyken babama yazmıştım ilk. Sonra onun içeriden bir arkadaşına. Sonra... Sonra görme engelli birini sevdiğini yazmış birine. Birkaç tuzlu sır ekildi şu satırlara. Bir arzu uyandı yine bende şimdi. Göğsüm meğer ne çok bıçak taşıyormuş içinde. Şu günü beklemişler hep oynamak için. Oynayan bıçak ne yapar bilirsin değil mi?

Akşam yazacaktım oysa sana. Bir anda müsait oldum. İşteyken yazdım. Daha yazarım. Ama her şeyi dememek lazım. Hem sözü yormayayım. Rahatsız olduğunu duyduk geçen. Şafi ismi hürmetine şifa verilsin inşallah güzel insan sana ve dahi tüm biz Müslümanlara. Ruh ve bedendeki tüm hastalıklarımız için.

Sevgi ve hürmet,
Ve dua ile...
(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
1 Yıl Oldu..

Bu mektubu Dilhâne şairlerinden Emrullah Atabey yine Dilhâne yazarlarından olan Durmuş Ali Ertaş'a y...

Aziz Cihat Muhterem Barış Bey...

Bu mektubu Dilhâne şairlerinden Emrullah Atabey yine Dilhâne yazarlarından olan Durmuş Ali Ertaş'a y...