Vaveyla

Vaveyla

Nice yıllanmış bir sır, zehir gibi çürütür de ruhumu
Bir adını söyleyemem gündüzlere Vaveylâ
Dudaklarım yanar gözlerim buğulanır da
isminden
Adını kalbime kazıdım sessiz harflerle Vaveylâ

Yine bir Eylüldü gidişin,
Güz yaprakları dökülürdü şehrimde
Ve adın, hüzündü yüreğime savrulan
Mevsim sarıya çalan bir matemdi
Seninle geçen, yazın ardından

Gözlerin umut marşları söyletirdi ülkemde
Bağdaş kurup diz dize
Ne hayaller kurardık geleceğe dair seninle
Ve Vaveyla
Soluğumdaydı nefesin
Sol yanın hapsolmuşken yüreğime…

Boğazım düğümleniyorken
Zor şimdi
Bu şehir sessiz, viran
Kuşlar bile uçmaz oldu penceremden bakınca
Toprak, rüzgarla yağmuru çağırırken bağrına
Sığıntı bir hüzün dolu, yalnızlık yağıyor avuçlarıma

Sokaklarda sessizlik, boş anlamsız bakışlar
Sıska yalnızlıklar içinde vedâna puslu bir sitem var
Ve gittin gideli saatlere takılıyor gözlerim
Akrebi sokuyor zamanın
Her bir hücremi usulca.
Sahi visaline daha kaç vakit var Vayeylâ?

Uçurtmaları sana uçursam, ulaşır mı göğe sevdamız?
Ve ulaşır mı dolunayın kulaklarına fısıldatan selamımı
Yeter ki
Bulutlar kaplamasın göğün kucağını
Ve ıslatmasın ayrılıklar sevda bucağımı
İpini sık tut da umudum kaçmasın yüreğinden Vaveylâ
Kıyısı limana değmeyen bir denizin tam ortasında
Martılar konuyor omuzlarıma
Selamı sabahı yok bu mevsim ada vapurlarının
Ve simit kokmuyor ellerim de doyasıya
Poyraz mı dersin, karayel mi
Essin bir meltem savursun seni bana
Sığ bir sensizliği yazıyorum
Aşk’a tanık yakamozlara

Kırık bir mızrap ve yanık bir ney üflerde ruhumu derinden
Hüzün türküsünde en derûni güftesin Vaveylâ
Sabrım boğazımı kilitleyen bir duvar gibi sarıyor
Yakıyor da ruhumu adınla bestelenen nağmeler
İsmin anonim bir türküde yankılanıyor
Ve titriyor ruhum besteler can çekişirken derinden.
Bil ki Vaveylâ
Öylece sensiz, kalakaldım zindan köşelerinde
Köle olup satıldım da aşk pazarında
Yusuf’a kuyuda ben arkadaştım Vaveylâ
Zindanlarda yokluğunla tanıştım

Ve hamdım, piştim, yandım Mecnun olup aşk kazanında
Sınanırdım, zamanın koyu renkleriyle
Boğardı ruhumu yelkovan çılgın hasedi ile
Gülüşün bir bahardı hayatımın penceresinden açılan

Rüyalarım olmasa nerede görürüm seni Vaveylâ
Ve nerede anlatırdım sana sevdamın yedi rengini?
Kör bir bıçak gibi kanatıp
Ve gittiğin günden beri
Yüreğim târumar
Ve hâlâ ülkemin sokakları sensiz hazin Sonbahar.

Beğen  
Sonraki Yazı
Yazar

19 Eylül 1984 Ankara da doğdu. Yüreği şiire, şiiri aşk'a meftun bir yazar adayı. Ney, Hüsn-i hât ve Ebru sanatı ile iştigal. Okumak ruhun ufkunu aralamaktır ki O yüreğiyle kitapları okşayan bir kitapsever.. Gönlü hizmete vurgun bir hizmet gönüllüsü. Rehber eğitimci ve aynı zamanda eğitimini Açıköğretim'den devam etmekte olan bir öğrenci.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir