Pazar, Ekim 20, 2019
Dilhâne > Editörden > Yol ve İz

Yol ve İz

Dünyanın peşinde koşmayı bırakınca dünyadan murat var ise o da tam olur. Bu bir sırdır.

Bu ipucunu veren Ariflerdir. “Sen ahiretinin peşinde koşarsan, dünya yularından tutulmuş eşek gibi peşinden gelir” buyurmuşlardır. Arifler ki bizi tıpkı ana-baba gibi öğütlerle uyarmışlar ve bu yolda önümüzde durarak; diken olan yoldan gitmeyelim deyu önder olmuşlardır. Allah sırlarına yüceltsin.
Ne zaman ki dünya derdine düşmez isek, dünyadan olan muradımıza da ereriz, ahiretten olana da, biiznillah.

Yapılacak tek husus, bu konuda hareket etmek ve dirilmektir. Hasta ruhlarımızın dirilmesindeki şifa için ibadetlerimize sarılmalı ve aksiyonlara yönelmeliyiz. Eşref Ziya ne demiş; “Ben kalksam ve dirilsem, imanımla yücelsem. İçimdeki benliği tek tek eritsem.”  Önce kendimizi diriltmeli ve sonra dâimî olması için Allah için hizmet içinde olmamız şarttır!

Susma ve Hakkı Söyle

Hizmet ehli olan insanların çektiği zorluklar, vakıflar-platformlar içindeki nefsler insanın en zor imtihanıdır. Çünkü bu da insana bir zulmdür. Lakin şeriatsizlik var ise susmamak lazımdır. Zulmü nefsin görüyorsa eğer, susmak iyidir, iyi olmak zordur. Doğru olmayan bir şeyler var ise, hizmet zillete dönüşüyor ise sizin kibar uyarılarınıza rağmen yanlış devam ediyorsa sesinizi yükselttiğiniz zamanlar da oluyordur elbet. Sesiniz çıksın! Kovulacak, tahammül edilmeyeceksiniz. Hizmetlerinizi göz ardı edecekler ve bir kalemde silecekler, olsun. Allah biliyor ya! Bir vakıftan çıkar diğer oluşuma girersiniz, siz niyeti halis tutun yeter. Amma unutma; tekkede hizmet etmiyorsun, doğru olmayan çok şey olacak ve taviz tavizi getirecek…

Önce Tekke Sonra Mekke

Allah Teâla, Kuran-ı Hâkim’de “Sadıklarla beraber olunuz (Tevbe/119.)” buyurmuştur. Çünkü onlardan bize sirayet edecek çok güzel şeyler vardır. Tekke’de edeb dersi ve nefsi  terbiye için yapılan hizmetlerde safî Allah rızası mevcuttur. Bir de zikirleri çoğaltınca o zaman masivâdan sıyrılmaya yaklaşmak çok daha hızlı olacaktır.  Yolun incesini  de söylemeli, bu yolun özü aslında “teslimiyettir”. Yoksa; adam hacı mı olur ulaşmakla Mekke’ye.. Hâsılı; Allah rızasını kazanmak zâhiren O’nun buyruklarını yapmak ile değil, ilim ve irfân ile amellere yaklaşmaktır.
Salat ve selâm olsun önderimiz Rasulullah’a!
Niyet ve çaba; ihlâsı bulmaya, her amelimizi gönül ile yapmaya…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir