Sıradaki içerik:

Gece Vardiyası – 3

e
sv

1 Cami 1 Hikaye / Sokullu Mehmet Paşa Camii

avatar

Seda Nur Demir

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 2 dakika)

Hacer’ül Esved Taşlarıyla Örtülü Cami: Sokullu Mehmet Camii

Cami hikayeleri serimizde 4.haftaya girerken Sokullu Mehmet Paşa adına yapılan iki camiden biri olan, Fatih’in Kadırga semtinde bulunan Sokullu Mehmet Paşa Camii’sinin gizemli kapısını aralıyoruz.
 
 
Başlığı okuyanların hayretlerini duyar gibiyim çünkü ben de Hacer’ül Esved taşının Türkiye’de de olabileceğini hiç düşünmemiştim. Bu camii ile yollarımı/yollarımızı kesiştiren olay ise benim Umre ziyaretim oldu. Umre için gidenlerin fikrini aldığımda herkesin ağzından çıkan ilk söz ‘Aman ha Hacer’ül Esved taşına yaklaşma, öpmeye çalışma, ezilirsin’ oldu. Malumunuz Hz. Muhammed’in sünnetini yerine getirmek için taşı öpmeye kalkan binlerce insan arasında zaman zaman sıkıntılar yaşanıyor. Yakınlarım da bu münakaşaya girmemem bilhassa hanımların uzaktan selamlamasının doğru olduğunu ifade ettiler. Söylenenler dinimizde önemli bir yeri olan bu taşa karşı merakımı arttırdı. Yaptığım araştırmalar sonucunda bu taşın Türkiye’de üç yerde olduğu sonucuyla karşılaştım. Bu sonuç bizler için adeta bir müjde gibiydi. Bizlerin bu taşa dokunmamız için verilmiş bir fırsattı belki de.
 
Hacer’ül Esved Parçaları Türkiye’de
Camiinin tarihine geçmeden evvel başlığı okuyanların hayretini gidermek istiyorum. Camiinin en önemli özelliği; Ebu Kubeys Dağı’ndan getirilen ve cennetten indiğine inanılan Hacer’ül Esved taşından parçaları içinde bulundurmasıdır. Kabe-i Muazzama’da bulunan Hacerü’l Esved taşı, onarım sırasında muhafazaya alınırken çevresinden kopan 10 cm büyüklüğündeki parçalar, Kanuni Sultan Süleyman tarafından Türkiye’ye getirilmiştir.

Bu parçalardan en büyük olanı  Kanuni Sultan Süleyman Türbesi’nin giriş kapısının üzerindeki saçağın altında bulunuyor. Diğer parçalar ise Edirne Eski Camii’de ve en fazla parçanın bulunduğu yer olan Sokullu Mehmet Paşa Camii’de bulunuyor.

Hacer’ül Esved Taşı İstanbul’ a getirildiği zaman yapımı devam eden Sokullu Mehmet Paşa Camii’ne Mimar Sinan tarafından yerleştirilmiştir. Hacer’ül Esved’den kopan 4 parça; mihraba, minber kapısına, giriş kapısının iç tarafına ve minber kubbesine altın çerçeve ile kaplanarak yerleştirilmiştir.
 
Cami’nin Tarihi
Üç padişaha sadrazamlık yapan ve bir döneme adını veren Sokullu Mehmet Paşa adına iki cami yapılmıştır. Bunlardan Kadırga’da yer alan camii ve külliyesinin mimarı Mimar Sinan’dır. Mimar Sinan’ın en güzel eserlerinden biri sayılan Sokullu Mehmet Paşa Camii, 1571 yılında II. Selim’in kızı Esma Sultan tarafından eşi Sokullu Mehmet Paşa adına yaptırılmıştır. Esma Sultan Mimar Sinan’a bir Osmanlı hanımefendisi zarafetinde bir camii yapmasını ister. Mimar Sinan da bu isteğe yönelik camiiyi inşa eder. Caminin içini İznik çinileri ile süsler. Camii içerisindeki benzersiz özelliklere sahip çiniler, diğer hiçbir camiide görülmeyen biçimde; mermer mihraptan tavana kadar olan bölümde, minber külâhının üzerinde, pencere alınlıklarında ve kubbe kemerlerinde kullanılmıştır. Camii’nin içi oldukça ferahtır. Caminin atmosferi ziyaretçilerini derinden etkiler.

Usta Mimarilik Örneği
Camii’nin tek şerefeli bir minaresi vardır. Camii çinilerle donatılmıştır, kalem işçiliğinin en güzel örneklerine yer verilmiştir. Pencerelerdeki ahşap işçiliği ve mermer minberi ise oldukça çekicidir. Caminin ses akustiği Mimar Sinan imzası taşır. Usta Mimar, akustiği sağlamak için Kubbe kasnağı içinde bulunan oyuklara boş küpler gömmüştür. Böylece mekân içindeki tüm sesi bu küplerle kubbede toplamıştır. Cami’nin dış avlusu yoktur. İç avlusundaki şadırvan ve sütunlar camiye farklı bir hava vermektedir. Avluda 16 adet odadan oluşan medrese yapılmıştır. Günümüzde bu odalar Kur’an Kursu olarak işlevini sürdürmektedir.
 
Günümüzde Sokullu Mehmet Paşa Camii
Yapıldığı günden beridir deprem, yangın gibi doğal afetlerden etkilenmeyen cami her dönem ibadete açık olarak günümüze kadar gelmiştir. Sultanahmet Camii’ne sadece birkaç yüz metre uzaklıkta bulunan camii, ara sokakta kalmasından ötürü hak ettiği değeri görememiştir. Ancak son yıllarda, özellikle Ramazan ayında kutsal taşı görmek için gelenlerin sayısında büyük bir artış yaşanmaktadır. Hacer’ül Esved taşına dokunmanın mümkün olduğu camii, mahzun gönüllere huzur veren ve derin tefekküre daldıran atmosferiyle ziyaretçilerini bekliyor. Belki de o beklenen sensin, ne dersin?

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.