Sıradaki içerik:

Tapınak Şövalyeleri ve Kutsal Topraklar

e
sv

1800’ler Üzerine; Edebî Hadiseler

avatar

Canan Karahan Köksal

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 2 dakika)

Makaleden çok deneme olacak olan bu yazım ile kafalarınız karışmasın. Evlilik üzerine konuşmayacağım. Aslında ilk edebî eserler üzerine bir temamız olacak. İlk şiir çevirisini yapan, ilk makaleyi yazan ve ilk kez noktalama işaretlerini kullanan ve ilk tiyatro eserinin mümessili, İbrahim Şinâsî’nin bu eseri ile ilk ansiklopedist ve sözlükçü olan ilk yerli romanın da mümessili, Şemseddin Sami’nin bu eserine temas edeceğim. Bu iki eserin benzerliğinin derinine inmek ve kafa yormak istiyorum. O dönemin özelliklerine bir bakalım. Bu konuların işlenmesine müsebbipler neler, acaba doğru bir bağ kuracak mıyım?

1830’larda takvimhâne ve matbaa birleştirilmesiyle ve bir süre sonra matbaanın iş hacminin artması

başka bir yer aranmaya başlandı. Kavâim-i Nakdiyye Fabrikası uygun görülerek 1852’de matbaa buraya taşındı. Böylece 185o’li yıllar matbaa için en aktif yıllar oldu çünkü ilk matbaa Darü’t-Tıbâati’l Amire zamanı (1727) taş baskı zamanıydı. 17adet taş baskı yapıldı. İlk basım ise 1729’da oldu. Kurucusu İbrahim Müteferrika, bastığı çeviri kitaplarıyla kültür hayatını canlandıran bir dil bilimci ve haritacı olarak hafızalardaki yerini aldı. 1850’lerde ise ilk tiyatro eseri ve ilk romanlar da basılmaya başlandı. Çünkü, 19. asrın son çeyreğinde, birçok Avrupa romanı Türkçeye tercüme edildikten ve bir okuyucu kitlesi tarafından kabul edildikten sonra, Batı tarzı eserler kaleme alınmaya başlandı.

1851’de ilk Türkçe roman örneği olan Akabi Hikâyesi Vartan Paşa tarafından kaleme alınmış ve  Ermeni harfleriyle yayımlanmıştı. Lâkin Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat Batı edebiyatı tarzında yazılmış ve Osmanlıca harflerle basılmış olan ilk Türk romanıydı.

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat; İlk basımı 1875’te yapılan, Talat ve Fitnat’ın acıklı aşk hikâyesinin anlatıldığı, ilk yerli romandır. Dönemin evlilik ilişkilerini irdeleme üzerine yazılmış olan bu roman ve yine görücü usulü evliliklerinin sakıncaları üzerine bir eser olan; Türk edebiyatında yayımlanan batılı tarzda ilk tiyatro, Şair Evlenmesi piyesi. Şair Evlenmesi, ilk olarak, 1860’da tefrika ( bölüm bölüm yayınlamak) edilmiş. Bu eserler Batılı tarzda ve evlilik üzerine. Biri dram, diğeri ise mizâh. Lâkin hikâye aynı: Kadınlar ve evlilik. Evlilik seçimleri. Kadının görevleri. Kadının eğitimi. Kadının giyimi. Fikriyatta açık sözlülük. Özgürlük kavramları. 1800’lü yıllarda Batı eserlerinden de bu konular çok yansıdı. Aslında belli kuralları yıkmak ve “kadının da seçimleri olmalı” demek amaçlı bir olgu oluşmaya başladı.(*) Bu bana feminizmi çağrıştırıyor. 1837’de ortaya çıkmış bir kavram yahut olgu. Buna karar verecek okuyucu. İzmlere biz de, Cemil Meriç ve her Müslüman gibi karşıyız elbette lakin o dönem için Batı’nın kadınlar üzerindeki dayatmalarını da göz önünde bulundurursak bu gerekli bir devrimdi. İzm’e gelecek olursak, her izmde olduğu gibi bunda da -bulunduğumuz dönemi ele aldığımızda- aşırıcılık ortaya çıktı. Aşırı olan her olgu benim için bir kavramdır. Çünkü bu insanları sapkınlığa iter ve ittide. Olgu olmaktan yani doğru kabul edilmekten çıktı. Lâkin (*) cümlesinde “olgu dememin sebebi, olması gerekenin ifade edilmesiydi elbette. (Ayrıca mücahideleri ve Türk kadınlarının her alanda olduğundan bahis açarsak, Selçuklu tarihinden başlamamız gerekir ki bu konu çok uzar.) Olması gerekenleri savunurken izmler ortaya çıkmış ve çıkıntı kavramlar olmaya başlamış. Oysa, İslâm’da tüm izmleri doğru şekilde bulacak ve olması gereken yaşantıya kavuşacaklar. ( misal: Alman mütefekkir ve şairi J. W. Goethe) Hem de ifrat ve tefrit arasında bir istikamet; Olması gerektiği gibi bir etik.

Tavsiye: Yine 1800’lü yılların eseri, Alman mütefekkir ve şairi Goethe’nin en olgun tefekkür meyvelerinden sayılan; Doğu Batı Divânı (1819)

Bolca Goethe okumuş ve Büyük mütefekkir ve şair Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in en olgun meyvesi olan; İdeolocya Örgüsü (1968)

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.