Akademik Başarı Çocuklar İçin Çok Önemli Peki Ahlaki Başarı?

Ahlak modern zamanlarda çocuklarımıza öğretmeyi unuttuğumuz kavramlardan biri. Günümüzün hırslı, kazanmayı seven anne babaları çoğu zaman çocuklarına başkalarının haklarına saygılı olmayı öğretmek yerine kendi haklarını ne pahasına olursa olsun savunmayı öğretmeyi tercih ediyor. Aynı öğretiden eğitim sistemi de payını alıyor. Hemen hemen her öğretmen öğrencilerine nasıl rekabet edeceklerini, bilgilerini nasıl en öne geçmek için kullanacaklarını öğretiyor. Böylece ekmek kuyruğunda öne atlamaktan, otobüste yaşlılara yer vermemeye kadar sıradan gündelik alışkanlıklarda bile faydacılığın, benmerkezciliğin sırıttığı bir toplumsal hayata hep birlikte mahkum oluyoruz. Günümüz eğitim sisteminde başarıdan konu açıldığında çoğumuzun aklına hemen akademik başarı geliyor. Peki gerçekten salt akademik başarı tatmin olmak için tek başına yeterli midir?

Akademik başarı hedefi oldukça önem arz eden bir konu ve çoğumuz ilk hedef olarak bunu belirleriz. Lakin kişi akademik başarıya ahlaki değerleri yok sayarak ulaştığında hakiki manada bir hayat başarısına ulaşamaz. Ailelerin ve eğitimcilerin yapması gereken akademik ve ahlaki başarıyı ayrılmaz bir bütün olarak görüp çocuklara bunun öneminin anlatılması olacaktır.

Dijitalleşme ile ortaya çıkan yeni durumda çocuklar birtakım yeni problemler ile karşılaşıyorlar. İyi bir arkadaş ortamının eksikliği, sosyal mecralardaki uygunsuz içerikler ve buna bağlı çeşitli uyku ve adaptasyon sorunları.Bu temel problemler de çocukların duygu ve becerilerinin gelişiminde olumsuz etkiler bırakıyor. Çocukların duygu ve becerilerini eğitim yoluyla geliştirmek gerekiyor. Çocuğa sadece akademik başarı değil sosyal ve duygusal başarı da öğretilmeli. Okuldaki derslerin (fizik, matematik, kimya vb.) yanı sıra adil olmak, yalan söylememek, hoşgörülü olmak gibi ahlaki değerlerin de öğretilmesi gerekiyor. “Amerika’da 1950 ile 2000 yılları arasında yapılan bir istatistiğe göre mutluluk puanlarını ve aynı zamanda gayri safi milli hasılayı ölçmüşler. Gayri safi milli hasılada büyük bir gelişme yaşandığı halde mutluluk aynı kalmış. Yani akademik başarıyla da doğru orantılı olan gelir düzeyi insanlara hakiki bir mutluluk, neşe getirememiş.

Freud’a göre çocuklarda doğuştan gelen bir ahlak kavramı yoktur. Bu kavram süper egonun gelişmesiyle ortaya çıkar ve 6 yaşında nihai olarak tamamlanır. 3-6 yaş arasına denk gelen bir dönemdir. Lakin yapılan araştırmalar bize 2 yaşında olan çocuklarda dahi bazı ahlak kurallarının benimsendiğini, onur, utanç ve suçluluk gibi duyguların yaşandığını göstermiştir. Gerekli eğitimi alan ve ailesinde bu kuralları gözlemleyen çocuğun ahlaki anlamda gelişim göstermemesi için hiçbir sebep yoktur.

Her ebeveyn çocuklarını yetiştirirken onların kaliteli okullarda iyi bir eğitim alıp başarılı olmalarını ister. Bu gayet doğaldır. Fakat unutmamamız gereken şey sadece akademik başarının çocuklara yeterli olmadığının bilincinde olmak ve gerçek mutluluğa ulaşmaları için çocuklarımızı ahlaki anlamda da bir noktaya getirebilmektir. Akademik ve ahlaki anlamda başarıya ulaşan her çocuk gerçek mutluluğu yakalayacaktır.
 

Kaynakça:

1) https://www.psikonet.com/id-ego-superego_nedir-125.html

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Bin Atlı Çocuklar Gibi Şendik

Ahlak modern zamanlarda çocuklarımıza öğretmeyi unuttuğumuz kavramlardan biri. Gün&...

Türk Değilse Yüktür

Ahlak modern zamanlarda çocuklarımıza öğretmeyi unuttuğumuz kavramlardan biri. Gün&...

Önden Giden Atlar

Ahlak modern zamanlarda çocuklarımıza öğretmeyi unuttuğumuz kavramlardan biri. Gün&...