Pazar, Ekim 20, 2019
Dilhâne > Şiirler > Veda Seremonisi

Veda Seremonisi

Kim gözlemez ki mutluluğu hüzün vaktinde?

Nice takvimler boğuldu gözyaşları ile gözlerinde.

Bak topraktaki tahtında alacaklılar beklemekte.

Umut tohumu serpiştirdiğim tarlalarında,

Umutsuzluk hüküm sürmekte..

 

Gece yattığımda sarar her yanımı sılalar.

Ansızın başlar muannid sancılar.

Tutuşturdu hayalleri acılar,

Okşar duvara astıklarını yalnızlıklar,

Basit kelamlar…

 

Uğrar sana da yalnızlığa bulanmış anlar.

O zaman seni sadece aynadaki anlar!

Neden bu kadar ruhsuzsunuz ve neden

gökyüzünden kan damlar?

Ve neden çaresiz anlarda insan çareyi

sadece yeryüzündekilerinden arar?

 

Sevdanın vicdanı nasırlı ve kalbi kırık.

Yaşlanmış hatıraları sensizlik kokmuş.

Gözyaşına düşmüş hayallerim suretler donuk.

Sol tarafım tebessüme muhtaç olmuş.

Çığlık atan bu duvarlar sessizliklerinde çatladı.

Sevgi ile gülen umudum rastladı hüsrana.

Esmer ve nemli gözlerim senle rüyaları sakladı

Ve ıslak bir resimden arda kalanla bağlıyım yaşama.

 

 

Seni görmemi engelliyor intikamın sisli perdeleri,

Ayaklarım bir çocuk gibi bekliyor “Gel” demeni.

Senin olmamalı gözden düşen her su tanecikleri

Yasla bulandı aşka koşan kalbimin gülücükleri…

 

Giderken attığın adımlar,

İçimde yıldırımlar çakar.

Bulutlar kadar beynime düşünce dolar,

Ruhum duman altı hayal kırıklığı kokar.

Gökten üstüme sağanak sağanak hasret yağar,

Özlem yakar, yakar, yakar…

 

Ve şimdi;

Uğruna öldüğüm her gecenin feryadı çınlasın kulaklarında,

Kurumasın cennet bakan gözlerinin yaşları avuçlarında,

Beyaz izler oluştursun acının dumanı kömür saçlarında,

Yok olsun bedenin özleme bulanmış yaşanmış yamaçlarında…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir