Sıradaki içerik:

Gece Vardiyası – 4

e
sv

Âdâb-ı Muaşeret Kuralları Birinci Bölüm: Telefon Kullanma Âdâbına İlişkin Bazı Hususlar

avatar

Emrah Karaca

  • e 1

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 3 dakika)

Sosyal bir varlık olan ve yalnız başına yaşaması düşünülemeyen insanoğlu, diğer insanlarla iletişim kurma ihtiyacını yerine getirirken insanlığın binlerce yıllık iletişim kurma tecrübesini aşmış, teknolojik gelişmelere bağlı olarak bazı yeni iletişim kurma yöntemlerini yaygın bir şekilde kullanır olmuştur. Tabi bu geçiş süreci bir hayli hızlı olmuştur. Dolayısıyla bu geçiş sürecinde, bu yeni iletişim kurma mecralarında nasıl davranmamız gerektiğine ilişkin kurallarının oluşması pek mümkün olmamıştır. Malumdur ki, insanların bir arada yaşamasını mümkün kılan âdâb-ı muaşeret kuralları toplum tarafından tabii bir şekilde uzun bir zaman zarfında meydana getirilir. Bazı kurallar da nebevî bir müdahale ile şekillenir. İşte bu noktada bu yazı, sosyal hayata âit âdâb-ı muaşeret kurallarının bazılarını -ortak veya benzer noktalarını tespit etmek suretiyle- bu yeni iletişim mecralarında tatbik edilebilir şekilde îzah etme girişimidir. Belkide bir zaman sonra yazının başlığındakine benzer ifadeleri telif edilecek yeni âdab kitaplarında görmek mümkün olacaktır. Bu girişten sonra mevzu ile alakalı bazı meselelere maddeler halinde temas etmek gerekirse:

1. Telefonla aradığımız kişi telefona cevap veremiyorsa uzun uzun, sonuna kadar çaldırmak veya tekrar tekrar aramak pek münasip değildir. Çünkü bu durum, misafirliğe giden kişinin kapıyı üç kereden fazla çalmasına benzer. Her ikisinde de eğer karşı taraf müsait değilse, onu rahatsız ediyoruz demektir.

2. Aradığımız kişi o anda bir başkası ile görüşüyorsa telefonu çaldırmaya devam etmek yine münasip değildir. Bu, konuşan iki kişinin lafını bölüp araya girmeye benzer ki, buna patavatsızlık denir.

3. Arayan kişinin telefonuna bakamayacak durumdaysak, telefonu meşgule almamız îcab eder. Böylece arayan kişiye orada olduğumuzu ancak müsait olmadığımızı söylemiş oluruz. Aksi halde çalan telefonu görmezden gelmek yolda tanıdığımız birisiyle karşılaşınca onu görmezden gelmeye benzer. Her ikisinde de karşı tarafın varlığından haberdar olduğumuz halde sanki bundan haberimiz yokmuş gibi davranarak karşı tarafa saygısızlık etmiş oluruz. Ayrıca bu durumun üzerinde iyice tefekkür edilirse, yapılan kabahatın ikiyüzlülük sayılacağı da meydana çıkacaktır. Ehline havâle…

4. Akşam geç saatte aradığımız kişi, kendisini o saatte arayabileceğimizden emin olduğumuz birisi değilse veya çok acil bir şey için aramamışsak bu yaptığımız şey pek uygun bir davranış değildir. Bu durum gece yarısı birinin kapısını çalmaya benzer ki, bu da özel yaşam vaktini ihlal etmek demektir.

5. Bulunduğumuz ortamda başka insanlarla berabersek, telefonla uzun süre meşgul olmamız yakışık alan bir davranış değildir. Bu, onları umursamadığımızı ve bizim için değersiz olduklarını söylemekten farksızdır. İnsanlar genelde kendileri için en önemli olduğunu düşündükleri şeylerle meşgul olmayı tercih ederler. Halbuki o bulunduğumuz ortamda en değerli varlık “insan”dır.

