Yeşil Parka Risalesi

Bir gün çarşı iznimde DHKP-C’nin yuvası haline getirilmeye çalışılan Sarıgazi’de dolaşırken bir gencin Deniz Gezmiş parkası giyip keyifli keyifli yürüdüğünü gördüm. Genç adam Deniz’i seviyor ve onun gibi giyiniyor ve hiç de garip karşılanmıyor ki garipsenecek bir olay değil zaten. Devrimci karakter yargılamamayı gerektirir kıyafete göre. Öte yandan bir başka genç adam canından bile çok sevdiği Rasulullah (s.a.s.) gibi giyinmeye gayret ediyor. O neyi nasıl yapıyorsa genç adam da öyle yapıyor. Devrimci karakter bu genç adamı da yargılamamayı gerektirir. Ama öyle olmuyor. Sokakta balerin kıyafeti ile gezseniz bile hoş karşılanıyor ama inancının gereği gibi giyinip sokakta gezene geri kafalı ve artık terörist gözüyle bakılıyor. Bu ön yargılı ve kısıtlayıcı davranışları da her daim özgürlükten ve insan haklarından bahseden gruptan görüyoruz. Bugüne kadar hiçbir mini etekliye karışan tesettürlü bir abla görmedim. Onun arkasından ona dua eder sadece. Medeniyetin, insana saygının en güzel örneklerini sergiler de yine de üstüne atılan suçlamalardan kurtaramaz kendini.
Bir gün ziyaretimize gelen ablamı AŞTİ’den uğurlamaya gittik. Bagajlarını otobüse yerleştirirken tanımadığım bir kadın yaklaşıp, “ O bavullar x-ray’den geçti mi?” diye sordu. Ben önce anlamadım zaten öyle bir güvenlik de yok AŞTİ’de. Sonra jeton düştü bende. Sakallar uzun olunca bomba olabileceğinden şüphelenmiş teyze. “Abla bomba var bavulda dikkat et” dedim. İşte o anı herkes görseydi. Sonra yanıma ablam geldi. “Siz beraber misiniz?” diyerek rahatladı biraz.
Neden yani?
Sakalı uzun bırakınca terörist olmuyor ki insan. En sevdiğine benzemeye çalışana bu tür suçlamaları yapan neden hep İslâm’ı yüzeysel yaşayanlar oluyor?
Bu ülkede nasıl yeşil parka ile gezmek normalse, Che baskılı tişört giymek normalse, uzun sakal ile ve hatta entari ve cübbe ile sokakta dolaşmak da o kadar normal olmalı. Aksi halde yıllardır bize temel hak ve özgürlüklerden bahsedenlerin yalan ve hile üzere bir siyaset yürüttükleri açığa çıkmış olacak ki zaten öyle de…

Sakal bırakmış sarık sarmış cübbe giymiş kardeşlerimiz bu çağın gerisinde değiller. Bilakis onlar çok ileriye yatırım yapan ilerici insanlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir