Sıradaki içerik:

Gece Vardiyası – 4

e
sv

Ahmet’e Mektup

avatar

Salih Soner Güncan

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 1 dakika)

Bu mektubu Dilhâne şairlerinden Salih Soner Güncan Dilhâne yazarlarından olan Ahmet Şahan’a yazmıştır…

“Hamd o Allah’a olsun ki ölüm dolayısı ile kullarına ayrılığı tattırıp dostların birbirinden ayrılmalarıyla onları gaflet uykusundan ikaz etti. Salât-ü Selâm “Allah’tan başka her şey fani olacak” diye bizi uyandıran Efendimiz Muhammed’in (sallallahu aleyhi ve sellem)kader ve musibetlere karşı sabreden âl ve ashabının üzerine olsun”diyerek mektubuna başlayan Şeyh Ahmed El Haznevi kaddesallahü Sırrû Aliye’nin sözleri ile başladım mektubuma sevgili kardeşim. Ki isimleri her anıldığında onlardan önden gidenlerin ve sonradan gelen büyüklerin keyfi gelsin. Allahü Teâlâ onların yüzü suyu hürmetine bize merhamet etsin. Bizlerin bu büyüklerin ismini okuma, yazma, anma’ hatırlama, sevme, idrak etme, tanıma, taklit etme nimetlerini bahşeden Allah’a sonsuz hamd olsun.
Zamanın nasıl geçtiğini anlayamadığımız bu dönemde teknolojinin hayatımıza kattığı kolaylıklar kadar bazı dayatmalarına da göz yummak zorunda kalıyoruz. Teknoloji ile beraber hayatımıza katılan hız, bazen bizi ferasetten uzak, anlık yanlış kararlar vermeye, suizanda bulunmaya sebebiyet veriyor. Bizler dijital ortamlara yazı yazarak teksir kağıtlarını incittik. Kitap sayfalarını incittik. Nameleri incittik. Lakin teknolojiye de karşı değiliz. Bu vesile ile bu satırları sana hem el yazmalarımla hem de dijital ortamda yazarak gönderiyorum. Sevgili kardeşim; bizler sobalı evlerde aynı odanın içinde bu soğuk gecelerde içimizi ısıtan sohbetlerle büyüdük.Oysa şimdi hemen hepimiz, kaloriferli evlerde yalnızlıktan üşüyoruz. Sobalı evleri incittik. Yer sofrasında diz kırıp besmele ile başlanan, aynı tasa kaşık sallanan,ağızda lokma yok iken Peygamber aleyhisselatu vesselam sünnetidir diye, sohbet yapılan sofraları yerinden kaldırarak, büyük masalara oturup her birimizin önüne ayrı ayrı konulan tabaklardan yiyip içerken, komşunun açlığını tokluğunu da unutarak, kasri arifan-i arifler sofrasındakileri incittik. Bu satırları yazarken Bunu bir kez daha idrak ediyorum. Sana tavsiyem der ki Sıla-i Rahime önem göster.(Bu cümle mektubu yazanı da kendi adına çok düşündürerek,hüzne gark etti) kaybolmaya yüz tutan bir çok güzel hasreti de ihya etmeyi Allahu Teâla sana, bizlere nasip etsin. Allah yar ve yardımcın olsun. Mektubuma burada son verirken hürmet, hasret, muhabbet sevgi ile seni emanetlerin tek sahibi olan Allah’a emanet ediyorum. Hayırla kal güzel kardeşim.

Dua ile vesselâm…

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.