6. Özel günlerde herkese aynı mesajı toplu olarak atmak, aslında onların o özel gününü gerçek manada tebrik ettiğimiz anlamına gelmez. Çünkü mesajın kime gittiğinden bile çoğunlukla haberimiz yoktur. Genelde bu minvaldeki mesajlar, evvelce oluşturulmuş bir toplu mesaj listesine yollanır. Aslında bu davranış, kendi varlığımızı onlara hatırlatma amacından başka bir şey tanışamaz. Dolayısıyla mesajla özel gününü tebrik etmek istediğiniz kişiye en azından kendisine ismiyle hitap ederek başladığımız bir mesaj göndermek daha münasiptir.

7. Telefonla aradığımız kişiye, uzun uzun meseleler anlatmaya başlamadan önce, müsait olup olmadığı sormamız gerekir. Yoksa karşıdaki kişiyi meşakkat altında bırakmış olabiliriz.

8. Telefonla konuşurken uygun bir ses tonu kullanmak gerekir. Çok sessiz konuşursak, karşımızdaki kişi bizi anlamak için çaba sarfetmek zorunda kalacak ve nihayetinde yorulacaktır. Çok yüksek sesle konuşmak da doğal olarak yine karşı tarafı rahatsız edecektir.

9. Herhangi bir mesajlaşma platformu üzerinde oluşturulmuş herhangi bir mesajlaşma grubunda, grup üyelerinin tamamına yönelik sorulan sorulara veya bazı taleplere olumsuz da olsa bir cevap vermek nezaket kurallarına uygun düşecektir. Çünkü soruyu soran kişi bizden bir cevap alabilme temennisiyle bunu yapmıştır ve fikrimiz onun için önemlidir. Bu soruya veya talebe herhangi bir karşılık vermeye tenezzül etmemek, karşımızdaki kişinin kendisine değer verilmediğini hissetmesine sebep olabilir. Kalabalığa karışıp görünmez olduğunu zannetme psikolojisiyle hareket etmenin, “asgarî insanî davranış sınırının” altında kaldığı açıktır.

10. Herhangi bir mesajlaşma grubunda, diğer üyeleri ilgilendirmeyen bir meseleyi iki kişi konuşmak istediği zaman, bunu kendi aralarında özel mesajlaşma yöntemiyle yapmaları gerekir. Tersi bir durum, kalabalık bir ortamda iki kişinin yüksek bir sesle bir meseleyi konuşmasına benzer. İnsanları, kendilerini ilgilendirmeyen şeyleri dinlemeye mecbur bırakmakla, onlara saygısızlık etmiş oluruz.

11. Herhangi bir mesajlaşma platformunda, karşımızdaki kişiye mesaj gönderirken bunu bölük pörçük yapmak yerine, söyleyeceklerimizi olabildiğince derli toplu ve tek mesajla ifade etmeye çalışmak daha münasiptir. Aksi durumda karşıdaki kişinin sürekli bildirim almasına sebep oluruz. Bu durumun karşı tarafa rahatsızlık vereceği, herhangi bir açıklamaya gerek duyulmayacak kadar açıktır. Özellikle mesajlaşma gruplarında birden fazla insanın rahatsız olacağı göz önünde bulundurularak bu hususa daha da dikkat etmek gerekir.

12. Üyesi bulunduğumuz bir mesajlaşma grubundan herhangi bir sebeple ayrılırken, grup üyelerinden müsade alarak veya en azından ayrılma gerekçemizi bildirerek gruptan ayrılmak gerekir. Sessiz sedasız, geride “falan kişi ayrıldı” şeklinde bir bildirim bırakarak bir gruptan ayrılmak, bir arada oturuyor olduğumuz arkadaş ortamından bir anda kalkıp gitmeye benzer. Nasıl ki o mecliste bulunan hiç kimse bu gidişe bir anlam veremezse, aynı şekilde mesajlaşma grubunda da benzer bir durum ortaya çıkacaktır.

Yazının en başında bahsettitiğimiz üzere bu yazı telefon kullanma âdabıyla alakalı ortaya konmuş mütevazi bir teşebbüsten ibarettir. Hata ve kusurlarımızın bu îtirafa istinaden ma’zur görülmesini temenni ederim. Ayrıca bunların bize bildirilmesini de bâhusus istirham ederim.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.